Binlerce harika kitap var farkındayım, okumak istiyorum. Ama olmuyor, 30. - 40. sayfalarda bırakıyorum. Şimdiye kadar okuduğum adam akıllı kitapların sayısı vücuttaki parmak sayısını geçmez. Çok Üzülüyorum bu duruma.
Bırakıp gidiyor çünkü her kadın beni. (Ne güzel devrik cümle oldu lan ehe). şaka bir yana gerçekten her kadın terk ediyor ya, benim terk ettiğim sevgilim yok gibi bir şey.
inanılmaz bi hayat yaşıyorum.
Dedem intihar etmiş, annem babam seneler önce ayrılmış ve bir sürü insanla evlenip tekrar tekrar ayrılmış. Annemi sevmiyorum, babam sabah akşam azarlıyor. Kadınlar terk ediyor. inanılmaz..
şehirde, balkonda otururken; kombilerin hırıltısının bol bol, bazı absürt horozların ara sıra, geçen bir arabanın falan da nadiren bozduğu sessizlik. bozmayın işte kafamızı dinleyelim.
bir diğer tanım;
Bittiği sıralar şiir yazdıran sessizliktir.
Örnek;
kuşlar ötmeye başladı,
bu gece de yüz tuttu bitmeye.
ruhum çok önceden başladı,
bedenimi terk etmeye.
kıyafetlere çok dikkat etmem, etsem de aklımda kalmaz. ama yamulmuyorsam siyah beyaz çizgili bir tişört, siyah kot pantolon ve siyah bot (?) vardı. gözlüklüydü. elinde de resim fırçası tutuyordu, yerim.
iğdebeli'ne yağmur yağıyor.. yağsın! yüzyıllardır yağıyor. ne fark eder? fakat bundan sadece yüz yıl sonra bile, arap; ne sen, ne ben, ne savcı, ne komser.. hani şairin dediği gibi: “yine yıllar geçecek ve geride benden bir iz kalmayacak. yorgun ruhumu karanlık ve soğuk kuşatacak.”
(bkz: bir zamanlar anadolu da)
ne güzeldi günlerimiz
kararlı ve karlı, bembeyazdı ortalık
şimdi karardı günlerimiz
evine kapandı herkes, tenhaladı ortalık
belki bir kız bir erkeğe, aşık olacaktı sokakta
fakat wuhan’dan gelen şu illet, korona
aşkları mahvetti bir anda
yalnız genç aşkları olsa iyi
dedeler nineler de mahvoldu evlerinde
kimi dans etti oturma odalarında
kimi hâlâ sokaklarda el ele..
âşık süleyman etti kelâm
ulan korona, bırak da hayatta galam
eğer olur da yapışırsan hücrelerime
ben senin ta ..... goyam.