her sözlü kültür ortamında doğan anlatı gibi masalın da sonu icracısı tarafından değiştirilip, icra ortamı ve bağlam doğrultusunda anlatının sonu veya herhangi bir bölümü farklılık gösterebilir. tabi böyle söyleyince çok karışık duruyor; bunlar prag dilbilim okulu ve performans teori önde gelenlerinin söyledikleri; daha basit hali ise şöyle ki: siz kadınların da bulunduğu bir ortamda müstehcen bir fıkrayı anlatmaktan çekindiğiniz için fıkranın sonunu değiştirebilir ve fıkrayı tamamen farklı bir şekilde bitirebilirsiniz. bazıları bu durumda orijinal metinden sapma olur diyebilir ama sonuçta bu durum ve tutum kötü bir şey değildir; oluşan varyant ve versiyonlar kültüre her zaman zenginlik katar.
herkes evinin önünü kazısa belediye ne iş yapar sorusunu akla getirir, no kazacak yer for belediye diye filmi bile çekilir hiç dokunmayalım bence adamlar bildiği işi yapsın*
edit: cidden ankara'da oturanlar yapmalı, dikmen falan felaket bölgesi oluyor.
akıl oyunlarında bizim obsesif dahimizin barda kızla arasında geçen sahne geldi aklıma, dur yazayım bak komikti bence
--spoiler--
"benimle yatman için ne söylemem gerektiğini bilmiyorum
ama tüm gerekenleri söylediğimi varsayabilir miyiz?
ne de olsa, basit bir sıvı alışverişinden bahsediyoruz."
--spoiler--
sonrasında suratına patlayan tokat, e yuh yani john nash de olsan öyle mi yapılır? çok ayıp *
karakterin oluşmasında kesinlikle richard kuklinski etkisi var diye düşünüyorum; ne de olsa amerika'nın en ünlü seri katili ve sonranın cici aile babasıdır kuklinski. --spoiler-- arthur mitchell karakteriyle dexter'ın yaşadığı aile babası dönüşümü ve kuklinski'nin lakabının "the iceman" oluşu (ilk sezonda rudy cooper da ice truck killer namıyla anılıyordu) çağrıştırdı, onu da söyleyeyim. bu arada kuklinski kim diye sorarsan en detaylı bu var, ben de seri katiller kitabında tanımıştım kendisini http://en.wikipedia.org/wiki/richard_kuklinski --spoiler--
yazdığı senaryoların hiçbir şekilde kültürel temeli yok, altyapıları son derece ucuz düşünce eseri. nereden nasıl daha fazla acı çıkartırım derdinde, bunu da insanın gözüne gözüne sokuyor. belki yapmaya çalıştığı şey güzel ama toplumsal bilinç böyle sağlanmaz.
--spoiler--
1. de ki: ey kâfirler!
2. ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.
3. siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.
4. ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim.
5. siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.
6. sizin dininiz size, benim dinim de banadır.
--spoiler--
Kafirun suresi her şeyi net biçimde ortaya koyar.islam inancında mümin sadece uyarmakla yükümlüdür.yapıp yapmamaksa tamamen kişinin kendi iradesidir.
eşkiya'dan sonra oynadığı tüm roller aynı tiptir, karakter değildir. eşkiya,gönül yarası,kabadayı,av mevsimi.. kabuğuna çekilmiş fakat kırılma anıyla birlikte yeminimi bozdum diyip,giderayak silahları patlatan,bam güm olayları çözüp yine sahneden çekilen rollere bürünmüştür. nerede body ekrem,çıplak vatandaş,vecihi,maho ağa,amerikalı dedirtir.şimdilerde reklamlarda cezayla rap yapmasının müslüm gürses'in kola reklamında brrr demesinden farkı yoktur.fakat eminim kendisi de bu durumun farkındadır;artık kimse ona ikinci bahardaki ali haydar usta rolünden öte bir rolle gitmez.fuck the system işte,yapacak gram bir şey yok.o da parasını alır,çekilir kenara.
şimdiki haline bakınca,piyasaya ilk çıktığı zamanda omuz omuza gardaş,omuz omuza yoldaş diyerek mesajı ta o zamanalar bize vermiş olduğu anlaşılır.* youtube'da 3i7ag6je4yy no'lu video altında 160 sayfa abazalık dolu mesajlara güler misin,ağlar mısın dedirtir.ha üzülmemize yol açar mı,bence açmasına gerek yok.sonuçta kendisi ankaralı yasemin ve seda sayan arası bir çizgi tutturup para kazanmak gayesinde olduğu sürece amacına ulaşmıştır.bize saygı duymak,hatta afedersiniz bok yemek düşer.bu arada hakikaten arifin manchester'a attığı golü ararken ona ulaşmak mümkün,belli ki illuminati.*
babayla birlikte nezarete düşmenin en komik yoludur*
+bilmem artık anneme sen hesap verirsin
-babanla aynı kelepçeyi paylaştın daha ne istiyon anlamadım ki!*
lisansta ilk günüm,ders de osmanlı türkçesi* bilmediğim bir numaradan
+bebeyim çıkışta bir şeyler içelim miiii
ben:ama sabah duş almadım,sevişemem kiii
+lan eşek herif ne biçim konuşuyon babanla!
yıllar geçti yüksek lisansa başladım,bir akşam
+paşa.annenle kavga ettik,çocuğu her akşam arıyorsun;senin yüzünden makaleleri yetişmeyecek diye beni azarladı.bundan sonra seni haftada bir arayacağım;sen yine de bizi istediğin zaman arayabilirsin.hadi öptüm bye..**
ankara sincanda icra memurluğu yapmıştır ve de mesleğiyle ilgili olarak "en çok da çizgi film seyreden çocukların televizyonlarını aldığına üzüldüğünü" söyleyen,eğer taşınmadıysa halen daha ankara eryamanda oturan,kabul etmese de insanı sokabileceği ruh haliyle bizim kafkamızdır dedirten son dönem türk edebiyatının en sağlam yazarlarındandır.
klasik amerikan filmindeki insan psikolojisidir.karanlık,bilinmeyen bi yer mi var haydi;kimsenin girmediği bi yol ev mi var gidelim.her şeyi merak ederler,her yere dalarlar.ondan sonra başlarına bişe gelir,öldürülürler falan.yahu durun iki dakika işte durduğunuz yerde nedir ki?! rahat batar efendim amerikan filminde insanlara.bu da onun sloganıdır adeta.
talat tekin'in çevirisi ve incelemesiyle türk dil kurumu tarafından baskısı yapılan türklerin ilk yazılı kaynağıdır. yolu kavaklıdere tdk kütüphanesine düşenler piyasadan daha ucuza satın alabilir zira piyasada 3-5 lira pahalıya satıp kar amacı güderler. runik alfabe bilmeyenler doğal olarak bir şey anlamaz ama latin harflerine yapılan tıpkıbasımda, kullanılan dilin şöyle biraz akıl yürütmeyle bugünkü anadolu türkçesine ne kadar yakın olduğu anlaşılır.
edit: ağzımı sikeyim, yazıtlardaki alfabe runik falan değildir! kimse de çıkıp dememiş ki "aga bu nedir?" yazıtlardaki alfabe 1-9. yüzyıllar arasında kullanıldığı düşünülen bir alfabe sistemi, runik yazıya benziyor ama değil.
diesel fuer for life, paco rabanne one million, rochas.ama dönem dönem tabi..
bir de geçenlerde YKM de şahit olduğum bir olay var,anlatmazsam çatlarım.adamın biri "gardaş bana öyle bi parfüm ver ki c.tesi akşamı dışarı çıkıp bi mekana girince bütün karı kız bana baksın;eve gidince karım deli olsun." diyip çalışanın tavsiyesi üzerine 212 sexy men aldı.gülmekten yarıldım ama parfüm gerçekten öyle bir afrodizyak içeriyor mu bilemiyorum.* not:lan eşek herif,haline güldüm ama sinir de oldum.git karına sarıl sadece aq,neyin peşindesin?!
tecrübeyle sabittir efendim,her baba her işten az da olsa anlar.hiç anlamazsa bile onun adı babadır,babalığa halel getirilmez.gözü kapalı dalar olaya,sonra uzay-zaman sürekliliği hakkında düşünüyorumuşçasına durum değerlendirmesi yapar,döner evladına "sen de bişe söylesene oğlum" pozu atar."ne bileyim baba anlamam ki" cevabını alınca "sen zaten ne bilirsin ki,anca mont gibi dur öyle bi köşede" cevabını verir.dikkat edilmesi gereken nokta babanın burada kritik yol ayrımında oluşudur.ya "lanet olsun atom fiziğine" diyip pes edecektir,ya da sonuna kadar mücadele edip "this is sparta" nidaları atacaktır.parça arttırması ve üretici firmaya bok atması kuvvetle muhtemeldir.ileride bu kutsal görevi her baba adayı gibi üstlenmek sorumluluğumuzdur."paşa koş dolaptan takım sandığını getir,hanım sen de atımı hazırla.yürüü bre bolu beyi,bu cenk amansız olacak!"*