bu aralar oldukça gündemde olan bir kavram kendileri.gerçi psikologlar arasında yıllardır gündemde lakin instagramdaki ''anne'' hesaplarından birinin baltayı taşa vurmasıyla konu psikologların dışına çıkıp halk tarafından da duyulmuştur.
efendim şimdi söyle açıklayayım:psikolog olabilmek için 4 yıllık psikoloji lisansının bitmesi gerekmektedir.bu 4 yıllık eğitimin ardından danışmanlık hizmeti verilebilmesi ve psikoterapi yapılabilmesi için klinik psikoloji yüksek lisansının tamamlanıp uzman klinik psikolog olunması gerekir.bu da yetmez bu işin ticaretini yapmayan,iyi bir kuruluştan en az bir psikoterapi eğitiminin süpervizyonuyla birlikte alınması gerekir.etik kural budur.fakat günümüzde psikologların bir meslek yasası olmaması dolayısıyla mesleki sınırları belli değildir ve bu yüzden birçok lisans programından mezun olan insan,kişisel gelişim sertifikaları,yaşam koçluğu gibi bilimsel metodolojiden uzak, terapötik anlamda aslında kökünden yanlış olan uygulamaların sertifikalarını edinip kendilerine psikologum demektedir.insanlarımız da ne yazık ki bu kişilerin diplomalarını,aldıkları eğitimleri sorgulamadan bu insanlara ruh sağlıklarını daha da korkuncu çocuklarının ruh sağlığını emanet etmektedir.
ruh sağlığı çok büyük bir pasta ve herkes bu pastadan ekmek yemek istiyor.bu noktada danışmanlık hizmeti almak isteyen halkımızın yapacağı ilk iş gittiği psikoloğun lisans ve yüksek lisans diplomasını sorgulamalı,aldığı psikoterapi eğitimini sormalı ve bununla ilgili bilgi sahibi olmalıdır.psikoterapi hizmetini yalnızca uzman klinik psikologlar ve psikiyatristler verebilir.
olur da bu hizmeti almadan önce internette bir araştırma yapmak isteyenler bu başlığa denk gelirlerse bu alanda çalışabilecek profesyonellerin geçmesi gereken eğitimlerden bahsedeyim:uzman klinik psikolog,4 yıllık psikoloji bölümünden lisans derecesi,klinik psikoloji bölümünden yüksek lisans derecesi ve iyi bir kurumdan en az bir psikoterapi eğitimi almış profesyonellere denir.psikiyatrist ise tıp fakültesi mezuniyeti ve psikiyatri uzmanlık eğitimini tamamlamış kişilere denir.psikiyatristlerin uzmanlıkları boyunca aldıkları bir psikoterapi eğitimi yoktur.eğer isterlerse onlar da aynı şekilde güvenilir bir kurumdan psikoterapi eğitimi alırlar.şu şarlatanlara artık izin vermeyelim.
toplumumuzun şu anki ruh hali ortada.bir de bunu bu işin ehli olan bu iki meslek grubu yerine efendime söyleyeyim sosyoloji bitirip yaşam koçluğu ''sertifikası'' alanlara, felsefe bitirip nlp'ye yönelenlere, bilgisayar programcılığı bitirip kendine ait sitesinde 2 psikoloji dalında doktora yaptığını söyleyen (üçüncü dünya ülkelerinde okula uğramadan alınan uzaktan eğitim doktora programları) insanlara, evlilik programlarında kendini ilişki uzmanı olarak tanıtanlara, kadın programlarında kendini ''uzman psikolog dr.'' olarak tanıtıp kadınlara ''kocanızın her sabah parfüm sıkması onu sizden uzaklaştırır'' diyen şarlatanlara emanet etmeyin.yazıktır.
bir siyasi ideolojiler dizisinin devamı niteliğinde lgbti,feminizm,halkların kardeşliği gibi kavramları sürekli her yerde dile getirmek,klişelerin köpeği olmak.
paranoid kişilik özelliği sergileyen bireyin düşündüğü şeylerdir.çok takılmamak gerekir.eğer bu ve benzeri şeyler sürekli düşünülüyorsa bir psikologa görünmek yerinde bir karardır.
bir kitaba yazılabilecek en iyi son cümleyi kitabının son cümlesinde olmasa da emrah serbes yazmıştır:sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır.bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi aklında kalır.
gerek olmayan şeylerdir. zira çok farklı görünüşe sahip insanların içinden tam da sizin gibi insanlar çıkabiliyor. birinin dış görünüşünden içini anlayabilmek eskidenmiş. tecrübeyle sabit
öğrenci şehrinden kastedilen şeyin ne olduğuna bağlıdır. öğrenci nüfusun çok fazla olduğu yerlerse eğer bahsedilen türkiye'de yalnızca eskişehirdir. kktc'yi de sayarsak gazimağusa'dır. öğrencilerin rahat yaşayacağı yerlerden bahsediliyorsa da eskişehir ve gazimağusa dahil olmak üzere izmir ve bursa örnek verilebilir. istanbul ve ankara ne öğrenci şehridir ne de rahat yaşanabilecek şehirlerdendir.
laf olsun diye para kazanamayacağınız bölümlere gitmeyin. 2.sınıfta gelecek kaygısı başlar üniversiteye tam alışmışken kendinizi kaygı içinde bulursunuz üniversitenin de tadını çıkaramazsınız(çevremdeki birkaç örnekle sabittir). ikincisi hemen kız tavlamaya çalışmayın. az insan olun bekleyin.
6 aydır kullandığım motosiklettir kendileri. yaklaşık 7350 km yol yaptım 6 ayda ve bana mısın demedi. başlangıç motoru olarak kesinlikle tavsiye edilir. yakıt tüketimi oldukça düşüktür. yazın bursa-bodrum, dönüş kuşadası ve izmir-seferihisar üzerinden olmak üzere toplam 1450 km uzun yol yaptım. 450 küsür km'si artçılıydı ve bana toplam masrafı 163 lira benzin oldu. he uzun yol motoru mudur kesinlikle değildir zira selesi ve arka amortisörü taş gibidir. bursa'dan bodrum'a yetişmemiz gerektiğinden uzun süreler mola veremedik ve aynı gece nasıl uyduğunumu hatırlamamama sebep oldu. sağlıklı son hızı 80 km/h'dir, 90'da bağırmaya başlar, 100'e her zaman çıkmaz. ama alınır mi, 6 senelik motosiklet tecrübeme dayanarak şunu diyebilirim ki: kesin alınır.
edit:motoru 9766 kmde 3250 liraya almıştım 18700 kmde 3350 liraya sattım.giderken de güzelliğini yaptı aslan parçası.
yaklaşık 12-13 kiloluk ikinci valizimden uçak parasına neredeyse denk bir check-in bedeli almaya çalışan havayolu şirketi. o valizle beraber elektro gitarımı, bilgisayar çantamı ve sırt çantamı pasaport kontrolünden geçirip uçağın kapısına kadar taşıtıp yorulmama sebep olmuşlardır. neyse ki utanıp uçağın tam girişinde valizimi uçağın altına koyabileceklerini söylemişlerdir. illa çirkeflik mi yapalım.
şampiyonluğu, diğer takımların şampiyonluğundan daha çok çıldırtan efsane takımdır. başkaları şampiyon olunca semt yıkılır; biz şampiyon olunca şehir yıkılır.