hevesinizi kaçıran, bir daha sana bişey anlatırsam dedirttiren tepkidir. bir arkadaşım vardı lisede, yakındık da hani. önemli bir şey olduğunda mesaj atmazdım yüzyüze anlatmak daha heyecanlı olucağından ertesi gün koşa koşa gider anlatmaya başlardım büyük bir hevesle ki gözlerim parlıyodur eminim anlatırken. her zaman da aynı tepkiyle karşılaşırdım lan. bir daha bir şey olduğunda anlatmayayım diye ee yani, napalım, bilmem ne ıdı bıdı derdi. başka da kız arkadaşım yoktu yine gider ona anlatır aynı tepkileri alır otururdum yerime. yine olsa yine yaparım. **
öpüşme sabit gitmekteydi, bekledim karşı taraftan bir hareket gelmiyor ben de french e çektim olayı.
t: mm tecrübeliymişsin baya.
missredhair: ilk kez seni öpeceğimi mi sanmıştın. *
tabiki bir hafta içinde ayrıldık. hayır o değil, ben ayrıldım. tecrübeliymişsin ne lan. cevabım güzel değil belki ama, o an ne dersin ki o lafa başka. memnuniyet göstergesiymiş demekki ben anlayamamışım. ***
Her kitabında dramatik ne kadar olay varsa özellikle daha ilk sayfalarda başlar *, daha sonra ortaya saçılan aile sırları, bir malikane, iyi kötü, güzel çirkin çatışması vardır. ergen bir kız vardır genelde. kesin bir büyükanne vardır. kızın annesi ya da babası üveydir. yeni ailesiyle tanışır. bazen ikizi vardır, bazen tektir, asıl kişi genelde iyi olandır, çoğunlukla bir yeteneği vardır resim çizer, şarkı söyler ya da tiyatrocudur. ama hep aynı kızmış gibi gelir size. çünkü üslup hep aynıdır. olay da aslında sadece bazı yerleri çıkarılmış ya da farklı eklemeler yapılmış gibidir. bunlara rağmen okutturur kendisini. ensest ilişkilerden çok söz ettiğinden her okuyucuya hitap etmez. sonuç olarak aile bireylerinden biri tarafından tecavüze uğradığını ya da buna benzer bir şeyler yaşadığını düşündüğüm yazardır kendisi.
zamanın ilaç olduğunun söylendiği fakat asla olamadığı durumdur. bunun tek ilacı bir başkasıdır. gidip bir başkasıyla sevgili olmaktan bahsetmiyorum, bir başkasına karşı bişeyler hissetmek ancak onun acısını unutturur. o hiç bir zaman hafızanızdan tamamen silinmeyecektir zaten, sadece hatırladığınızda ilk günki kadar üzülmeyeceksinizdir o kadar. ona aşıkken yeni biri olmaz demeyin. olur, olacak da.
sebepsiz değildir. sadece seni artık sevmiyorum, senden çok soğudum, başkasından hoşlanıyorum denilemediğinden sebepsiz gibi gözükür. böyle durumlarda sebep gösterilmemesi sen daha iyilerine layıksın, sorun sende değil bende tarzı klasikleşmiş yalanlardan daha iyidir. en azından seni kandırmıyorum ama yüzüne de söyleyemiyorum sen anla işte demek gibi bir şeydir. eğer terkedilen kişi çok aşıksa vah vah noldu naptım neden böyle oldu diye haftalarca kendi kendini yiyip bitirir ama sonunda beynini tekrar kullanmaya başladığında doğruyu kendisi anlayacaktır.
(bkz: tecrübe)
bu cümleyi kurmaktan bıktım insanlar kurdurmaktan bıkmadı. kardeşim sen bana çok zayıfsın hiç yemiyo musun demesen benim böyle bi cümle kurma amacım neden olsun. bi de nedense bu soruyu da hep iri böyle cüsseli bi 2-3 katım insanlar soruyor. sonra vay efendim inadına söyleniyor cümle falan filan. yiyorum yiyorum kilo almıyorum olsa bu cümle amenna. ama alamıyorum diyoruz orada. yani biz de bu durumdan o kadar hoşnut değiliz. misal dersaneden x ile tanışılır daha ilk andır sadece isimler öğrenilmştir hiç bir samimiyet bulunmamaktadır.
x: ben de x işte memnun oldum. ay ama sen ne kadar zayıfsıınnn. ( içses: bacaklarına bak incecik ya keşke benim de böyle olsa.)
missredhair: yaa evet biraz. (ya bi dur be yeni tanıştık insaf, ders mers sorsana.)
x: ya çok zayıfsın ama kötü bence biraz kilo al. hiç bişey yemiyo musun napıyosun. ( göbeği de yok ya.)
missredhair: yiyorum yiyorum kilo alamıyorum işte. ( kilo al diyo ya alıyım deyince alınıyo zaten, sen alsana lan sen al.)
x: yemiyosundur yemiyosundur ( yemiyodur ya yemiyodur.)
önceleri gerçekleşse ne güzel olur lan mantığıyla kurulur hayaller. sonra zaman geçtikçe kişi anlar ki kurduğu hiç bir hayal gerçekleşmemekte hatta kimi zaman tam tersi bile olabilmektedir. buna bir dur demek için hayal kurmaktan vazgeçilir bir süre, ya da işte ne bileyim gerçekleşse de olur gerçekleşmese de anlayşının hüküm sürdüğü hayaller kurarak kişi kendi kendini avutur. ama bazı anlar vardır ki zaten imkansızdır artık arzulanan şey, bari hayalini kurayım dersin azıcık mutlu olmak istersin falanlar filanlar..
özellikle yolculuk yaparken dinlenesi müzik grubu. o nasıl bir huzurdur o nasıl bir neşe kaynağıdır anlamadım gitti. üzgünseniz ve rahatlamaya, neşelenmeye ihtiyacınız varsa kesinlikle tam size göredir.
hala eski sevgiliye karşı bir şeyler hissediliyorsa, yeni sevgilisini ya da yavşadığı yeni kızları , mıçmıçlıklarını görmemek için yapılan işlemdir. merak edilmez mi, edilir tabi ki ama acı çekmektense silersiniz gözünüze soka soka yapmaz en azından.
sürekli pohpohlamanız, övmeniz gereken ilgi delisi bir erkektir. kendini beğenmiş tavırları olması nedense onu itici değil aksine çekici kılar. ilişkinin başlarında çok anlayışlı çok kibar hatta çekingendir. fakat biraz alıştıktan sonra vahşi tarafını göstermeye başlar *. genelde bu burçtan yakışıklı erkekler çıktığı tarafımdan tespit edilmiştir. yalnız ayrılık konusunda sorunları olan bir burçtur. tamamen terketmek ona göre değildir. bitti deseniz de o bir şekilde kendini hatırlatır. akrep erkeği, ikizler erkeği ya da terazi erkeği kadar kötü değildir. bu yüzden koşarak uzaklaşmak yerine daha sıkı sarılmanızı tavsiye ederim.
bu gece ismini son defa söyleyeceğim. sesim çıkmadan, sadece dudaklarımla. şimdiye kadar çoktan ağlamam gerekirdi, ama yapamıyorum. sana veda etmek istedim, bomboş bir veda yerine içimde sana söylemek üzere biriktirdiğim ne varsa hepsiyle dolu dolu bir veda olsun istedim. benim için anlamlı onca cümle sana pek fazla bir şey anlatmamış demek ki. sen bir hoşçakal bile demedin.
bir şeyler yaşamadığımız için sevinmeliyim belki de, en azından hatırlayıp hüzünleneceğim anılarımız yok. ama onlar olmasa da hatırlarım ben seni. en çok da cümlelerini hatırlarım en küçük imasına saatlerce sevinebildiğim.
garip paranoyaklıklara başladıysan, hayatından çıkma düşüncesi bile gözlerinin dolmasına yetiyorsa, moralinin çökmüş olduğu bir anda seni mutlu edebiliyorsa, mutluluktan ağlar hale geldiysen iş işten geçmiştir dostum.
sen kollarımın arasındasın
onlar gibi değilsin sen başkasın
bu senin gözlerin gibisi yoktur
adamın rüyasına rüyasına sokulur
aklının içinde siyah bir vapur
kıvranır insaf nedir bilmez
otelin penceresinde duracaktın
şehri karanlıkta görecektin
karanlıkta yağmuru görecektin
saçların ıslanacak ıslanacaktı.
koşarak uzaklaşmanız gereken erkektir. seks düşkünüdür, her ortamda mıçmıçlık yapmaktan hoşlanır, belki benim karşılaştığım kişinin yükseleni terazi falandı bilmiyorum ama dengesizliği de vardır. onun yüzünden paranoyak olma derecesine gelirsiniz. aldatma potansiyeli yüksek bir burçtur. yerden yere vurdum sanırım ama az da olsa güzel huyları da vardır bu erkeğin. güzel bakar mesela, duygusaldır, romantiktir. hatta ilk günlerinizde size şiirler yazar yeteneği varsa şarkılar söyler telefonda. ama bir bakarsınız o güzelim aşk dolu telefon konuşmaları mesajlaşmalar bir süre sonra sadecece cinselliğin tartışıldığı garip bir iletişime dönüvermiş. o yüzden ilk anlardaki o masum bakışlı, ay yüzlü sevgiliye kanmayın. sonradan 180 derece döner siz bile ne olduğunuzu şaşırırsınız.
erkek mesaj atar, kadın okur okur okur okur. cevabı düşünür sonra yine okur. noktalama işaretine kadar sorgular mesajı o derece. gönderir mesajı bu arada hayati faaliyetlerine dönen hemcinslerim varsa bile benim gibi psikopatlar gelen kutusunu 233245566 kez daha açıp son mesajı bilmem kaç bininci kez okuyarak yeni cevabın gelmesini bekler. bu olaylar olurken erkek kişisi, mesajı okur hatta mesaj uzunsa bi başını bi sonunu okuyarak arayı kendi zihninde tamamlar ve doğru düzgün anlayamadığı mesaja aklına ilk gelen cevabı yapıştırır. evet durum tam anlamıyla budur.
sabah erken saatlerde dersi olan ergen tarafından yapılması beklenen eylemdir. o uykunun 5 dakikası bile tatlıdır ki saatler olmasının yarattığı coşkuyu siz düşünün.