herhangi bir ırkın varlığına inanmaya bile şüpheyle yaklaşırken, bir ırkın(!) sadece belli başlı bireylerinin yaptıkları her türlü eyleme veya o ırkın üyelerinin fiziksel özelliklerine göre binlerce hatta milyonlarca insanı kendinden ve kendi ırkından üstün görme saçmalığıdır.
yani nasıl bir beyin belli kriterlere uyan anne ve babanın doğurduğu insanın, dünyanın başka bir yerinde başka kriterler taşıyan bir başka çiftin doğurduğu insandan üstün veya alçak olduğunu kabul eder/düşünür hiç anlamadım gitti.
gecenin bu saatinde karni acıkan bireyin bi eline yarim ekmek bi eline domates alarak afiyetle yemesidir. ardindan gelen keyif sigarasi da tuzu biberi olur..
karakaçanıyla,nazlı kedisiyle adını hatırlamadığım gözlüklü eleman ve sinsi rakunla hala küçüklük anılarımı süsler. başlangıç müziği beni adeta o yıllara geri götürür. haftasonu sabahın köründe televizyonun karşısına götürdüğüm yorganın altında bulurum kendimi..
sözlük yazarlarına ölmüş olan 2 insanla tüm gün oturup konuşma fırsatı verilmesidir.
öyle bir şansım olsaydı hitler ve stalin'le oturup konuşmak isterdim.
Herhangi bir dine veya yaratıcıya inanmayan insanlara göre evrenin nasıl oluştuğu sorusudur.
Öncelikle belirteyim küçümseme veya aşağılama olarak sormuyorum. Sadece var olan herşeyin nasıl,neyden,hangi sebepten ötürü meydana geldiğin ve ilk varligin ne oldugunu,nasıl oluştuğunu bu kardeşlerime soruyorum. Tamamen merak ve bilgi amaçlı.
nedendir bilmem sürekli itici bulduğum insan örneğidir. bir insan neden fotoğraflarını öyle bir ortamda paylaşıp beğeni almayı amaçlar veya zamanının bir çoğunu neden orada boş boş geçirir hiç anlam veremem mesela. anlam verebilen varsa söylesin bizde öğrenelim.
Soğuk kış gecelerinde su icmeye bile gitmeye üşendiren durumdur.insan oturma odasında sobanın hemen arkasına kurulup sıcacık çayını içip kitap okumak ister.
belkide yazarlar arasında en fazla abartılan yazar olan alber camus'nun şişirilme olayıdır.yabancı,veba ve düşüş kitaplarını toplasan bi demian veya siddhartha etmez.böyle sağlam ve taşaklı yazar abilerimiz varken a. camus gibi yazarların hep ön planda olması üzücü bir durum.
jack london'ın deniz kurdu romanındaki efsanevi gemi kaptanı. sık sık ömer hayyam'dan alıntılar yapıp tayfalarına eziyet ediyordu. bide ölüm larsen diye abisi var o daha bela bir tipmiş.