mabrahar
328 (çok gezmiş çok okumuş)
dördüncü nesil yazar 1 takipçi 11.90 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    haliç köprüsünü onaran japon mühendis

    1.
  1. Ülkemizdeki -yaş aralığı kaç olursa olsun- eğitim ne kadar mükemmel(!) olduğunun göstergesi. Kendi köprülerimizin onarımını bile mühendislerimiz yap(-a)mıyor.
    Üstelik Milli Eğitim bakanı Ömer Dinçer'in; "Türkiye'de üniversite okumak, eğitim fakültesinden mezun olmak illa devlette öğretmen olacağım diye motive edilecek bir olay değildir." dediği bir meclis konuşmasının olduğu bugünde, harikulade bir ironi oldu.
    0 ...
  2. dört kişilik bahçe

    1.
  3. Hangi zaman evresinde geçtiğini tam olarak anlayamadığım ancak 1930-1940'lı yıllarda geçtiğini düşündüğüm bir zamanda akıyor olaylar. Evin oğlu Reşad, Amerika'ya kaçar, 3 yıl sonra evin ortanca kızı Talia sevdiği adama. En büyük kızı Fatma Aliye kalır, annesi ve dedesiyle koca konakta. Bu kalış onun için bir seçimden öte bi zaruriyettir, çünkü böyle öğretilmiştir ona hayat.

    Oyun tamamen kişisel iç hesaplaşmalarla ilgili. Varolan, gerçekleşen ve bilinen tüm yaşanılmışlıkların seneler boyunca konuşulmaksızın kabullenilişinin akabinde, ansızın Talia'nın kendisi için küçük bir yenilgiyle eşdeğer valizi ile eve geri dönmesiyle sözcüklere dökülmeye başlar, her şey. Temelde varolan aile iletişimi, değer yargıları, anne sevgisi ve eşitlik üzerine varolan yada olmayan saklanan yada bir yerlerde -bilinçli,bilinçsiz- unutulan tüm hissiyatlar kıyaslanmaya, yer yer ölçülmeye başlanır. insaniyet üzerine muhakeme edildiğinde, özellikle oyuncuların olası duyguları işlemeleri ve yansıtmaları açısından da gayet başarılı bulunabilinecek bir öykü. Sahne dekoru ve ışıklandırma gibi benzeri teknik konularla zaten hakkını veriyor, Tiyatro.

    Oyunun en başarılı kısmı ise -oyundan evvel tahminlemem üzerine-; Talia'nın Server Nüvit Paşa ile kurduğu monologlarıdır. Fiilen hayattan kopmuş ve ilk aşkı N..... hanım'la halen birebir yaşadığı hayaliyle günlerini geçiren Paşa'nın, gerçek hayatla olan tek bağını Talia'nın sessizce gidişinde; "Nereye gidiyorsun?" cümlesiyle göstermeleri gereğinden fazla mükemmeldi.

    Ayşe Kökçü'nün prosfesyonel performansı ve oyunun etkileyiciliğini de dahil edersek, bir saat otuz beş dakikaya fazlasıyla değer bir gösterim.
    0 ...
  4. ölmek kolaydı ama sen vardın

    1.
  5. Çağan Irmak'ın Karanlıktakiler filminin son sahnesinde, Gülseren hanımın -Meral Çetinkaya- aldıkları esrar sebebiyle oğlu Egemen'e -Erdem Akakçe- aslında neden hala daha yaşadıklarını anlatmaya çalıştığı cümle.
    Başarılı ve etkileyici bir son.
    1 ...
  6. kırmızı mantolu küçük kız

    1.
  7. 1945 yılları, Hitler, Yahudi irkçılığı; dikiş makinasının başında her gece sektirilmemiş aralıklarla dikilen giysilerin üzerine ister istemez sinen Anneannenin naftalin kokusunu bir gecede -o gece işte- bir çift parlak siyah çizmelilerin sürükleyip götürdüğü o gecede masa altında korkuyla, ağlamanın yasaklandığı 4 yaşındaki bir küçük kızın gözlerinden anlatılıyor...
    "Kırmızı Mantolu Küçük Kız" soykırımın bütün çoçuk kurbanları için bir anma törenidir." demek sanırım kitabın tanımı için en uygun cümle.
    3 ...
  8. uzaklardan

    1.
  9. Güneş uyuyunca ve yerine
    Gece uyanınca ay,
    Rüzgarlar oynatınca yaprakları
    Onun sesi duyulur.
    Uzaklardan...
    Dönmemeli, dönmemeli ve
    Görmemeli hiç beni
    Bilmemeli bilmemeli hiç
    Duymamalı o asla beni
    Uzaklardan.
    Onu bir tek ben duydum...
    Uzaklardan.

    C.Adrian
    0 ...
  10. aşk kötü bir şaka

    1.
  11. ne güzel süpriz bu böyle hoşgeldin
    boşver çabalama konuşmak zorunda değilsin
    hem hareketlerinden küçücük mimiklerinden
    kalbini okurum ben...
    bütün gün yataktaydım yüzümde yastık izi
    seninse geçmişinde binlerce ağır yenilgi
    çok şaka yaptıysam
    aslında korktuğumdan
    beni zaten tanırsın sen..
    derler ki bir yerden sonra
    acımaz daha fazla
    zaten aşk kötü bir şaka
    anlamaya çalışma
    her güzel şey bitermiş
    aşk nedensiz sevmekmiş
    kulağımda gürültüler
    uyurken televizyon açık kalmış
    bir ülkenin bodrum katında kirli bir savaş varmış
    midem bulanıyor galiba dünya tuttu beni hep kuruttu
    derler ki bir yerden sonra
    acımaz daha fazla
    zaten aşk kötü bir şaka
    anlamaya çalışma
    her güzel şey bitermiş
    aşk nedensiz sevmekmiş

    teoman
    0 ...
  12. aşk vardı

    1.
  13. aşk vardı; vazgeçilmez biçimde beni bulan, unutulmak adına koyulmuş herhangi bir yerden çıkıp geriye kalmışlıklarımı benimle zevkle paylaşan. terkedilişimin bile anlamsız olmadığını gösteren. beklentilerimin sebebi, ümidimi körükleyen işkenceydi. apansızın nedenlerimin cevapları olurdu. kabullenmemi sağlardı. acısızdı.
    topraklı yolun tozunda çıplak ayakla katettiğim yolun sonunda saklanılabileceğinden fazla gerçeklik vardı. hakikatlerin çokluğu mu, aşk ın artık ömrünün bittiğinden mi -asla bilemeyeceğim- artık inanmamam için sebeblerin sakince duruşundan mı, vardı diyeceğim, bilmiyorum.
    1 ...
  14. cüneyt ergün

    1.
  15. Cüneyt Ergün, 29.12.1978 yılında Adana da doğdu. Müziğe 4 yaşında artık ağlamaktan sıkılıp, ıslık çalmaya merak sardığında başladı. Bu kısa zamanda bir tutkuya dönüştüğünde ilk bestelerini dinlettiği arkadaşlarından olumlu sinyaller aldığını farketti.
    ilk okul, orta okul ve liseyi istanbul'da bitirdikten sonra Selçuk Üniversitesi Güzel sanatlar Akademisi Müzik bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar istanbul , Antalya ve Konya da çeşitli mekanlarda sahne aldı.
    Müzik öğretmeni olan Cüneyt Ergün, yerçekimine ' hoşçakal ' diyeceği o kaçınılmaz an gelmeden önce edebiyat ve müzik alanında anlamlı ve kayda değer işler yapmayı planlıyor...

    kendisine ait olan bilgilerin bu kadarlık bir kısmı mevcut. kendisine ait bi sitenin an itibariyle olmaması gibi çok büyük bir eksikliğin sebebini soruyorum ben şimdi. çünkü şarkılarındaki söz ve bestelerinin hepsi kendisine ait. ama elde sağlıklı hiç bir bilgi kaynağım yok. ama şarkılarının çoğunda viyolin'in eşsiz tadı var. şarkıları bilinen kelimelerle oluşturulmasına karşın dinlenildiğinde oluşturduğu anlam çok farklı, bambaşka, biraz ondan biraz bundan sanki ama o yada bu değil tam olarak, açıklama kısmında öncesinde de bilinilen bir tümce olsun; kült bir bir adamdır.

    şahsa ait en iyi tanımlama sanırım şu olabilir;
    düş sokağı sakinleri, yaşar kurt,babazula, yeni türkü, ezginin günlüğü gibi sanatçı ve gruplarını dinleyenlerin daha iyi tanımlayabileceği biri.
    5 ...
  16. körebe

    16.
  17. çatlamış avuçlarımda sensizliği saklıyorum.
    yalnızlığın arka sokaklarında seni arıyorum.
    hasretini çeyrek geçiyor,
    düş kırıklığı saati günde
    24 yıl
    seni bekliyorum.
    hep bir körebe
    hep bir körebe
    hep bir körebe
    arayışlarım...

    elim sende miydi yoksa
    ben ebe miydim?
    yeterince mızıkçılık etmediler mi
    bize yoksa?
    hayaletli tüm sokaklar
    yol üstünde boşluklar
    yoksun diye bayatladı artık
    14 şubatlar...
    hep bir körebe
    hep bir körebe
    hep bir körebe
    arayışlarım...

    cüneyt ergün

    2 ...
  18. akla zarar olacak

    1.
  19. Gitme kal
    Gidersen aklım karışacak
    Duvarların dili olacak
    Benimle konuşacak
    Gitme kal
    Akla zarar olacak
    Gitme kal
    Bana şiddeti bırakma
    Bana hasreti bırakma
    Bana düşman geceleri
    Bana beni bırakma
    Gitme kal
    Akla zarar olacak

    Gitme kal
    Beni kim aklında tutacak
    Gece sabah sabah gelip
    Lambaları yakacak
    Gitme kal
    Akla zarar olacak
    Gitme kal
    Bana şiddeti bırakma
    Bana hasreti bırakma
    Bana düşman geceleri
    Bana beni bırakma
    Gitme kal
    Akla zarar olacak

    cüneyt ergün

    0 ...
  20. cüceler yaptırdım içime

    1.
  21. ŞiMDi BEN, YOK DENECEK KADAR ÇOKUM.
    FiRARDAYKEN iNSAN VE BUZ KESiYORKEN HAVA,
    SOĞUK EN ÇOK PARMAK UÇLARIMA YAKIŞMAZ.
    ŞiMDi VAKiT SEYiR DEFTERiMDE YORGUNDUR,
    ŞiMDi FERYAT EN ÇOK SESiMiN TONUNDA VURGUNDUR
    VE ŞiMDi HAYAT;
    CEVABINI BiLDiĞiM EN ZOR SORUDUR.

    KULELER YAPTIRDIM iÇiME
    11 EYLÜL GiBi VURULMAK iSTERiM.
    KALBimi ÇARPANLARINA AYIRABiLEN VARSA GELSiN.
    YOKSA, ZERAFET BU BAŞTA DÖNDÜRME KUVVETi DEĞiLDiR.
    CÜCELER YAPTIRDIM iÇiME,
    GÖRMEK iSTEYEN VARSA EĞiLSiN!

    cüneyt ergün



    şarkıda geçen "cevabını bildiğim en zor sorudur." cümlesini ortalama 6 yaşlarında bir çocuğun söylemesi mükemmel bir tanımlama ustalığının göstergesini, kinaye sanatının görkemli gösterimini sunuyor.
    2 ...
  22. hoşçakal yerçekimim

    1.
  23. her gün doğan güneşe engel olamamak,
    geçip giden zamanı durduramamak,
    bir yaşlının inadını,
    bir çocuğun göz yaşını,
    ve bir dünyanın nefretini durduramamak...

    Hoşça kal yerçekimim
    Seni sevmiştim...

    Cüneyt ERGÜN

    3 ...
  24. dokunmayin gunese

    1.
  25. Aşık olmuşum sana,ey güneş gözlüm!
    Gülden dudaklarında ey inci sözlüm!
    Doyulmuyor rengine kara toprağın,
    Duyulmuyor sözleri sarı yaprağın...

    Türkü söyler dağların haykıran dili.
    Türkü söyler kalbime mavi sözleri.
    Bin yıllar almış yazanlar bilmiyor.
    Bin yıllar almış bitmiyor
    Sevdalar vermiş
    Gönlümüz yollara, yollara gözler varmıyor.
    Dokunma dur güneşe
    Işık olsun herkese
    Sevgi dolsun denizler
    Yağmur olsun çöllere
    Varsın yağsın ellere
    Destan olsun dillere
    Aşkla dolu bulutlar
    Rüzgar olsun sellere

    söz - müziği cemali ye ait 90'ların saklı şarkısı.
    1 ...
  26. akp nin mitinginde photoshopla insan üretmesi

    30.
  27. MHP ;"AKP'nin mitingine katılım düşüktü"; deyince AKP Manisa il Başkanlığı basın açıklaması yaparak basına fotoğraf dağıttı. Ancak fotoğraflarda Photoshop marifetiyle insanların kopyalandığı ortaya çıktı. işi yapan danışman Halil Özyılmaz, "AKP mitinginin fotoğrafını panoramik çekmek istemiştim. Bunu yapma şansım olmayınca photoshop programıyla düzeltmeye çalıştım. Photoshopu kullanmayı da çok iyi bilmediğim için insanlar üst üste binmiş. Kötü bir niyetim yoktu" dedi.

    neresinden tutsam elde kalacak, yazık dedirtecek türden boş...

    kaynak: radikal.
    15 ...
  28. olu cicekler

    1.
  29. Bir Pazar akşamı
    Yılbaşı ertesi gibi
    Oldum bak yine
    Neden neden neden diye
    Aşkımı sorduğum
    Duvarlar bıktılar yine...
    Eskiden çok eskiden
    Çok severdin beni
    içine çekerdin

    Lalala lalala la
    Lalala lalala la
    Lalala lalala la
    Lalala ölü çiçekler gibiyim...
    sözlerine sahip barış sökmen şarkısıdır ki; kendisi adını yine de dönmem sana şarkısıyla duyurmuştur.
    0 ...
  30. your painted smile

    1.
  31. Too fast to live
    Too young to die
    One stolen kiss babe
    A certain smile
    We never close babe
    We dance all night
    I'm lost inside babe
    Your painted smile
    The name of the place
    The name of the place
    You'll never know babe
    The state I'm in
    It's a plastic world babe
    No tiger skin
    Don't talk to me
    Your perfume sighs
    I'm lost inside babe
    Your painted smile


    Çok hızlı yaşamak
    Çok genç öl
    Bir çalıntı öpücük bebek
    Belirli bir gülümseme
    Bize bebek yakın değil asla
    Bütün gece dans edelim
    Ben bebek içinde kayboldum
    Senin boyalı gülümsemende
    Şehrin adını
    Şehrin adını
    Bilmiyorsun hiç bebek
    Devlet yaşıyorum
    Bu plastik bir bebek dünya
    Hayır kaplan derisi
    Konuşma benimle
    Sizin parfümünüz Sighs
    Ben bebek içinde kayboldum
    Senin boyalı gülümsemende

    bryan ferrynin en anlamlı aşk şarkısı.
    1 ...
  32. guneye dogru

    1.
  33. venedik film festivalinde marcello mastroıannı ödülü alan, 80'li yılların sonunda tahiti de yaşanan yoksulluğun varolduğu ülkede turistler için cennet gibi sahillerde lüks bir yaşamı konu edinen ve siyahların ülkesinde siyahlara 2. sınıf davranılan ülkede, 40'lı yaşlarında 3 amerikalı kadının hayatlarının kesiştiği tahitili legba'nın yaşamları yer alıyor. bedensel ihtiyaçların doyurulduğu bu yerde ülkenin içinde bulunduğu sömürge, yoksulluktan artık kızlarını iyi -mevkiisi olan- birine satmayı düşünebilecek kadar çökmüş haldeki insanların sorunlarıyla ilgilenmeyen 3 amerikalı kadın legba'nın ölümüyle tüm gerçeklerle yüzyüze kalmaktadır.
    filmde turistik otelin restoranında hizmet edenlerin siyahi olmasına rağmen kendi ülkelerinde bile müşteri olarak siyahların kabul edilmemesi ve o yıllarda -ki sadece 20 yıl kadar öncesi- amerikada siyahlarla beyazların insani haklar açısından ne kadar uç noktalarda yaşadıklarıda belirgin bir şekilde işlenmiş.
    0 ...
  34. baharda yine geliriz

    1.
  35. barış bıçakçının 2006 yılında çıkardığı, içinde 22 tane kısa öyküsünün, 10 adette şehir rehberi olarak belirttiği metinlerinden oluşturduğu kitabı.
    bir şehir rehberi;
    "bu berbet şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara kırıntısı olması saçma ya da gülünç mü? değil. insana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. ama aralarında banka memuru dostum Tuğrul'un da bulunduğu sağlığına dikkat etmeyen, fazlasıyla hayalperest bazı insanlar var ki, onlar gece kurdukları saatin sabah çalışmamasını veya en iyisi geriye gitmesini gönülden dileyerek tatlı tatlı esniyorlar."
    1 ...
  36. aerofilateli

    1.
  37. Aerofilateli filatelinin hava postası ile ilgili çalışmalar üzerinde uzman olan dalıdır. uçak pulları koleksiyonculuğu olarak da bilinir.
    0 ...
  38. agma

    1.
  39. ardala

    1.
  40. ferzan

    1.
  41. astarya

    1.
  42. bir gemiye yükleme ve boşaltma için tanınan süre.
    0 ...
  43. fengere

    1.
  44. faceta

    1.
  45. italyanca kökenli; Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biridir. coğrafyada ise bu kelime yarılmaya başlayan bir fay dik bayırının oluşturduğu eğik yüzey olarak yer alır.
    0 ...
  46. aslama

    1.
  47. üstüne ekleme, ilave ederek soğutmadır.
    0 ...
  48. etba

    1.
  49. arapçadan gelir, tabi olanlar, bağlı olanlar, emri altında bulunanlar.
    0 ...
  50. fatin

    1.
  51. fitam

    1.
  52. emzirme çağındaki çocuğu sütten kesmek.
    0 ...
  53. amberiye

    1.
  54. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük