şahsi favorilerim arasında mavi gözlü, kızıl saçlı kızlardan hemen sonra gelirler. düz saçlı ve beyaz tenli iseler feci şekilde amerikalı liseli kız havası verirler.
28 haziran 2009 tarihinde honduras'ta yapılan ve tüm dünyanın sert tepki gösterdiği askeri darbeye dair honduras ordusunun "yaptıklarının anayasaya uygun olduğunu ve yanlış birşey yapmadıklarını" anlatan açıklaması ile bir kere daha hepimizin yüzüne tokat gibi vurulan gerçek.**
1 temmuz 2009'da istanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından beşiktaş adliyesi'nde görevliyken istanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geçici görevle atanan hakim. gelir gelmez ordu içindeki cuntacı faaliyetlerinden ötürü yargılanan dursun çiçek'in serbest bırakılması kararını vermiştir. artık eski görevine geri atanabilir.
atatürk ismini putlaştırıp kendi çıkarlarını maskelemek için kullanan tipik bir 3.dünya ülkesi hareketi. türkiye köy olsun, biz muhtar kıvamındadırlar. şu an tekerlerine çomak sokulmuş halde olduğu için çaresizce çırpınmakta ve savaşarak geri çekilmektedirler. geleneksel zihniyetleri artık dünya konjonktürü ve toplum hayatı ile uyum sağlayamadığı için yavaş yavaş yok olacaklardır. içerde silahsız halka silah kullanması, dışarıya da kedi kesilmesiyle ünlü olup, tsk gözbebeğidir. chp bu mafyanın kahyası gibi, üniversitelerde yuvalanmış bilimadamı görünümlü hokkabazlar da evladı gibidir. aşağı yukarı 80 senelik bir tarihi vardır ve son isimlerinden en popüleri ergenekon'dur.
edit: o denli var olan ve hatta sözlükte bile moderasyonu baskı altına alan "çıkarsız enayi ayakçılar"a sahip bir mafyadır ki, bu başlıkta ilk entryye cevap olarak sözlük formatına aykırı şekilde yazılmış saçmalıklar aynen yerinde dururken, bu saçmalıklara verdiğim ayarlar gözü korkutulmuş moderasyon üyeleri tarafından göt korkusu olarak tabir edilebilecek gerekçelerle silinmiştir. aşağıda, ayar monte edilmiş götlerin boş görünmesinin sebebi budur.
hindistan civarındaki andaman adalarında yaşayan bir ilkel kabile. en yüksek teknolojik ürünleri kano, ok-yay ve hindistan cevizi stoklamak için kullanılan büyük filelerdir. koyu renk tene sahip bir etnik gruptur. adada yaşayan diğer kabileler son yüzyılda göç edenler vs. derken kaybolmuş geriye kalan en dikkate değer grup jarawalar olmuştur. jarawaları böyle ilkel, pis, ormanda yaşıyor, geri kalmış falan diye aşağılasak da bizi insanlıktan uzaklaştıran modern ve kimyasal hayat tarzımızla karşılaştırıldığında modern toplumların mı yoksa jarawaların mı daha ideal bir yaşama stiline sahip olduğu aslında tartışmalıdır.
jarawaların yaşadıkları bölge koruma altındadır, araba ile bölgelerine gitmek hindistan hükümetinin iznine tabidir. bölgelerine gidildiğinde kendilerine yiyecek verilmesi, arabaya binmelerine izin verilmesi, bulundukları yerlerde arabanın durdurulması vs. yasaktır.
kültürel olarak dışa kapalı bir kabiledir. zaman zaman saldırganlaşabilirler çünkü yabancı ziyaretçilerden ve yardım etmeye gelenlerden hoşlanmazlar. yaşadıkları bölgede chp her seçimde tulum çıkarır.
kocaeli kitap fuarı'na gelen roni margulies'in konuşması esnasında olay çıkaran zibidilerin attıkları bir slogan. izmit halkının yaygın psikolojik rahatsızlığı olan kemalizm virüsünün tekrar faşizm evresine geçiş yaptığının göstergesi.
kurtlar vadisi karakteri abdülhey'in asıl adı. yalnız, aktörün asıl adı değil bu. aktörün adı kenan çoban. abdülhey'in asıl adı zülfü. değişmeden önceki. yani öyle bir durum işte. anladın gibi geldi, uzatmıyorum.
zafer algöz tarafından canlandırılan kurtlar vadisi pusu karakteri. davut tataroğlu'nun medya ve hukuk ile ilgili işlerini yürütmekten sorumlu yardımcısı olan çakal bir avukattır. iskender büyük oluşumunun tataroğlu holding'deki uzantısı konumundadır.
milyarlarca insan, aslında serf yerine konulduklarının farkında bile olmadan, yalan yanlış eğitim ve para sistemlerine maruz kalıp kendilerini entelektüel-cahil, yöneten-yönetilen diye ayırırken, üç kuruş sadakadan ibaret dünyalarını ve imkanlarını nasıl paylaşacaklarını tartışır ve bunun için savaşırken ve politika ve medya yoluyla yönlendirilip dünyadaki iki yalan realitenin fakirler için belirlenmiş olanı ile hayatlarını tanımlamaya çalışırken, iki yalan realitenin zenginler için belirlenmiş olanı ile yaşayan ve varlıklarını diğer insanlara bildirmeye bile gerek duymayan o creme de la creme de la creme azınlığın, o devlet başkanlarının ve dolar milyarderlerinin bile ayakçılığını yaptığı, dünyaya maddeten sahip olan kesimin liderliğini yapan tiptir bu.
bu yazıyı okuduğunuz şu an itibariyle böyle bir adamın var olduğunu açıklayalım önce. zaman gelir ölür, yerine başkası geçer ama her zaman dünyanın kralı vardır. aksi bir durum gerçekleşirse entry'yi editler bildiririm.* bu adam dünyanın neresinde olduğunu tam olarak bilmediğim ve kolay kolay da bilemeyeceğim bir yerinde, doğayla içiçe olan malikânesinde yaşamaktadır, özel hayatında asla teknolojik aletler kullanmaz, tamamen doğal yollardan beslenir, koruma kavramının sınırlarını zorlayan hayvani bir koruma sistemine ve ordusuna sahiptir, hayatını bağ bahçe işleriyle uğraşmakla geçirir. arda kalan zamanlarında da dünyanın durumuna dair kendisini bilgilendiren adamlarına verdiği talimatlarla gezegendeki insan toplumunu yönetir. tüm o katakulli çevirme teknikleriyle dünya ekonomisine yön veren parasal sistemler, bozukluk yiyip banknot sıçan bankalar, devasa firmalar, tröstler, ulusal hazineler ve hatta devletlerin üst düzey politik kadroları dahi, korkunç servet sahibi bu adamın neredeyse mutlak kâr anlamına gelen şahsi güvencesini alabilmek adına mevcut varlıklarını ve hatta halklarını ve anayasalarını bile ateşe atmayı göze almış halde sırada beklerler.
bu adam dünyanın tanrısı değildir elbet, rezil ve fani bir kuldur. ancak dünyanın çoğunun tanrı bellediği paranın ve bu anlamda da dünyanın sahibidir. söylemesi çok kolay değil mi? dünyanın sahibi olmak... nedir dünyanın sahibi olmak peki? kısa bir uyandırma servisi kıvamında açıklayayım bu durumu, dünyanın sahibinin "bazı" hizmetçilerini sıralayarak:
kapitalizm ve emperyalizm denilen şey bu adamın evinde beslediği kedi gibidir dersek yanılmış olmayız. bütün bunların yanında geçmişteki sosyalist ülkeler, birleşik devletler, dünyanın her yerindeki mafyalar, emperyalizme karşı savaşıp kazandığı iddia edilen liderler*, afrika'nın her köşesinde biten eli silahlı lavuk grupları, vatikan, israil, avrupa birliği, iran, kuzey kore, maddi varlıkları bağlamında gülen cemaati, anlı şanlı gandhi vs. isteyerek veya istemeyerek ama bir şekilde mutlaka bu adama büyük hizmetleri dokunmuşlardandır.
bu adamın öyle devasa bir komployu gerçekleştirecek, mutlak gizliliğe sahip milyonlarca beyni yıkanmış casustan oluşan kadroları, organizasyonları yoktur. sistem öyle çalışmaz. bu adamın "para"sı vardır. bu adam para sisteminin sahibidir. öyle bir serveti vardır ki, piyasada dönen her para mutlaka onun hanesine kâr olarak yazılır günün sonunda. dolayısıyla bu adam nasıl bunu yaptı diye etrafta casuslar, hainler aramak yersizdir. dünyada para denen şey var oldukça, sistem bir adamı mutlaka dünyanın kralı yapacaktır eninde sonunda. marksistlerin haklı olduğu nokta, paranın kaldırılmasının gerekliliği fikriydi bu bağlamda. ancak marksistlerin haksız olduğu nokta da aynı fikirdi. çünkü insan, mevcut varoluşu üzere var oldukça sen banknotları yırtsan da, sikkeleri eritsen de, maddi paylaşımın lisanı olan para denen "kavram" yok olmayacaktır. bunun adı dünya'dır.
dünyanın kralının mali durumunu, başka bir yönden de şu şekilde açıklayalım, bu adamın kâr etmesi demek, dünyada mevcut maddi kaynaklar içerisinde sahip olduğu payı arttırması demek değildir. çünkü bu adam o kaynakların zaten sahibidir, bu adam dünyanın sahibidir. bu adamın kâr etmesi, ekonominin büyümesi demektir. daha fazla üretim ve "esasen daha fazla tüketim" oluyorsa dünyada, bu adam kâr ediyordur. tüketimin artması amacıyla üretim tarzının ve teknolojisinin geliştirilmesi gereklidir. teknolojinin gelişimi ise bilimsel çalışmaların etkili şekilde finanse edilmesiyle mümkün olur. bu yüzden dünyanın kralının egemenliğini belirginleştirmeye başladığı zamanları görmek istiyorsanız teknolojinin sıradışı gelişim gösterdiği zamanlara bakabilirsiniz.
***
Hz. Ömer* hücre-i saadete girdi ve iki Cihan Efendisi'ni* bir hasır üzerinde yatıyor gördü. Rikkate geldi ve ağladı. Allah Rasûlü* niçin ağladığını sorunca da şöyle cevap verdi:
"Rum kayserleri, iran kisraları kuş tüyünden yataklarda yatarken, sen Allah Rasûlü olduğun halde böyle hasır üstünde yatıyorsun, işte buna ağlıyorum."
Bunun üzerine Allah Rasûlü* şu ölümsüz ifadeleriyle meseleyi izah etti:
"istemez misin Ya Ömer! Dünya onların âhiret de bizim olsun!"
...
işte bu adam, dünyanın kralı, ihtimaldir ki "onlar" diye anılanların başıdır. servetlerinde gözümüz yok, onların olsun.
edit: başlık başıma. başlığı açan ntv muhabiri arazi.
ayrıca izmir'i de, bursa'yı da görmüş biriyim. severim de izmir'i baya. ama istanbul başka. izmir istanbul ile yarışsın elbet ama geçebileceğinden ümitlenmeden, sadece kendini geliştirmek anlamında yarışsın.
adaletli olduğuna inanılan durumun mevcut kanunlar ve kurumlar ile veya bu kurumlarda yapılacak ıslahatlar ile sağlanamayacağını düşünen kişilerin suç teşkil eden ve genellikle şiddet içeren faaliyetlere girişmesi durumu. daha çok siyaset bilimi ile ilgili bir kavram.
örnek olarak da darbeler gösterilebilir. atatürk'e ait olduğu söylenen ancak buna dair bir kanıt bulunamayan bursa nutku da tipik bir vigilantist propaganda örneğidir.
haydar aliyev'in bir konferansta konuşma yaparken, dinleyiciler arasında bulunan devrin türkiye cumhurbaşkanı süleyman demirel'i övmek için azeri şivesiyle söylediği söz. şive farkı ufak bir diplomatik krize yol açmış olsa da mesele anlaşılıp tatlıya bağlanmıştır.
senaryosu, özellikle devlet adamlarının konuşmalarında ne dönemin zihniyetini, ne de modern ve bilimsel tarih yaklaşımını yakalayabilmiş film. alabildiğine 1930'lu 40'lı yılların mesnetsiz felsefi yaklaşımına bulanmış, yalan yanlış osmanlı hikayeleriyle bezenmiş. ağır şekilde resmi tarih koktuğu halde, ana karakterlere 1800'lü yılların anarşist düşüncesi paralelinde laflar ettirerek de türk sol zihniyetinin enteresan çelişkilerinden birini filme yansıtmış.
halbuki oyunculuklar iyi, dekoru olsun, kostümleri olsun, müzikleri olsun işçiliği güzel, seçilen konu mükemmelken bu filme böyle bir gölge düşmemesi gerekirdi.
kurtlar vadisi pusu'nun en önemli karakterlerinden memati'nin, tamer adlı bir diğer karakteri düşmanlara bilgi sızdırırken yakaladığı ve kafasına silah dayadığı sahnede:
-"ihaneti sende gördük. gel şimdi şiddeti bende gör"
sözlerine atıf yapmasından anladığımız hayranlık. birisini ölümle tehdit ederken vaziyetin şartlarına uygun bir şarkı sözünü hatırlayıp atıf yapacak kadar aşina ise sezen şarkılarına, vardır bir hayranlık zannediyorum.. evet aynen böyle zannediyorum.. evet..