Bir gün benden nefret edeceksen şimdi et,
Hazır, herkes yaptıklarıma karşı çıkarken,
Kader üstüme üstüme gelirken sen de katıl ona;
Olan oldu. her şey bitti, dedikten sonra bir de sen çıkma artık
Ah, yapma; gönlüm bu acıdan kurtardıktan sonra kendini,
Üzüntüyü yendim derken, ardından çıkıp gelme.
Rüzgarlı gecenin gündüzünde yağmur olup yağma,
Yıkılmak kaderde varsa,geciktirme bu işi.
Beni bırakıp gideceksen, sakın son giden sen olma,
Öteki acı kırıntılarını edeceğini etmiş olmasın senden önce,
Geleceksen başta gel bırak tadayım nasıl olurmuş;
Talihin olanca gücüyle insanın üstüne varması.
Ve şimdi acı gibi görünen tüm diğer acılar,
Seni kaybetmenin yanında acı olmaktan çıkar.
Gün gelip artık bana değer vermez olduğunda,
Senin yanında yer alıp kendime karşı çıkacağım,
Hor görüp yüz çevirdiğini gördüğüm zaman bana;
Haksızlık etsen de, senin hakkını savunacağım.
En zayıf yanlarımı en iyi ben bildiğime göre,
Çekinmeden açığa vurup arka çıkabilirim sana,
Kusurlarımdan hangisi benim için en büyük lekeyse
Beni kaybederken büyük şan kazanırsın aynı anda.
Üstelik bu işte benim için de kazanç var;
Çünkü seven düşüncelerim sana yöneldikçe daima,
ister istemez kendime vereceğim zararlar,
Sana yarar sağlarken, kat kat yarar getirecek bana.
Öyle bağlıyım ki ben sana, öyle ki benim sevgim,
Sen haklı olasın diye, her haksızlığı üstlenirim...
artık hayatınızda olmayacak birinin veda cümlesidir. aslında hiçbir anlamı, samimiyeti ve iyi niyeti olmayan öylesine söylenen bir sözdür. böyle olduğu için de nefret edilesi bir sözdür.
Alnına konsun bu öpüş!
Ve, şimdi senden ayrılırken,
itiraf edeyim ki
Günlerimi bir düş
Sayarken yanılmıyorsun;
Ama, umut gitmişse uzaklara
Bir gece ya da bir gün
Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın
Fark eder mi bu yüzden?
Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz
Yalnızca bir düş içinde bir düş.
Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
Haykırışları içinde duruyorum
Ve altın kum taneleri
Tutuyorum avucumda
Ne kadar az! Ama nasıl da
Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine
Ben ağlarken ben ağlarken!
Ah Tanrım! Daha sıkı
Tutamaz mıyım onları?
Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan?
Bir düşün içinde bir düş mü
bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?