Müzik yaşantısına Londra'da devam eden, yakın zamanda düğüm isimli albümü piyasaya çıkaracak olan müzisyendir. Albümün çıkış parçası olan "sana şarkı" bazı kanallarda dönmektedir. zevkle dinliyoruz efem...
Blue Jean dergisinin en iyi döneminde editorlük yapmıştır.Dergi onun döneminde en iyi ivmesini yakalamıştı. Şu sıralar Canan Turan'ın yeni çıkıcak olan Düğüm isimli albümü için uğraş vermektedir.
ayan beyan ortada olan gerçektir. bildiğimiz gibi Sekse doymuş erkek kadınlara pek ilgi göstermez. Peki kadın ne ister? ilgi... ilgi kimde vardır? Abazanda... Abazan ne ister? Kadın... bu böyle bir sarmaldır ki anlatmak istediği her kadının tartışmasız ihtiyacı olan "ilgi"yi ancak abazanlarda bulabileceğidir.
Buna rağmen abazanları aşağılayan, kötüleyen, istemeyen iş bu kadınların yaptıkları nankörlükten öteye gitmemektedir.*
bildiğin süzme öküzdür. türkiye şartlarında kız sizinle sevişme lutfunda bulunmuş, size zevk vermiş hatta oral seks bile yapmış. üstelik bunlara rağmen bencilliğinizden de siz rahatlamış hatun tam rahatlayamamış iken, tek isteği bir kucak sevgi dolu bir sarılma olan hatundan bunu esirgeyip işi biter bitmez kendini yana atıp 1-2 soluklanıp kalkan öküzdür ki 2. sevişmesini de yaparsa o kızla herşeye rağmen helal olsundur...
Bariz bir şekilde karakter sınırlamasına kurban giden başlıktır. Aslında, "ilişkilerde lezbiyenlerin erkeklere karşı üstünlükleri" şeklinde olacaktı ama canımız sağolsun. Çoğu erkeğe göre bir lezbiyen asla bir erkeğin yerini tutamaz ama lezbiyenlerin de erkeklere karşı bariz üstünlükleri vardır efendim...
- Lezbiyenlerin erken boşalma korkusu yoktur. Erkeklerin vardır.
- Lezbiyenlerin boy kompleksi olmaz, istedikleri boya sahip olabilirler.* Erkekler ise kaderlerine mahkumdur.
- Erkekler sakallarıyla kadının orasını burasını tahriş edebilirler, lezbiyenler etmez.
- Lezbiyenler sevişmeden sonra kadına sarılması gerektiğini bilir, erkekler bilmezler.
- Erkekler aldatır, lezbiyenler aldatamaz.
- Erkekler oral seks yapmaktan pek hoşlanmaz, lezbiyenler buna bayılır.
- Lezbiyenler partnerlerini ailesine sorunsuz bir şekilde tanıtabilir, erkeklerde bu iş baya stresli olur.
- Lezbiyenler birlikte yaşama konusunda ailelerin çok daha kolay kabulünü alır, Erkekler alamaz...
- Lezbiyen kendi elbisleri kirliyse partnerininkini giyebilir, erkekler giyemez.
- Erkek klozetin kapağına damlatır, lezbiyen damlatmaz.
- Lezbiyenler ilişki sırasında partnerinin iç çamaşırını yırtmaz,* erkek düşüncesizce yırtar.
- Lezbiyen prezervatife vereceği parayla partnerine ufak güzellikler yapabilir, erkekler yapamaz.
kısaca kavga, ayrılık, küslük ve türlü tatsızlıklar arifesidir. Genel olarak kadın erkek ilişkilerinde vuku bulur bu sorular. Soruyu sorduktan sonra cevabı beklemek ayrı bir ölüm, cevabı veren olarak cevabı verdikten sonraki zaman ayrı bir ölümdür. Kimseye faydası olmayacağı gibi çok büyük zararı da vardır. Herkesin geçmişinde kirli zamanları vardır, herkesin paçası biraz boka bulanmıştır... deşelemek iki tarafa da acı verir.
Milliyetçi hareket partisi'nin 2009 yerel seçimlerinde bakırköy ilçesi için meclis üyeliğine Haco keleş adlı bir ermeni kökenli vatandaşımıza teklif götürmesi sonucu varılan çıkarımdır.
ermeni kökenli vatandaşlarımız tabii ki siyaset yapabilirler fakat bunun MHP'de yapılması hem de mhp'nin teklif götürmesi hayli ilginçtir.
MHP gibi eski "komando"cu bir partinin bugün ne yapmak istediği anlaşılmamaktadır. Bir zamanlar net bir çizgisi vardı sevdiğimiz veya sevmediğimiz... Bugün ise mhp'nin ne yapmak istediği nereye vardığı tam bir soru işaretidir.
Hadi herşeyi geçtik, mhp'nin geçmişini, tutumunu, değerlerini geçtik ve böyle bir açılıma gerek duyduğuna karar verdik. O halde neden bu kadar küçük bir rol? diye sorulmalıdır.
Devlet bahçeli dönemi ile başlayan tutarsızlık ve çelişkiler silsilesine bir çentik daha atılmasından başka bir anlamı yoktur sanırım bu durumun...
30 yıl polislik yapmış, öncesinde ülkü ocaklarında görev almış sonrasında ülkücülüğünü sürdürmüş, çatışmalara girip vurulmuş, sağ sol olaylarında fatsaya girmiş bir adam olarak her hafta tnt de lost'un türkçe düblajlı bölümlerini takip ederek izliyorsa hiç bir tanım yapılamaz herhalde...
-: baba sen lost mu izliyorsun
+: evet nolacak
-: bişi olmayacak da garip geldi
+: güzel oluyor bu her pazartesi var
-: yok artık takip de mi ediyorsun?
+: evet!
-: hahahaha
+: işin yok mu senin?
-: tamam gittim...
türkiye cumhuriyeti başbakanının 29 ocak 2009 davos zirvesinde israil'e arşı yönelttiği eleştirilerle ve terkettiği oturumla niyetini açıkça belli ettiği durumdur. Dönüşü olmayan yollara ilk adımdır. helal olsundur.
kurucusu ebu'l-hasan ali el-eş'ari dir. itikadi bir islam mehzebidir. çeşitli konularda görüşleri;
- tevhid: allah birdir eşi ve benzeri yoktur. onun zaatı ile kaaim olan sıfatları vardır. allahın kelam'ı ve kur'an kadimdir. hayır ve şer allah'tandır. muslumanların ahiret gününde allah'ı gözle görmesi caizdir.
- iman: iman marifet ve kalple tasdiklidir. büyük günah işleyen imandan çıkmış olmaz. sadece günahkar olmuş doğru yoldan ayrılmıştır. bu bakımdan ona doğru yoldan ayrılmış müslüman veya mumini asi denir. durumu allah'a kalmıştır. isterse cehenneme sokar isterse bağışlar
- imamet: ümmetin kendisine bir imam seçmesi vaciptir. imam seçimle olur. imamda ilim, adalet, siyaset aranan vasıfların başında gelir. imamların ismet sıfatları yoktur.
- nubuvvet: bir melek aracılığı ile kendisine allah tarafından vahiy gelen ve adetleri bozacak şekilde mucize gösteren kimseye nebi denir. bu sıfatlarla yeni bir şeriat getiren veya eski şeriatın bazı hükümlerini değiştirenine ise resul denir. neciler çoktur, ilk resul hz adem, son resil hz muhammed (sav)'dir.
islam da emek en yüce değer kaynağı ve temel üretim faktörüdür. farklı emeğe farklı ücret anlayışına sahiptir. fakat emekçi ile onun emeğini kiralayan arasında hayat standartı açısından fark olmamalıdır. emeğe verilen önem emeksiz kazançlara cephe alınmasına yol açmıştır.
islam insana güvendiği ve onun şahsiyetine büyük değer verdiği için özel mülkiyeti tanımaktadır. ama mülkiyetin esas sahibi allah'tır ve kullarına verilen sadece sinanmalarına yönelik bir emanetten başka birşey değildir. ancak özel mülkiyetin toplumsal çıkarlarla çatışmaması lazımdır...
uluslarararası ilişkilerde bir devletin islam'a göre hangi kurallara riayet ederek davranması gerektiğini ifade eden ilkelerdir.
bunlar:
- yapılan anlaşmalara ve verilen vaadlere uymak
- bütün meselelerde doğru ve dürüst davranmak
- bütün anlaşmalarda uluslararası adaleti amaçlamak
- savaşta tarafsız olanların haklarına saygı göstermek
- barışı tercih etmek
- saldırgan eylemlere iştirak etmemek
- düşman olmayan gruplara karşı dostca davranmak.
kalan olmaktan daha zor olan durumdur. Kalan, gidenin gidişine anlam veremez çoğu zaman ve suçlar. ayrılığın o saf acısını da ta içinde hisseder kuşkuruz...
fakat bir de giden olmak vardır ki o daha beterdir. suçlandığını bilir giden, anlaşılmadığını da... çünkü asla içindekini tam manasıyla kelimelere dökerek anlatamamıştır sevgiliye...
bu yetmez üstüne onu gitme noktasına getirecek sebep veya sebeplerin ağırlığını çeker ki seven bir insan gidiyorsa bir daha dönemeyeceğini bilerek gidiyordur... kendi kafasında dönebilmek adına zaten en ufak bir umut olsa gitmez... yani sevgiliyi sonsuza dek kaybetmenin acısı...
kalan bunu tam manasıyla yaşamaz çünkü bir umut vardır yine içinde biryerlerde...
başlığın aslı "mehmet ali erbil'in son dönemlerde sıçan filmlerde oynaması" şeklinde olacaktı ki 50 karakter malum...
Mehmet Ali Erbil'in son dönemde son dediğimde 10-15 yıllık dönemde yaptığı filmlerin genel itibariyle çok kötü olmasından ötürü yapılan bir tespittir. Kötü'den kastımız nedir? Kime göre kötü? Kime göre iyi? polemiklerine girmeden hemen açıklayayım ki bu filmlerin genelinde kalite yoktur... Yani seyirciyi doyurmamıştır, hatta bazıları tam bir çuvallamadır... Bazıları da evet gişede iş yapmıştır ama gidenler ne kadar doymuştur orası bir soru işaretidir...
Bu filmlere tek tek bakarsak da bu tespitin doğruluğunu görürüz zaten...
- bay e (1995): hiç bir anlamı olmayan absürd bir filmdi...
- kahpe bizans (1999): gerek kadro olarak gerek de bir komedi filmi olarak idare eden bir filmdi. iyi olmasa da kötü değildi...
- hemşo (2000): okan bayülgen ile birlikte iyi bir ikili olmuşlardı ve hoş bir film çıkmıştı ortaya ama yanıltmasın devam ediyoruz...
- ömerçip (2003): bay e tarzı iğrenç bir filmdi...
- Hababam Sınıfı: Merhaba (2003): tam bir gişe filmiydi istediğini de aldı ama beklenenden çok uzaktı...
-: Hırsız Var (2004): bu film için ilk aksiyon filmi deniyordu ama dağ fare doğurmuştu...
-: Hababam Sınıfı Askerde (2004): yine hababam, yine gişe... bu sefer ilki kadar parsayı toplayamasa da yine de çorba'yı çıkardılar...
-: Hababam Sınıfı 3,5 (2005): korku-komedi gibi garip bir dalı vardı bu filmin evet bazı sahneleri güldürse de senaryonun zayıflığı gözler önündeydi...
-: maskeli besler kıbrıs (2007): maskeli besler serisi aslında eğlenceliydi ama tam bir kötü film avcısı olan mehmet ali erbil bu seride de oynamak için en kötü filmi seçti ve bunu da başardı...
Genel olarak mehmet ali erbil'de mi bi uğursuzluk var yoksa özenle mi seçiyor bu projeleri bilmiyorum. Fakat denilen kadar iyi oyuncuysa parasını boşversin iyi bir filmde oynasın da yeni nesil de görsün bi oyunculuğu nasılmış... Yoksa bu kadar eziyet bu millete yeter...
dizi veya film izleyen egemen güçlerin hiç bir çekirdeği ayırtetmeksizin son çekirdek kalana kadar acımasızca çitlemesinin uluslararası hukuk penceresinden görünüşüdür.
vize ve final dönemlerinin vazgeçilmez sorusudur. Selam bile vermezsiniz... Cevap geciktikçe soru değişmez ama argo eklemeler olur.. Bunu engellemek için ilk soruda cevap verilmelidir yoksa s.kerim den girer vatandaş...
Sürekli aranır ve bulunur ama işin garip yanı, notu bulunan dersten geçtiğini sanmaktır.
-: abi türkiye ekonomisi var cuma napacağız yaa
+: ohooo bende notu var olm onun
-: vay piiiic gectin desene
+: ne sandın sende çektir istersen
-: kral adamsın..
bir erkeğin başka bir erkeğe çektir dediğinde o erkeğin bu kadar sevinmesi ise ayrı muammadır tabi...
zira not bir kumardır. Alacağınız maksimum not genelde 50-60'dır. Çünkü adı üstünde nottur, geneli bilirsiniz ayrıntı yoktur... ...ve bu muhabbetten sonra gelen ikinci baba soru "çan kaçmış abi"dir...
Sonra işler yaz okuluna sarkar ordan gelecek seneye falan öğrencilik böyle işte... Herşey "abi not varmı"yla başlar...