HERASMUS
1063 (ulu)
beşinci nesil yazar 100 takipçi 723.32 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    lisans mezunu kız lise mezunu erkek ilişkisi

    1.
  1. iki yıl sevgili lik ve 7 aylık evlilikle devam eden ilişkidir.
    4 ...
  2. boyu 1 85 olan 14 yaşındaki ergen

    1.
  3. Yeni neslin olduğu durumdur. Maşallah erkekler değil kizlarimizda sulak yerde büyümüş misali lar. Benim dönemimde ortalamanın üstünde boyum varken şimdi ortalamada geziyorum.
    1 ...
  4. mesaj kutusunda 5000 den az mesaj olan ezik yazar

    1.
  5. lafı götünden anlayan sevgili

    1.
  6. insanı çileden çıkartan sevgilidir. mağduriyetinle ilgili birşey anlatmaya çalışırsın '' hı tabi değmez'' diye trip atmaya başlar. açıklamaya çalışırsan da tmm yha .s.ss diye trip atar. ne yaparsan yap yaranamazsın.

    kendi hiç birşey için çabalamaz, sen çabalarsın ama ufacık hatanda da tribi yersin.
    0 ...
  7. nick altı kasıyor whatsapp a geçelim mi

    1.
  8. birbirileriyle nick altında yazılan yazarların söyleyebileceği sözcüktür. saatlerce nick altılarında yazılırlar, arada mesajlaşırlar, yalaşırlar pardon yalakalaşırlar sonra da nick altının kasması dolayısıyla da whatsapp numaralarını isterler.

    hayırlı uğurlu olsun.

    edit: gocunanlar nasılda eksilemiş. canlarım benim hepinis bebeklerimsiniz. ahahahahah
    2 ...
  9. annenin yaşı çıkmasın diye yaşınızı küçültmesi

    3.
  10. 10 yaşındaki çocuğunu 8 yaşında yapan annedir.
    0 ...
  11. tam 5 saat boyunca pepee izlemek zorunda kalmak

    1.
  12. 4 - 5 yaşların da yeğeniniz vardır ve bir günlüğüne size emanet etmişlerdir. sırf oyalansın diye televizyonda çizgi film kanalını açarsınız. derken pepee çıkar izlenir ama tabiki belli bir süre sonra biter. bitmesini anlayamayan çocuk başlar ağlamaya tutturur tekrar izleyeceğim diye. kalkıp bilgisayardan açarsınız. her bölümü bittikçe yeni bölüm açılır ve çocuk mutlu olur haliyle.

    ancak insan beyin süblimleşmesi geçireceğinden artık kendini 5 yaşında hissedir. ve sonra başlar... bakkaldaaaan ikiiii ekmeeek aldıııım, biri küçük, biri büyüüükk....
    2 ...
  13. 14 şubat için kiralık sevgili bulma kampanyası

    1.
  14. saplara, yalnızlara önemle duyurulur!

    önümüzdeki cuma 14 şubat olması sebebiyle bir çok sevigli sevigliler gününü coşkuyla kutlayacaktır. bazı yalnızlar ise bunları görüp görüp iç geçirecek ve bir takım küfürler edecektir. işte bunun önüne geçmek amacıyla amme hizmeti veriyoruz. yalnız arkadaşlar isimlerini yazsın tanıştıralım. 14 şubat için sevgili olun, yalnız geçirmeyin. yazıktır günahtır!

    kim bilir belki içinizde gerçek aşkı yakalayan bile çıkabilir. haydi pamuk eller klavyeye!
    6 ...
  15. iştah kesen ve tok tutan besinler

    1.
  16. bir çoğumuz kilolarında nve iştahının açıklığından şikayet eder. diyet yaparken özellikle belki psikolojikte olsa aç kalırız. bu bazen vücuttaki insülin oranın düşmesiyle de orantılıdır.

    iştah kesen ve tok tutan bazı yiyecekler vardır ki tadını bazen beğenmesekte hayat kurtarır.

    Yumurta: En önemli protein kaynağı olan yumurtanın tokluk süresini uzattığına dair bilimsel veriler var. Sabah kahvaltılarında 1-2 adet haşlanmış yumurta tüketerek tokluk süreni uzatabilirsiniz. Ben sebzeli omletleri de tavsiye ediyorum. Bol mantarlı yumurta veya menemeni de deneyebilirsiniz.

    Yeşil çay: Güçlü antioksidan etkisi ile bedenimizi zehirli maddelerden temizlemesinin yanı sıra, metabolizmayı hızlandırıyor. Karın bölgesindeki yağları eritiyor. Günde 1-2 fincan yeşil çay tüketerek metabolizmanızı enerjik hale getirebilir, aynı zamanda bedeninize dost antioksidanları da alabilirsiniz. Kabuk veya toz tarçınla tatlandırıldığında tatlı isteğini azaltır ve tok tutar.

    Badem: Yağlı kuruyemişlerden olan badem birçok vitamin, mineral ve posadan zengindir. Tok tutmasının yanı sıra kalp sağlığını koruyan omega-3 yağ asitlerini de içerir. Yapılan son bilimsel araştırmalar, beslenme programında yeterli miktarda (aşırı değil) badem bulunan kadınların, badem tüketmeyen kadınlara göre daha kolay kilo verdiğini göstermiştir. Ara öğünler de meyve ile beraber öneriyorum.

    Sirke: Salatalara ekleyeceğiniz sirke tokluk süreni uzatabilir. Yapılan bilimsel çalışmalar, sirkenin içinde bulunan asetik asidin sindirim hızını yavaşlattığını ortaya koymuştur. Böylece kan şekerin daha dengeli yükselir ve daha uzun süre kendinizi tok hissedersiniz.

    Tarçın: Kan şekerini düzenleyerek iştahı azaltır. Üzerinde yapılan çalışmaların sonucunda, tarçının özellikle şeker hastalarında kan şekeri dengeleyici bir etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Şeker hastasıysanız ve diyet yapıyorsanız hem daha uzun süre tok hissetmek hem de kan şekerini dengelemeye yardımcı olmak adına, günde yarım çay kaşığı kadar tarçın ile mönülerini süslemeyi deneyebilirsiniz.

    Zeytinyağı: Günlük yağ gereksiniminin bir kısmı tekli doymamış yağ asitlerinden karşılandığında yani zeytinyağı tüketimi yeterli olduğunda metabolizmanın desteklendiği ve kilo vermenin kolaylaştığı bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir. Daha uzun süre tok hissetmek için salatalarınıza ve sebzelerinize 1- 2 tatlı kaşığı zeytinyağını mutlaka ekleyin.

    Salata: Öğünlere koca bir kâse salata ile başlamak veya öğün içerisinde bolca salata tüketmek, öğünde alınan kaloriyi azaltabilir. Sebzeler yüksek posa yoğunlukları ile midede yer tutarak daha çabuk doymamıza yardımcı olurlar. Ayrıca zayıflama diyetlerinde görülebilecek bir sorun olan kabızlığın da çözümünde önem taşırlar. içerisine dereotu ve taze kırmızı biber eklendiğin de tok tutma süresi uzar.

    Etli, sütlü veya yumurtalı çorba: Çorbalar öğünde daha az enerji tüketmek için farklı bir yoldur. Su içerdiklerinden ve midede oluşturdukları basınç nedeni ile daha kısa sürede doymamızı sağlarlar. ilginç bir bilimsel veri de, protein içeriği yüksek çorbaların gün boyunca enerji alımını azaltmada diyet yapanlara yardımcı olmasıdır.

    Yoğurt: içeriğinde yer alan proteinler iştahı baskılamakta yardımcı olur. Bunun dışında yüksek kalsiyum içeriği ile de zayıflamaya yardımcıdır. Yapılan bilimsel çalışmalar yetersiz kalsiyum tüketiminin kilo vermeyi zorlaştırdığını ortaya koymuştur.

    Yulaf ezmesi: Besleyici olduğu kadar düşük kalorilidir. Sabah kahvaltısına veya ara öğünlere, kuru meyveler, kuru yemişler ve süt ilavesi ile hazırlanan yulaf ezmesi uzun süre tokluk sağlar.
    1 ...
  17. okul bahçesinde makyaj yapan türbanlının amacı

    1.
  18. efendim okul bahçesinde makyaj yapan kızın, fotoğraf çekineceği için insana benzeme çabasıdır.

    efendim iş yeirm üniversitede olduğu için şöyle bir son model arabamla evime giderkene, mühendislik ve mimarlık fakültesinin orada ''ygs'' sınavı başvurusu için bekleyen insancıklar vardı. öyle bir bakınırken bir de ne göreyim, türbanlı bir kız/ kadın bilemicem elinde aynasıyla gözlerine kalem sürmeye çalışıyor. daha doğrusu süremiyor kapkara olmuş gözler. acıdım haline, '' hşşt kız türbanlı'' dedim ver aynayı tutayım dedim azap çekme dedim ve tuttum aynasını. derken meğersem eski bir dostmuş sohbet ederken anladık. velhasılı iki sigara yaktık, falan işte öyle.
    2 ...
  19. dikkat çekmek için laf sokucu başlık açmak

    1.
  20. efendim, malum karakter sınırlaması sebebiyle sığmadığı için esas başlık '' bir yazarın dikkatini çekebilmek için ona hitaben laf sokucu başlıklar açmak'' tı.

    tanım: bir yazarın sizinle ilgilenmesini istiyorsunuz ancak size yüz vermiyor, sırf bu yüzden dikkatini çekebilmek için ona hitaben kızdırıcı başlıklar açmaktır.
    *
    2 ...
  21. sokak hayvanları için barınak yapımı

    1.
  22. son günlerde havalar iyice soğudu. dışarda sokak hayvanları soğuktan donmak üzere ve tabiki açlar. onlar için bir yardımımız olsun bir barınak yapalım.

    çok kolay aslında.

    video da köpük yerleştirmiş etrafına ama onun yerine büyük çöp torbalarından da bantlayabiliriz. içerisine gazete veya kullanmadığınız bez vb şeyler konulabilir.

    http://www.vidivodo.com/v...cin-barinak-yapimi/348654
    8 ...
  23. nutellalı milföy

    1.
  24. 1 paket milföy hamuru
    1 kavanoz nutella
    biraz pudra şekeri

    milföy hamurlarının içine nutellayı koyarsınız. üçgen şekilde kapatırsınız. çatalla iz verip, pudra şekeri dökersiniz. afiyet olsun.

    http://galeri.uludagsozlu...C4%B1-milf%C3%B6y-533929/
    1 ...
  25. misafirlik dönüşü ev sahibiyle vedalaşma evresi

    1.
  26. gece geç saatlerdeyse, muhabbet iyi gitmişse o vedalaşma sabaha kadar sürer. artık ev sahibi uyuklar ayıp olmasın diye kalkmak istersiniz. ya yok oturun falan derler anlamazlar.

    siz siz olun geç saate kadar oturmayın.
    1 ...
  27. arnavut böreği yapmasını bilen erkek

    5.
  28. sakalları hayvan gibidir, ayrıca maço olurlar. bilmeleri ve yapmaları ılık olması değil tam tersi kadınına veridği değerdendir.

    bilmeyenler ve yapamayanlar bok atmasın. *
    2 ...
  29. allah razı olsun sayın başbakanım

    1.
  30. hatta hatta ateistin de hukukunu koruyacağız diyen başbakanın sözünü duyup imana gelen ateistin söyleyebileceği bir durumdur.

    hatta hatta koruyacağız ne ya? müslüman veya yahudi vatandaşında ateist vatandaşın değil mi?
    aman senin koruman kalsın deyip ateistlere imana getiresi var sanırım.
    1 ...
  31. unicef e mağaza

    2.
  32. yılbaşı hediyelerinin alınabileceği en güzel yer. hem yardımda bulunup hem de hediyelerle sevdiklerimizi sevindireibliriz. ayrıca burdan alındığında farklı bir özellik katıyor.
    0 ...
  33. sadece kendinizin görebileceği monitör yapmak

    1.
  34. bilgisayar ekranının polarized yerini kazıyıp kendinizin takabileceği bir gözlükle yapabilirsiniz. alın bu da linki.

    https://www.facebook.com/...to.php?v=1428674100679085
    10 ...
  35. sevgilinin gülünce çıkan gamzeleri

    2.
  36. kim bu platonik aşk zeynep

    1.
  37. yazarların platonik aşıklarının isimlerinde ki devamlı adı geçen zeyneptir. herkes ona platonik aşıktır. ancak kimdir bu zeynep?
    0 ...
  38. norveç e gitmenin en ucuz yolu

    1.
  39. 8 ay önceden bilet alırsanız 500 tl ye gidiş dönüş biletinizi alabilirsiniz. lakin 8 aya kim öle kim kala...

    daha ucuzunu bulamadım ben, heralde kaçak gitmek!

    edit: zaten mayıs ayı ,için 500 tl lik gidiş geliş fiyatını skyscannerdan öğrendim. daha yapıcı olun. *
    2 ...
  40. aşk korkutur çünkü acıtır

    1.
  41. kendi halinde takılırken aniden karşına bir resim gelir anlayamazsın. bakarsın bakarsın, sanki gerçekmiş gibi gözlerinin içine dalarsın... utanırsın, '' ya hu napıyorsun '' dersin kendi kendine ama alamazsın kendini.

    bir kaç gün geçer yine aklındadır o, rüyalarına girer çünkü. kokusunu duymadığın, sesini duymadığın birine aşık olmak üzeresindir. aptal saptal gülümserken yakalarsın kendini. dayanamayıp mesaj atmak istersin, korkarsın ama ya ters bir şey olursa diye. toplarsın cesareti, son 26 yılda yaşadığın tüm cesareti bir arada toplayıp mesajı atarsın. gülümser sana, sıcacık olursun. korktuğun gibi değil tam tersi o da seni beğenir, sohbet sohbeti açar, günler hatta haftalar geçer. bir bakmışsın ki hergün onunlasın, onsuz geçmiyor günlerin. görüşürsün, kahve içersiniz, arkadaşlık karikadır.

    --spoiler--
    korku
    --spoiler--

    evet korku, için pır pır eder öyle aşık olmuşsundur ki belli etmek istemezsin. ya gitmesinden korkarsın, yada daha fazla bağlanmaktan....

    daha önce acısını yaşamışsındır bu aşk bokunun. kuyruk acın vardır, az göz yaşı döküp, o yastıklar az uyandığın sabaha yosun tutmamıştır.

    bunları düşünür durur, uzaklaşırsın. o korku içini kemirir. telefonları açmaz olursun, heryerden siler karşına çıkmasın diye görebilecek yerlere bile girmezsin.

    derken mesaj gelir: bir hatam mı oldu? neden böyle yapıyorsun ki? sana aşık olduğumu fazlasıyla mı belli ettim? der.

    o an ne yapacağını şaşırırsın, o kadar güzel zamanlar geçiridğin insan senin duygularını hissediyordur. cevap veremezsin, konuşamazsın, yapacak hiç birşeyin yoktur. hayat devam eder. yine açmazsın telefonlarını, başlarsın ağlamaya, canın acır.

    acıtıyor be, çünkü o aşk imkansızdır. yaşanmaması gerekiyordur. uzaklaşman gerekiyordur. deli gibi aşıksındır o da aşıktır ama yaşanınca kanatacağını biliyorsundur...

    daha fazla acıtmaması için kaçmak gerek... kaçabildiğin kadar kaç...
    7 ...
  42. şeker hastası sevgiliden ayrılmak

    1.
  43. kütüphanede sessiz ortam diye ders çalışıyordum. sorular çöz , çöz , çöz... tabi o zamanlar internet bu kadar yaygın değildi. kütüphanede ufacık kullarımızla o ağır ansiklopedileri kaldırmazsak olmaz.

    biraz kafamı kaldırayım nefes alayım, o da ne? bir çift yeşil göz bana bakıyor ve gülümsüyor. bir kağıt uzattı numarası yazıyordu. allahım ilk görüşte aşk bu muydu? evet evet tam buydu. utandım, daha 19 yaşındaydım ve hiç sevgilim olmamıştı ki! apar topar heyecanla çıktım kütüphaneden, bir baktım arkamda ''lütfen bekle'' diyor. durdum, gülümsedim.

    - ya beklesene nereye gidiyorsun.
    - ihihih! (nasıl kızardım nasıl)
    - merhaba ben furkan. (elini uzattı)
    - mer.. be..

    derken kitaplar yerde o heyecanla ikimizde eğildik toplayalım dedik, 'tonk' kafalar çarpıtı derken yerdeyiz. setbaşı köprüsnün ortasında yayıldık kahkahalarla gülüyoruz. furkan kitapları topladı, elimi tutup kaldırdı.

    - eee adını söylemeyecek misin sarı kız dedi, gülümsedi.
    - herasmus ben, hmkı ıkmh

    elimi tuttu o an, sıcaklığını hissediyordum. böyle parmak uçlarımdan koluma doğru uzanan bir sıcaklık kalbimde sonlanıyordu. tir tir titriyordum, yaprak gibiydim, ama kızarmış yapraklardan.

    caddenin karşısına geçip 'mahfel' ' e oturduk. ben yeşil çay söyledim o da benden özenip yeşil çay söyledi. ama fincanın içine küp küp şekerleri attı.

    ben: şeker atılmaz ki yeşil çaya!
    furkan: niye ya çay değil mi bu bal gibi de atılır dedi ve içmesiyle püskürttü güzelim çayı. ''bu ne yaa, nasıl içiyorsun bunu sen''

    yine kahkahalar havada uçuştu herkes bize bakıyordu aniden dudağımda bir sıcaklık yumuşaklık hissettim. beni öpmüştü, herkesin içinde. boğazımda bişiler düğümlendi, o zamana kadar hiç kimse öpmemmişti beni, allahım canımı al şu an ölsem ölebilirm evet diye haykırıyor içim öyle derken ellerim birden itti furkan'ı.

    - napıyorsun sen ya!!!
    - napiyim gülerken çok güzeldin dayanamadım.
    - üff yapma bi daha bunu yapma!
    - söz veremem yaparım...
    - uyuz musun sen ya?
    - evet, sana aşık oldum ama uyuzda olabilirm.

    aynı bu şekilde 1,5 yılı devirdik. ama son 3 4 ayında kavgalar yoğunlaştı. bu arada furkan bey 85 kilodan 110 kiloya çıkmıştı, tabi benim güzel yemeklerim sayesinde.

    bir gece hiç uyku uyumadım su içip tuvalete gidip duruyordum. ama ne su içmek kana kana doyamıyorum suya. sabah aç karnına babama koştum, '' hemen şekerimi ölç!'' babam '' saçmalama ne şekeri be giyin git işine'' baba dün gece hiç uyumadım, boyuna su içtim tuvalete gittim.

    derken parmağımı deldi, kanımı şeker aletinin slipine damlattı, 1, 2,...8 sn sonra ekranda görünen sayı ''395''. babam inanamadı, tam 3 kere ölçtü hep aynı rakam. gözleri sulandı, kızardı.

    - bugün hemen bir endokrin uzmanına görün. bu ne ya!

    ben rahattım bekliyordum zira, babada şeker var, e bende de şeker için her türlü yol var. ertesi gün için randevu alınır, şeker yüklemeleri, kan tahlilleri yapılır. sonuç ''diabetes metulus tip 1''

    insülin raporları, haplar yazılır. alınır, hemen uygulanmaya başlanır. eve gittiğimde öğrendim ki babam hüngür hüngür ağlamış, dayanamamış benim hasta olmama. can işte, insna evladına kıyamıyor...

    1 hafta sonra sevgilime söyleyebildim, üzülmesin diye hani babam gibi adam seviyor ya beni. duyduğunda şok geçirdi, nasıl yani nasıl olabilir, tabi olur bakmadın kendine bilmene diye ağır ithamlarda bulunmaya başladı. kavga başladı yine sular, eşyalar havada uçuştu. ağlama krizine girdim, evden koşarcasına çıktım. baktım arkamdan geliyor o da koşarak. sarıldı, sımsıkı sarıldı. özür dilerim, inanamadım, ne yapacağımı bilemedim dedi. ağlıyorduk ikimizde yolun ortasında...

    yine eski günlere döndük, bu sefer dikkat ediyordu, onu bunu yeme, insülinlerini unutma falan filen.

    1 ay sonra bir gün uyuyordu telefonuna mesaj geldi, hiç karıştırmam ya tuttu merak işte. mesajda '' hacı kız hastaysa bırak o zaman ne diyeyim böyle düşünüyorsan sevmiyorsun demek ki'' yazıyordu. başımdan aşağı kaynar sular döküldü. gönderilenlere baktım, '' olm kızda şeker var, nasıl ayrılayım lan. korkuyorum elimde kalacak diye bir gün. valla kovucam o olcak''

    dünyam yıkılmıştı, o bana dokunmayan adam, kıyamayan adam, arkadaşlarıyla bneim için nasıl konuşuyordu. sanki 2 yıllık seviglisi değil, dün tanıştığı herhangi bir kız gibi.

    uyandı, gülümsedim. ben eve gidiyorum dedim. niye uyumadın sen dedi, uyku tutmadı dedim. birşeylerin farkına vardı ama anlam veremdi.

    2 gün telefonlarını açmadı, iş yerimin kapısına geldi iş çıkışı, amacın ne kadın senin diye bağrındı. aşağı indik, hiç birşey demedim. çimenlerde otururken başladı ağlamaya.

    - seninle birşey konuşmak istiyorum
    - evet dinliyorum
    - ben sana çok hatalar yaptım ( çenesi titremeye başladı , ağlıyor)
    - (gayet donuk) neler yaptın, aldattın mı?
    - evet ( o an bağıra bağıra ağlamaya başladı.) ben seni çok seviyorum, nolur affet diye.

    o an kaçtım gittim. ne yapacağımı bilemedim. eve gittim, odamda öylece oturuyorum hiç bişi yemiyor içmiyorum. devamlı arıyor, bana ulaşamayınca annemi, anneme de tembihledim açma dedim. açıp bana verdi. hala ağlıyor telefonda,

    - vicdan yapma, ağlama boşa, bitti dedim
    - nolur affet dedi.

    kapattım telefonu suratına. ertesi gün iş yerinde panik atak geçirdim. apar topar ambulansla hastaneye kaldırıldım, şeker 522 ye çıkmış, yatış verdiler.

    bir şekilde hastanede olduğumu öğrenmiş. odama geldi, elimde serum takılı. girer girmez '' git buradan '' dedim.

    başladı ağlamaya, sarıldı bana. ben de sarıldım. telefonunu istedim. vermek istemedi bakacağım dedim. verdi, keşke almasaydım 5 cevapsız arama 11 mesaj vardı. tek tek okudum.

    leyla diye yazıyordu, mesajlarsa .. aşkımmmmmmmmmm, bitaneemmmmmmm, nerdesinnnnnnnnnn diye. benim yanımda diye sessizde almış hayvan herif. çabuk çık odadan dedim.

    - ne yapmamı bekliyordun, hasta olduğun için seninle mi evlenicektim dedi. çıktı.

    1 2 ay sonra aradı. yine özür diliyor. ''siktir git amk pezevengi'' dedim kapattım. numaramı değiştirdim. ve hayatımı da...

    http://video.uludagsozluk.com/v/camel-91920/
    62 ...
  44. geiranger

    1.
  45. norveç'in en güzel şehirlerinden birisidir. yeşilin bol olduğu, cennet gibi bir şehirdir. yaşanılması en rahat olan ülkenin en yaşanılacak şehridir. insanları da sıcak kanlıdır. norveçin batısında kalır.

    http://www.geiranger.no/ resmi web sitesindne inceleyebilirsiniz. turistik olarak gidilebilecek en güzel yer.
    0 ...
  46. gerçek aşkın savaşcısı olabilecek isimler

    1.
  47. (bkz: cem) aşk erkeği ismi gibi. böyle aşık olası var ama olamayan.
    0 ...
  48. karşı cins balık etli mi yoksa zayıf mı olmalıdır

    11.
  49. erkekse ayva gökbekli kızsa ayva memeli.
    1 ...
  50. dünyanın merkezine soğutucu takmak

    1.
  51. küresel ısınmayı yok etmek amacıyla yapılması gereken eylemdir. zira git gide insanlar eriyecektir, hele o hayvancıklar ne yapsın? özellikle yaz aylarında çalıştırıp, kış aylarında da ısıtıcı olarak görevini görmelidir.

    not: dafaiss ukdesidir.
    2 ...
  52. gelecekte yosunla beslenip fotosentez yapacağız

    1.
  53. gelecek nesil için düşünülen beslenme şeklidir. yosunla beslenip, fotosentez yapıp kendi besinimizi üretecekmişiz. haydi yosun yeylim. japonda yemeğe başlamış bile.

    --spoiler--
    Yüz maskesinden Japonya’nın yeni beslenme modası haline gelmesine kadar, yosunların kullanımı hakkında bilim her zamankinden daha fazla kullanım alanı buluyor.
    Michael Burton ve Michiko isimli mucit ve tasarımcılar insanları yosunlar üzerine düşündürmek istiyor. Özellikle karbondioksitle büyüyen yosunları insanoğlunun kendi bedenleri üzerinde yetiştirip kendi besinlerini sağlamasının nasıl mümkün olabileceği üzerine kafa yormaktalar.
    Kendilerine ait websitelerinde “Vücudumuzla birlikte aldığımız yakıtı revize edebilecekken neden yeni bir yiyecek tasarlayalım?” sorusunu soruyorlar.
    Devam ettikleri Yosun Kültürü Projesi’nin amacı ise bitkilerin yaptığıyla aynı şekilde besin üretmek için, soluk alırken verdiğimiz karbondioksit ile birlikte güneşin gücünden yararlanmak.
    Geçen yıl, yüz, omuz ve sırt kısımlarını saracak şekilde giyilen ve plastik tüplerden oluşan büyük bir maske şeklindeki “Simbiyoz giysi” görücüye çıktı. Bir opera sanatçısı maskeyi takarak performansını sergilerken, verdiği geniş nefesler ile de ağzı açık maskenin içindeki yosunların büyümesine yarayan yakıtı sağlamış oldu. Sanatçının ürettiği yosunların içilmesi katılımcılar tarafından destek buldu.
    Bu proje, yosunların yeni kullanım biçimlerinin bulunması hakkındaki örneklerden yalnızca biri. Yosunlar, hali hazırda biyoyakıt olarak geliştirilmeye başlandı ve birçok tüketim ürününde de görülmektedir.
    Sizi çizgi roman karakterlerine benzetecek bir mekanizma giymeye hazır olmasanız bile yosunu besin kaynağı olarak değerlendirmekten çekinmeyin. Muhtemelen birçok üründe bulunan yosunu çoktan siz de yemişsinizdir.
    Yosun Tüketiminin Faydaları
    Kırmızı alglerden yapılan agar; jelatine vejetaryen bir alternatif olarak kullanılır. Bunun yanı sıra reçeller, jöleler, mayonez, işlenmiş peynir, kremler ve dondurulmuş süt ürünlerinde bulunur. Ayrıca yapılan bir çalışmanın sonucuna göre tip2 diyabeti olan kişiler tarafından geleneksel japon diyetiyle birlikte kullanıldığında belirgin bir kilo kaybı sağladığı görülmüştür.
    Su yosunu, ada kültürlerinde yüzyıllardır yenmekte olan bir yosun türüdür. Kalsiyum, iyot, demir, magnezyum ve potasyum barındıran önemli mineral ve vitaminler açısından zengindir.
    Birçok alg (yosun) ve su yosunu omega-3 yağ asidi açısından zengin, kolesterolü azaltması ve kalp sağlığını iyileştirmesi de dahil olmak üzere kanıtlanmış sayısız sağlık faydaları olan önemli besinlerdir.
    Aurora yosunları, atletler ve kilo kaybetmek isteyen kişiler tarafından kullanılabilen omega-3 yağ asitleri gibi bitkisel esaslı sürdürülebilir proteinler üretir.
    --spoiler--

    http://www.doktorsensin.c...enip-fotosentez-yapacagiz
    1 ...
  54. bu akşam ne yemek yapsam

    1.
  55. ev hanımlarının özelliklede çalışan ev hanımlarının çıkış saatine yakın düşündükleri eylemdir. öğleden sonra başlar bu düşünce, evdeki olan besinleri göz önünden geçirirsiniz. lakin hala aklınıza gelmez. çalışmayan ev hanımları daha şanslıdır bu konuda, ellerine ilk aldıkları sebzeyi yemek yaparlar. çok düşünmezler. çünkü düşünmeye vakitleri vardır zaten. ama çalışan kadınların iş yoğunluğu nedeniyle hep akıllarının bi köşesinde vardır.

    evde çoluk çocuk aç beklemektedir. ne yemek yapılsın diye tir tir düşündürür. eve gidilir, buz dolabından tavuk çıkartılır. patatesler soyulur, gerekli işlemler yapılıp furuna verilir. afiyet olsun.
    0 ...
  56. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük