Diğer muadili paşalar gibi ince işler Çevirip siyasete müdahale etmeyen, Çalışırken terörle mücadele eden ancak emekli olduktan sonra siyasi parti kurup politikaya atılan örnek türk askeri.demokrasiyi iÇselleştirmiş kişidir kanımca ancak tartışma programlarındaki üslubu askerlikten kalmış kanaatindeyim.darbelerle hesaplaştığını iddia eden ancak darbe anayasındaki yüzde 10 baraj sayesinde yüzde 50 oy alan tatlı su demokratlarından daha demokrattır.ama bizim ülkemizde iktidara gelmesi ütopya dahi değildir.
(bkz: the prime minister airlines) kurmayı düşünen uganda başbakanı olabilir. Eğer bu şirket kurulursa apronda deve kesecek bir ceo işe alirlar. Daha ne olacağıdı?
sayın ertaş'ın cenazesinde (bkz: her nefis ölümü tadacaktır) tadında acıklama yapıp hiÇ ölmeyecekmiş gibi icraatler yapan başbakan. yılmaz özdil'in bugünkü yazısı, turkcell'in bir ozanın ölümünden nemalanma Çabası ne ise bugün cenaze töreninde takındığı tutum aynı istikamette olan büyük politikacı.
bizim ülkemizde böyledir bu. Popüler kişilerin tabutundan bile prim yapma yavşaklığı. Başbakan sünni olduğu iÇin kendisi alevi olmasına rağmen sünni inanışlara göre son yolculuğuna uğurlanması. Devlet sanatÇısı titrini kabul etmeyip ben halkın sanatÇısıyım diyen bir ustaya polis barikatıyla halktan koparılmış bir devlet töreni yapılması.bir sünni olarak ben bugün Çok utandım.
seks satar. ahmaklık satar bu ülkede. tek açıklaması budur hala akasya durağı seyreden bir ülkede olağan bir durumdur. oscarlı the artist filmi 47 bin izlenmişken recep ivedik 3 milyonu aşmıştı. ya ne olacağıdı.
her ne sebeple olursa olsun bir politikacıyı dövmek şık olmamıştır. tekel işçilerini coplarken tu kaka, ahmet türk ü döverken kahraman olan türk polisi. sanırım bizde bu çifte standart olduğu sürece bu kutuplaşma bitmeyecek. biraz vicdanlı olmanın zamanı gelmedi mi?
beyoğlu asmalımescitte 100 tane çevik kuvvet taşeron zabıta memuru marifetiyle müşterilerin altından masa sandalyelerini alan başbakanın,iki eliyle bir çadırı doğrultamayan afetzedelere bile zulmeden kızılay yetkililerinin bağlı olduğu başbakan.
duble yol yaptık,hayaldi gerçek oldu(rte,30 milyar dolar deprem vergisi)
apoyla biz görüşmedik devlet görüştü.(rte)devlet 9,5 senedir kim yapraaaaam?
facebook'ta eleştiri yapan talebeyi içeri aldıran başbakan.
gece sonuna kadar para ödediğim kablo tv nin çekmediği karıncalı kanallardan yayını izleyip annemle ağlamamı sağlayan program.en çok duygulandığım anlardan birisi;1999 depremini kocaeli'nde yaşamış,polis babasını van'da terör saldırısında kaybetmiş yetmezmiş gibi askere giden ağabeyinin van'dan gelen şehit cenazesini omuzlamış bir yiğidin''van'a ait çok iyi hatıralarım yok ama 1000tl bağışta bulunmak istiyorum''diyen adamın dibi bir kişinin yaptığı yardımdır ki bizi bizden etmiştir.
şapkamızı önümüze koyup düşünmeye sevk etmiştir.
cumhurbaşkanı seviyesindeki kişilere misliyle intikam değil sağduyu mesajı vermiştir.
son olarak yayın sona ererken beyazın ya aslında bu yayını aramak ücretsizdi ben en önemli şeyi söylemeyi unuttum derken yayına veda edecekken bir zat-ı muhteremin arayıp 10 milyon amerikan doları bağışı var deyip bitmiş yayına adamı bağlayacakken yayını bitirmeleridir................................................
eğer yıllarca kesilen özel iletişim vergileri bir kenara konulsaydı 26,3milyar dolara van şehri ve ilçeleri yeni baştan inşa edilebilirdi.umarım kesilen vergiler yandaşlara değilde mağdurlara umut olur dilerim...
2007 yılında rocks otelin beach inde adamın biri garsonu çağırdı,yavrum bana bir sucuk getir dedi.biz öğlen sıcağında nasıl sucuk yiyeceğini düşünürken garson elinde bi yerel marka evsu ve buzlu bir bardakla geldi.sonradan öğrendik ki kıprıslılar kelimelere cuk cik gibi ekler koyup kullanıyorlarmış.
kauffman'dan biraz daha ucuz votkadır. freeshoplarda 25euro/litre olan fiyatı ötv vergilerinden dolayı 120tl olmuşsa bunda grey goose'nin hiç günahı yoktur. grey goose bulamıyorsanız dom perignon için.
bir şişe içmiş olmama rağmen sabah kalktığımda baş ağrısı yapmayan kral votkadır.
bir zamanlar tarım ve hayvancılık ülkesi olan yurdumuzda, uygulanan yanlış poliltikalardan dolayı kurban bayramında kesilecek hayvan bulamadığımız için uruguay'dan angus ithal eden süpersonic tarım bakanı. ne söylese yeridir.
700-800,000tl ücretlerle özel halk otobüsü hattı satıp, bu otobüslerin cirolarını takip edemediğinden ve bundan dolayı zarara uğradığı için özel halk otobüslerinde paralı seyahat imkanını sonlandıran kurum. istanbul dışından gelip otobüse binmek için akbil almak zorunda kalan yurttaşların küfürlerine mazhar olmuş kuruluştur. akbil ya da istanbul kart almak için saatlerce gişelerde kuyruk bekleyen insanların oluşmasını sağlamış kuruluştur. hayır madem özel halk otobüslerinde para geçmeyecekse belediye otobüsünden ne farkı kaldı?o zaman neden hala adı özel halk otobüsü.
rakı masasının özü olan muhabbeti sıkça bölerek tuvalete gitmek gerektiği için yapılmaması gereken bir şeydir bira içmek. rakı masasının ritüeli farklıdır çilingir sofrasıdır. içtikçe dillerin çözüldüğü bir ortamdır. büyükler der ki;arkadaşını tanımak istiyorsan ya rakı masasına oturacaksın ya da kumar masasına. eziklik konusuna gelirsek fazla kafaya takılmaması gerek olaydır. çünkü yurdumuzda blue label'i cola ile içenlerin ezikliği kadar büyük bir eziklik değildir.
arkasında medya patronları olmadığı için ve ülkenin içinde bulunduğu siyasi iklimden dolayı reklam geliri olmayan gazetedir. bu yüzden maaliyetini karşılayabilmek için fiyatı 1 tl olan gazetedir bence.
herşey bir yana, bana enteresan gelen şu;osmanlı imparatorluğunun kuruluşundan batışına kadar geçen süreçte o çağın kısıtlı teknik imkanlarıyla yapılan cami ve eserlere bakıyorum. sonra günümüzde yapılan camilere bakıyorum, hem ihtişam hemde estetik anlamda gerçek anlamda bir gerileme görüyorum. bunun sebebini gerçekten merak ediyorum. ben ayrıca iphone 4 ile dokunmatik tesbih çekilebilen bir bilim ve teknoloji çağında askerlerimizin hergün ölmesini engelleyecek bir sistemin kurulamamsını da anlayamıyorum. acaba ben mi çok malım?
hukuk devletinden guguk devletine geçişin mihenk taşıdır. sıradan bir kıdem tazminat davasının 2,5senede bitmediği ülkemizde 3 günde şikayet üzerine savcılar davalardan el çektirlebiliyor. diğer yandan ergenekon davası sürecine baktığımızda yıllardır işlenen hukuksuzluklar burdan kars'a yol olurken kimsenin gıkı çıkmıyor. dünyanın en çok son dakika haber yayınlanan ülkesinde yaşadığımız halde, haber kanallarında yer bulamamış skandalıdır. son olarak hukuk bir gün gerçekten herkese lazım olacaktır. bir örnekle entrymi bitirmek istiyorum;önce sosyalistleri topladılar,
sesimi çıkarmadım.
çünkü ben, sosyalist değildim.
sonra sendikacıları topladılar
sesimi çıkarmadım.
...çünkü sendikacı değildim.
sonra yahudileri topladılar,
sesimi çıkarmadım.
çünkü yahudi değildim.
sonra beni almaya geldiler
benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı"
yaptığı savunmadan dolayı öncelikle tebrik etmek istiyorum. ama onu çok zorlu bir süreç bekliyor zannımca. mesela bir kaseti çıkabilir, belki ergenekondan içeri alınabilir, en iyi ihtimalle yurdun en ücra köşesine gönderilir. ama yaptığı savunma ile adamlığını ve hukukun üstünlüğüne verdiği değeri göstermiştir. limon satması da kötü değildir hatta o limonlardan limonata yapıp paraya para demeyebilir. önemli olan vicdanının rahat olmasıdır. bu olay da yıllarını vermiş olduğu mesleğini birlerine yandaş olma ekseninde sonlandırmadığı için en mutlu savcıdır.
asmalımescit...şu fani hayatımın son 1 yılının geçtiği, toplumun tüm sosyal katmanlarının bir arada bulunabildiği ender lokasyonlardan biri. berat kandili gecesi gelişen bazı nahoş olaylar nedeniyle beyoğlunda binlerce kişinin işsiz kalmasına, beyoğluna gelen binlerce insanın oraya gelme özgürlüğünün kısıtlanmasına sebep olan meşhur yer. asmalımescit ve beyoğluna yapılan operasyonun gerektiği kadar basında yer almaması da olayın oluş biçimi kadar üzücü. yoğun gecelerde oradaki mekanlarda fink atan basın mensuplarının, piyasa yapıp karı kız kovalayan sözde liberallerin, popüler gazete yazarlarının dahi olaydan bahsetmediğini görünce üzüntümün artmasına sebep olmuştur. bugün masanı kaldırırlar yarın savcıları derdest ederler. belki daha sonra plajlara inerler. bu olayı hala belediye ve aç gözlü mekancılar arasında olduğunu savunanlar var. onlar bilmelidirler ki bu olaylarda mekancıların açgözlülüğü %10 ise, belediyenin ve ona emir veren otoritenin %90 dır. çalıştığı halde para kazanmayan insanlar var, kirasını ödemek için kredi alanlar var. olaya her açıdan bakıp değerlendirilse çok şık olacağı düşüncesindeyim.