2012 abd başkanlık seçimlerinde cumhuriyetçilerin eşcinsel ve yahudi başkan adayı. cumhuriyetçiler ve bir eşcinsel, üstelik yahudi? obama'nın yerini mitt romney gibi bir cumhuriyetçiye bırakacağı kesin olsa bile, demokratlardan çıplak fotoğraflarını yayınlayan bir adamın çıktığını da gördüğümüze göre abd'nin çok renkli günler yaşayacağını söyleyebiliriz. umarım obama seçilir de abd'nin borçları biraz daha artar.
"para" kavramını en derinden anladığını düşündüğüm kişi. gelmiş geçmiş en zengin kişi. büyük rockefeller hanedanlığının kralı. wikipedia'da çok havalı bir de resmi vardır, hayatın anlamını bulmuş gibi bakar.
bir garip olan hâldir. annem bir anda ananemi arıyor, abim kuzenimi arıyor, babam abisini arıyor, ben de kedimi arıyorum. turkcell'in haarp'a desteği olabilir mi acaba...
amerika birleşik devletleri'nde 1980'lerde ortaya çıkmış ve eylemleri 2003'e dek sürmüş olan, genetik araştırmalara karşı çıkan kökten dinci bir hıristiyan terör örgütü.
liseli olduğum günlerdi. eve geldiğimde annem ağlıyordu. niye ağladığını sorduğumda abuk sabuk şeyler dedi ve bana sarıldı. sonra "new york'a uçaklar girmiş bir şeyler olmuş abine ulaşamıyorum" dedi. abim o sıralar new york city'deydı. ben de ondan nefret ediyordum ama içime çok pis bir korku düştü. annem saçmalamaya devam ediyordu. bir ara uzaylıların yaptığına falan inandı. aslında haklıydı çünkü kimse bir şey bilmiyordu. abd'den 4 tane uçak aynı anda kaçırılınca ve pentagon'a, new york city'nin en önemli yerlerine saldırılınca ben de hak verdim anneme. ama daha sonra, cnn'i izleye izleye olaylar gün yüzüne çıktı ve birkaç saat sonrada abime ulaştık.*
geride bıraktığımız, bireyselleşmenin doruğunda yaşandığı bir dönem. internetin hayatımızın en merkezine girmesiyle hepimizin birer haber kaynağı olması, sürekli online olduğumuzu sanmamıza rağmen ruhsal bakımdan sürekli offline gözükmemiz, yalnızlığın devasa boyutlarda yaşanması, her şeyin normalleşmesi, marjinal hiçbir şeyin kalmaması gibi durumlarla yüzleştiğimiz yıllardır. terör saldırılarının da en doruğunda yaşandığı, milliyetçiliğin daha da baş edilemez olduğu, komplo teorilerinin ve illuminati'nin çok sattığı, sürekli bir "yeni"ye ihtiyaç duyulduğu yıllardır. 10'lu yıllarda pek bir şey yaşanmamıştır şimdiye kadar. şimdilik tek heyecanımız 2012'de gerçekleşmesi beklenen felaketlerdir. merakla izliyoruz.
genelde kahraman polisin tam rehineleri kurtaracağı sırada sağ kalmış bir terörist gelir ve silahı kahraman polise doğrultur. sonra aralarında bir konuşma başlar ve de konuşmanın ilk cümlesi bu olur. sonra teröristin bir anlığına dikkati dağılır ve kahraman polis, teröristi hemen etkisiz hâle getirir. çoğunlukla terörist, boğuşma sırasında bir yerinden yaralanır. bir amerikan film klişesidir.
amerikan vogue'un uzun yıllardır genel yayın yönetmeni olan ve kariyeri için ölmeye hazır bir kadındır kendisi. hakkında bir tanesi belgesel olmak üzere iki film çekilmiştir. vogue çalışanlarına yaptığı işkence ve dayatmalarıyla ünlüdür. çalışanlar her ne kadar wintour'un bitmek bilmeyen isteklerinden nefret etse de, bu kadının yanında çalışan ve gerekli azmi gösteren herkes emeğinin karşılığını fazlasıyla almıştır. kimse hakkında kolay kolay eleştiri yapamaz ve paparazzi'ler bu kadını fotoğraflamaya bayılır. the devil wears prada filminin galasına prada giyecek kadar da soğukkanlıdır efenim.
evin kapısını actıgınızda hemen orda bir seyin bitiverip tek bir kelime mırıldanmasıdır: miyaooaav
masada yemeginizi yerken bir seyin aniden masaya cıkıp yemeginizi koklamasıdır. (ara sıra size yemekte arkadas bile olur.)
onun mama kabına mamasını doldururken (ondan habersiz) onun hemen yanınıza gelip siz mama doldururken sizin bacaklarınıza surunmesidir.
sabah uzerinizde bir tüy yumagının sizin burnunuzu koklayarak sizi uyandırmasıdır.
sozluk'te yazarken bir seyin klavyenin uzerine cıkıp "şpaaaaaaaa ıı ffığ" tarzında seyler yazmasıdır.
ama en guzeli siz eve yorgun geldiginizde ve kanepeye bir cırpıda oturup bacaklarınızı uzattıgınızda bir tuy yumagının sıcacık bedeniyle sizin uzerinize cıkıp orada kurulmasıdır. *
kısacası kediyle yasamak keyiflidir, bir sure sonra ona baglanırsınız kopamazsınız ondan. hele o öldümü dunyalar basınıza yıkılır. depresyona girersiniz. allah'tan benim basıma gelmedi! kediyi kontrol edemezsiniz, sizin eviniz onun eviymis gibi olur. istedigini yapar ara sıra sizi cileden cıkarır. canınız onu sevmek istedigi zaman onu kucagınızı alırsınız ama genelde o sıkılır ve size "naağpıyohsun bırakkk beni" bakısları atar. ama siz dayanamazsınız ve ona sarılır daha cok sarılırsınız. (genellikle bunun sonu suratınıza ufak bi pati yemeyle biter.) ama dedigim gibi kediler guzeldir, hemen gidin bi tane alın. *