Alevi ozanların Alevilik felsefesini sonraki nesillere aktardıkları özlü şiirlerdir. Örneğin aşağıdaki deyiş, (bkz: devriye) inancını anlatan deyişlere bir örnektir.
Lâ mekân ilinde bir nokta iken
ismi var, cismi yok yerden gelirim
Daha hiçbir nesne yaratılmadan
Kandilin içinde Nûrdan gelirim.
Dört nesneden yoğrulup da yapıldım
Şekillendim, fırınlara atıldım
Mevlam ruh verince ayağa kalktım
Adem denen bir beşerden gelirim.
Kabil, Hâbil olup dünyaya geldim
Öldüren ben idim, ölen ben oldum
idris ile bile cennete girdim
Nâciyeden, pâk mâderden gelirim.
Nûh Peygamber ile bir gemi yaptım
Her mahluktan bir çift içine attım
Tûfanda münkîri suya gark ettim
Müminlerle bir seferden gelirim.
Hûd Peygamber ile gezdim bir zaman
Zalimler elinden dedim el’aman
Salih ile taştan çıkardım bir can
Mucize gösterdim Birden gelirim.
ibrahimle bile putları kırdım
Nemrûdun emrine ben karşı durdum
Elim kolum bağlı ateşe girdim
Nârı nûr eyledim kordan gelirim.
ismâil, Hâcerle çöle atıldım
Yâkup ile figanlara katıldım
Yusuf ile kul oluban satıldım
Mısır ülkesinden, vardan gelirim.
Eyyüb ile derde düştüm, küsmedim
Kurt yedi vücudum, şükrüm kesmedim
Şuâyb ile doğruluktan geçmedim
Lâl ü mercan satan şârdan gelirim.
Tûvâ vadisinde Allahı gördüm
Tûr dağına çıktım, Tevratı aldım
Âsâm canlı idi ben onu bildim
Küntü kenz sırr-ı esrârdan gelirim.
Hızır ile âb-ı hayâtı içtim
ilyas ile bile göklere uçtum
Yûnus Peygamberle ummana düştüm
Balığın karnından, gârdan gelirim.
Lokman oldum, ölüme çâre buldum
Danyal ile rahmet suyunda yundum
Üzeyre yeniden bir Tevrat sundum
Zülkarneynle bile sırdan gelirim.
Dâvud oldum sapanımla taş attım
Calûtu öldüren kahraman zâttım
Süleymânla inse cine hükmettim
Kuş dilini bilen Pîrden gelirim.
Zekeriyyâ ile beni biçtiler
Yahyâ ile bile başım kestiler
isâ ile çarmıhlara astılar
Bedenim bıraktım, dârdan gelirim.
Muhammed Mustafâ şefâat kâni
Ona tâbi olan buldu îmânı
Aliyyel Mürtezâ Velîler Şâhı
Kamber, Selmân oldum, yârdan gelirim.
Mansur geldim, âzâlarım kestiler
Nesîmîydim, bedenimi yüzdüler
Bu gelmemde adın Nizam dediler
Bir gerçek evlâdı erden gelirim.
( bkz: Kemal Sunal) 'ın (bkz: Bekçiler Kralı) filmindeki bir sahnede tüp sırasında bekleyen hamile bir kadın doğum yapar. Bebeğin babası, namı hayli yürümüş Bekçiler Kralından çocuğuna bir isim koymasını ister. Türktüp Kemal Sunal'ın saydığı isimlerden biridir. Bu sahnedeki diyaloglar şöyle gelişir.
-şaban abi. bir oğlum oldu abi adını sen koy.
-olur. ne desek acaba?
tüper... cık olmadı.
ertüp... o da olmadı.
tüptürk... biraz sakıncalı.
türktüp... yok o da reklam ismi gibi oldu.
yılmaz tüp... beğenmedim.
tüp erman... filmci ismi gibi oldu.
tüp arslan... siyasi benzerliği olabilir. çok sakıncalı. bekçi tarafsız olmalı.
gaztürk... yok petrol şirketi ismi.
gazer... kaz mı gaz mı karıştırabilirler sakıncalı.
buldum: "ismail hakkı" diyelim. iyi iyi... iyi di mi?
Slavoj Zizek'e ait, tümüyle katıldığım özlü bir söz. Bu söz liberalizmin nereye çeksen, oraya giden özelliğini de yansıtmaktadır. Özgürlükçülükmüş gibi görünen liberalizm aslında sadece sermayenin özgürlüğünü savunur. Bu özgürlük yeterince gerçekleşmediğinde ise faşizmin uygulandığını özetleyen bir tümcedir aynı zamanda.
Büyük sinemacı (bkz: Charlie Chaplin) in Hitler'i hicveden; yazıp yönettiği, sessiz sinemanın başyapıtlarından biri. Filmde Hitler ve onun benzeri Yahudi bir berberin yer değiştirmeleri anlatılır. Hitler'in yerküre ile top gibi oynadığı sahnesi çok ünlüdür. Filmin sonunda Hitler'in yerine geçmiş olan Yahudi Berber etkili bir barış konuşması yapar.
Şair Kutubi'nin bir şiiri. Bu şiirde rivayet olunan şehir, bir zamanlar gerçekmiş.
Rıza Şehri
Ve bir Tabak dolusu nar sundu
Rıza Şehri yabançısı sofu
istedi ki gönül sarayının sultanı da ondan hoşnut olsundu
Lakin, nerden bilsindi ki, burası Şehr-i Rıza idi
-ver rıza al rızalık işler idi.
Bu gönül şehrinin yarenleri
Aşkın narına tutuşup yanar idiler
Değil idi gözlerinde sofunun tabağındakiler
Onlardan var idi ağaçlar dolusu nar
-yoktu önünde bekçisi
Bilirlerdi yangın yeri bahçesi yürekleri
Bilirlerdi, aşkın narında harareti
Daldaki narın kızıllığında değil.
Rıza idi tohumu bu narın sebilen
Rızalık idi dem-i mekânda serpilen
Sevgi idi meyvesi bu narın-ortakça sunulan
Rıza ile ateşine yanıp kül olunan
Çün burası Şehr-i Rıza idi
Gönül işleri böyle idi." - (Şair Kutubi)
Bilgi, insanlığın gözlemlerinden edinilmiş her türlü sonuçtur. Bu yüzden bilgiye değil, bilgiyi üretene saygı duymak gerekir. Ukte: kültürsüz dinazor'a aitmiş, bilgilendireyim.
istanbul'da dikkatli istanbullurın hissetiği mevsimlerdir. Sonbahar'da tatlı tatlı ılık rüzgarlar ile; kışın mavi-gri donuk renkleriyle, ilkbaharda yeşil ve erguvan rengi ile..Yaz mevsimlerinde ise boğucu sıcak günleri ile. istanbul'u güzelleştiren doğal dönüşümlerdir.
insan, yerde ve gökte var olan tüm varlıkların en güzidesidir. insan öyle bir şehr-i muazzamdır ki , nice bin alemler onda toplanır.
Bu şehrin on iki kapısı vardır. Bu kapıların her biri bu alemin on iki burcuna mukabildir. Bu kapıların kimi açılır, kimisi kapanır.Bunlarda hikmet çoktur. Her akıl bunu kavramaktan, bilmekten acizdir. Bilmek ve kavramak isteyenler varsa, onlar da ehline, yani insan-ı kamil’e müracaat etmeli, onun eteğinden tutmalı, izinden gitmelidir.
insanın vücudunda üçyüzaltmışaltı damar, yediyüzyetmişyedi sinir ve dörtyüzkırkdört kemik vardır.
insanın dışarıdan görünmeyen organlarına karşılık gelen yedi gezegenler şöyledir.
1)Akciğer: Güneş
2)Ay: Karaciğer
3)Jüpiter: Yürek
4)Merih: böbrek, öd.
5)Venüs: Dalak
6)Satürn: Dimağ
7)Merkür: Deri
insanın görünen organlarının işlevleri
1)Evvela budur ki burnundan nefes alır, verir ve ten rahat eder.
2)ikinci ağızdır, her nutuk ondan gelir.
3)Üçüncü eldir, her işi onunla yapar.
4)Kulaktır, her sesi onunla işitir.
5)Gözdür, her nesneyi görür.
6)Ayaktır, her mahalle gider.
7)Odur ki, kuvveti buyurur.
insanda dört ruh vardır.
1)Bitkidir. Suya karşılık gelir.
2)Hayvandır. Yemeğe, toprağa karşılık gelir.
3)insandır. Işka tabidir. Işk ise suya ve ateşe tabidir.
4)Melektir. Havaya tabidir.
insanda nefsin dört aşaması.
1)Emare: Ateşe karşılık gelir / Azrail
2)Levvame: Suya karşılık gelir. / Mikail
3)Hanika: Havaya karşılık gelir/ israil
4)Mülhime: Toprağa karşılık gelir/ Cebrail
6 sı Nebattır ki, yerlerde biter.
6 sı Hayvanattır ki zir ü zemin biri biründen hasıl olur.
6.sı insandır ki, insana mütealliktir. Birü birinden ayrı değildir.
Killi toprak. Bu toprak çocuğun altına konulmadan önce ısıtılır ve ılınınca kullanılır. Bir anlamda çocuk bezinin atasıdır. Toprağın ısıtılması ile bazı hastalıkların önüne geçilse de, höllük bebeklerin ciddi hastalıklara yakalanma nedeni olabilir.