unutulmayan, hala hatırda kalan çocukluk oyunlarından bir tanesidir. oyunun nasıl oynandığına gelince de;
Oyunculardan biri ebe olur ve gözleri kapalı bir şekilde duvara doğru dönerek ;Davul zurna! Bana vurma! 1 2 3 der. Diğer oyuncular ise daha önce belirlenen bir mesafede ebenin karşısında bekler ve ebe bu sözleri söyleyip arkasını dönene kadar ona doğru yürürler. Amaç, yaklaşarak ebeye değmeye çalışmaktır. Ebe arkasını döndüğünde oyuncular oldukları yerde kımıldamadan ve gülmeden durmaya çalışırlar. Garip şekillerde durmuş olan oyuncular birbirlerinin gülmesine neden olabilir. Ebe bu durumda kımıldayan ya da gülen oyuncuyu yakalar ve yeni ebe bu oyuncu olur. Eğer kimse kımıldamaz ve ebe kimseyi yakalayamazsa ebeliği devam eder. Oyun aynı şekilde tekrarlanır.
sevgilisi olduğu halde etraftan gelecek kızları kaçırmamak adına herkese ilişkisi olmadığını söyleyip bunu gizleyen, gelen teklifleri hiç reddetmeyen erkeğin değişik bir versiyonudur.
israil malı olan ve dünyada bir tek muadili daha olmayan bir artroplasti çivisidir. ortopedi cerrahinde femur, tibia, humerus için çeşitli boylarda künçer çivilerinin çakıldıktan sonra içerisine pompa ile su basılarak şişirilmesi ve bu sayede kemiğe kilitlenmesi sağlanmaktadır. operasyonun basitliği, kesi blokları ve çivi çakma setinin çok basit kullanımı olmasından dolayı bir çok doktor tarafından tercih edilir.
özel günleri hatırlamak, kutlamak, bu günler için özel bir şeyler yapmayı ağır bir yük olarak addeden yurdum erkekleri açısından dünyanın en şanslı erkeği görülmekle sonuçlanabilecek eylemdir. zira bir taş ile üç kuş vurarak *** yıl içerisinde sadece bir kere organizasyon yapmak ve hediye almak durumunda olmanız sizin için çok büyük bir rahatlık olacaktır. her bir yıldönümü için ayrı ayrı hediyeler almaktan yırtmak dünyanın en büyük mutlulukları arasında yer almaktadır sanırım.
çocukluğumuzun sarı renkli, üzerinde ptt yazan telefon kulübelerinde yer alan siyah, içe açılan kapaklı, ancak bir iki parmak girebilecek kadar büyüklükteki kutucuğa verilen isimdir. üç ebat olarak yer alan jeton giriş kısımlarının altında yer alır, telefon görüşmesi yapılamadığı zaman jeton bu kısma düşerdi.
doksanlı yılların ortalarına doğru çıkan kartlı telefonlarla birlikte telefon kulübelerinin rengi maviye, ismi de telekom'a dönerken bu da hafızalarımızdaki yerini çoktan almıştır.
msn'in henüz tahtını sallamadan önceki yıllarda* gözbebeğimiz olan icq programının çıkardığı seslerdir. çevrimiçi olduğunuzda çıkan vapur sesi ve ileti alındığında çıkan a uv sesi hafızalardan bir türlü silinememiştir.
kfor bünyesinde görev yapan türk birliğinin adıdır. kosova'nın büyük oranda türk yaşayan güney bölgesinde prizren şehrinde konuçludur. askerlik yapılacak yerler açısından değerlendirisek gayet rahat bir ortamdır.
düzenli olarak eski klipleri yayınlayan, başta 90'ların pop şarkıları olmak üzere her tarz nostaljiyi takip edebileceğiniz bir facebook hayran sayfası.
amerika'nın ülkeye girdiği sıralarda ülkeye demokrasi getireceğine inanan bir kaç saf ıraklının yaptığı eylemdir. bir şehre girmiş amerikan askerleri saddam heykelini vince bağlayıp yıkmakta, etraftaki ıraklılar artık ülkenin kan gölüne döneceğinden habersiz heykel çevresinde çılgınca danslar etmekte sevinçten hoplayıp zıplamaktadır. şüphesiz savaşın en acı görüntülerinden bir tanesidir.
edit: seri eksi oy veren amerika yandaşları fazla gecikmedi.
facebook'un türkçe olmasının ardından yurdum insanının hayatına büyük oranda girmesiyle vuku bulmuş hadisenin sonucu olarak ortaya çıkan kişilerin tercihidir. bu tip insanların tek işi akşama kadar facebook'da koptummm, çok komik izle, paylaş yazılı videoları izleyip paylaşmak arada bozuk türkçe ile yazılmış grup isimlerini beğenip paylaşarak yorum yazmaktır. ve ne yazık ki sayıları günden güne artmaktadır.
işini en güzel şekilde yaptığına inandığım otlakçı eylemidir. bu tarz kişilerin sizden sigara istemesi için bir merhaba demeniz kafidir. oturup bir çay içtiğiniz anda veya eliniz cebinizdeki pakete gittiği anda gözlerinden ışık saçarak o cümleyi, cümleleri çıkarıverir ağzından 'kardeşim bi sigara versene' 'oo senden mi yakıyoruz?' 'ver bir sigara da yanalım' 'haydi dostluğumuzu pekiştirelim' gibi benzer binlerce cümle. tavsiyem eğer son zamlardan sonra artık öyle herkese sigara dağıtamam diyenlerdenseniz bu tarz adamlardan mümkün olduğunca uzak durmanızdır. hatta sigarayı bıraktığınızı söyleyip onun yanında içmemeyi de deneyebilirsiniz. *
sevgilisi olmayan insanların başına gelen olaydır. zira artık o 6 saniyede bir kontörün gittiği, bir mesajın 2 kontör olduğu dönemleri çoktan geride bıraktık. haliyle bütün şebekelerde kampanyalar olmakta insanlar birbirlerini sınırsız aramakta rahat rahat konuşabilmektedir. her ay düzenli bir şekilde kontör yüklediğinizde gelen hediyeler yetmekte ve hatta artmaktadır çoğu zaman.
işte ay sonunda şebeke numarasını aradığınız zaman. o kadar da konuşup mesajlaşmanıza rağmen mevcut hediyelerinizin bile ancak %20sini tüketebildiğinizi görmek sizin sevgilinizin olmadığını gösterir. her ay elde patlayan dakika ve mesajlarınızı da arkadaşa, kardeşe vererek tüketmeniz sizi bir nebze olsun rahatlatacaktır.
hastanelerden alınan tıbbi malzeme kullanım raporlarında yer alması sosyal güvenlik kurumu tarafından istenen ibaredir. bunu istemelerindeki amaç kurumun kullanılan malzemelerin ödemesini buna göre yapacak olmasıdır zira adli olaylarda hastaya geri ödeme işlemleri olay incelendikten sonra yapılıyor.
alternatif cem uzan seçim vaatlerinden etkilenmiş birisinin 2011 genel seçimlerinde kullanabileceği slogandır. düşünsenize sigara yasağından mağdur onca insan varken biri çıkıp 'ben sigara yasağını kaldıracağım arkadaş' dese fena olmaz mı?
özellikle türklerde yaygın olan inanıştır. içki içmek de domuz yemek de haramdır ama insanımız domuz yemenin daha bir günah olduğunu düşünür hep. kültürel özelliklerimizin de etkisi yok değildir bu inanışta.
aslında ''sınıftan ayrı tek başına bir hoca gözetiminde sınava giren x öğrenci'' demek istedim ama karakter azizliğine uğramaktan korktuğum için böyle yazdım.
efendim söz konusu öğrencimiz muhtemelen hastalandığı veya başka bir problem yaşadığı için sınava girememiş ilerleyen günlerde bir sınıfta öğretmen koltuğunun karşısında oturmak suretiyle tek başına sınava tabi tutulmuştur. zor bir durumdur aslında gerek kopya çekmenin zoruluğu gerekse etrafta yardım edecek arkadaşların eksikliği bir dezavantaj olur öğrenci için.
her daim gözü üzerinde olan bir hoca ile başbaşa kalmak da ister istemez öğrencimizde ayrı bir stres meydana getirir.
bunun için en iyisi mümkün olduğunca sınavları kaçırmamaktır.
genellikle bayan kullanıcılarda gözlemlenen eylem olmakla beraber karşıdaki insana veya ilişkisi olan kişiye mesaj verme kaygısı içinde yapılmış eylemdir.
bir gün önce ilişkisi yok olarak gözüken bir kişiyi ertesi gün bir ilişkisi var, nişanlı v.b. modlar içinde görmek mümkündür. ve yine nişanlı, bir ilişkisi var modundaki kişileri ilişkisi yok modunda görmek de mümkündür.
sevgilisiyle kavga eden kişi bir öc alma yöntemi olarak facebook'u kullanır ve arkadaş çevrelerine ilişkilerinin bittiğini duyurur. bu etkili ve işe yarayan bir silahtır ki hemen mesajla yorumlar gelir; 'ne oldu hayırdır?' gibilerinden.
bir diğer grupta incelememiz gerek insan türü ise bunu sık sık yapandır. bir insanı 15 gün içerisinde 4 kere ilişkisi yok, 5 kere nişanlı, 4 kere ilişkisi var modunda görmek mümkündür. etrafa duyurarak ilişkisi olanı çıldırtma maksatlı yaptığı bu eylem daha çok arkadaş listesindekileri kızdırmaktadır.
bir diğer grup arkadaş listesinde sevgili bulduğunu duyurmak için yapar. veya baskıcı bir kişi ile beraber ise zorla facebook'a ilişkisi olduğu ibaresi kazıtılır yoksa durum vahimdir.
son olarak evli olup belki bir kaç kız ayarlarım mantığıyla hareket edip ilişkisi yok durumuna alan erkeklerdir ki bunların sayısı azımsanmayacak kadar azdır. nişan, evlilik yüzüklerini genelde takmayan bir kaç senelik evli erkeklerde sık görülür.
sonuç olarak insanların diğer insanlara mesaj verme amaçlı yapmış olduğu ilişki durumu değişiklikleri kimi bünyelerin sinir kat sayılarını tırmandırırken kimilerini de baya mutlu etmektedir.
hiç hesapta yoktur karşıdaki kişinin sizi engelleyeceği.muhabbet edilmiş, hoş beş konuşulmuştur. karşı tarafın size güvenmemesini gerektirecek bir durum olmamıştır. sadece sıkılmıştır belki, yahut kendine daha eğlenceli bir şeyler bulmuş olduğundan sizinle konuşmaya zamanı yoktur. daha dün saatlerce karşılıklı konuştuğunuz, size geç cevap yazıyor diye titreşim gönderen, eee, alooo gibi çeşitli ünlemlerle seslenen kişi artık yazdığınız on cümleye karşılık kısa bir cevap vermekle yetinmektedir.
derken acil işi olduğunu çıkması gerektiğini söyler. siz de güle güle dersiniz onu bir daha göremeyeceğinizi bilmediğiniz halde. az sonra çıktı zannettiğiniz kişi sizi engelleyecektir. bir daha görüşmemek üzere edilmiştir vedalar siz bilmeseniz de.
sonra onu arar gözleriniz bir msn uyarı sesinde sağ alt köşede isminin çıkmasını beklersiniz. ama gelmez mail atarsınız cevap alamazsınız çünkü o artık tamamen çıkmıştır.
haftalar sonra anlarsınız engellendiğinizi. nedenini hiçbir zaman bilemeseniz de. belki o an sinirini yatıştırmak isteyen, belki bir değişiklik arayan bir kızın geçici hevesi olmuşsunuzdur. sizinle ilgilendiği bir kaç günün akabinde sonsuza dek gitmiştir. sadece bir kez tadabileceğiniz bir yiyecek gibi.
her yeni gelen nesilde tartışmları yapılan; sözlük yazarlarının askerlikte artık ezilmekten bıkmış bir tertip gibi bir alt neslinin gelmesini beklemesidir. sürekli aklında artık ne zaman üst nesillere çıkacağım düşünsesi yer etmektedir. hep o günün hayalini kurar ve geldiğinde çok mutlu olur. genelde askerliktye olduğu gibi bu yazarlarda da alt nesli/tertibi beğenmeme durumu hakimdir. 'aman canım bu yeni nesil bir şey bilmiyor' 'tam salak bu adamlar ya x nesli/tertibi/devresi değil mi ne olacak ki' gibi söylemlerde bulunurlar.