evrim ağacı'nın, lise müfredatından kaldırılan evrim konusunu, bir sosyal sorumluluk olarak üstlenip, youtube kanalından paylaştığı video serisidir. seviyorum bu çocukları. var olun.
aperol, prosecco ve yer yer maden suyu ama mutlaka ek olarak 1 dilim portakal ile yapılması elzem olan enfes kokteyl. portakal yerine limon atanlar da olabilir. lakin greyfurt atanı gördü bu gözler. Yapmayın yavrum, yapmayın evladım!
italya'da en pahalıca 5 euro dolaylarına içebilirsiniz. türkiye'de ise 35-50 tl bandından değişen fiyatlarla satarlar. italya'dan gelecek sözlük yazarlarına ricamdır.
Karaoğlan'ın büyük aşkı Rahşan'a yazmış olduğu mükemmel şiiri. Tam bir sevgi adamıydı kendisi. Ne siyasetçi olarak, ne de şair olarak kıymeti bilinemedi...
Rahşan'a
birlikte öğrendik seninle
avcumuzda yüreği çarpan
kuşa sevgiyi
elele duyduk kumsalda denizin
milyon yılda yonttuğu
taşa sevgiyi
Sosyal medyada bir anda türeyen evlilik teklifini ve teklifin kabul edildiğini duyurma şekli. Türkçenin boku çıktığından, kütüğü merzifon olan adamlar böyle duyuruyor haberi.
Ayrıca lütfen bu günlerde tekliflerinizi "she said yes" diye duyurup yanlış mesaj vermeyin. "She said HAYIR'lısıyla" daha doğru olacaktır kanımca.
eurobasket 2015 açılış gününde ev sahibi almanya'nın izlanda tarafından hayli zorlandığı maç olmuştur. izlanda çeyrek sonlarındaki yetersizliği ve kritik anlardaki tecrübesizliği nedeniyle yaptığı hatalar sonucu maçı almayı başaramadı. Maç sonu skoru 71-65 Almanya lehine oldu ancak Almanya çok iyi bir izlenim yaratmadı açıkçası turnuva için, sabit bir beşleri yok, çok fazla oyuncu değişikliği yapıyorlar ve yaratıcılıktan yoksun bir oyun izlettiler. izlanda'ysa bu oyunu sergilediği sürece gruptaki her takımı zorlayacaktır.
Yaklaşık 10-15 dakika kadar önce bir anda başlayan, uzun namlulu sesine benzeyen ve 30-40 el sayabildiğim silah sesleridir. Ünalan'da ikamet eden başka bir arkadaşımdan da aynı anda benzeri bir olayın kendi semtlerinde yaşandığını öğrenmem endişelendirmiştir. Lakin internette konuyla ilgili bi haber yok.
Ulan evin içinde sıkıyorlarmışcasına yakındı sesler. Bildiğin kaza kurşununa gitmeyeyim diye yere yattım evin içinde. Nasıl hiç haber olmaz bununla ilgili.
Birazdan kriminal inceleme yapmak üzre dışarı çıkacağım. yarım saat içinde geri gelmezsem polisi arayın. ya da aramayın onlar daha tehlikeli mınakoyi
Kendilerini "Seçimlerin adil ve şeffaf olması için çalışan bağımsız bir gönüllü girişimi" olarak tanımlayan bir oluşum.
--alıntı--
Sandık Başındayız Bağımsız Seçim Gönüllüleri,
18 yaşını doldurmuş, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı,
seçme ve seçilme hakkı ve seçmen kütüğünde kaydı bulunan,
aktif olarak çalışan, çalışmayan, üniversite öğrencisi veya emekli birçok vatandaştan oluşur.
Sandık Başındayız Bağımsız Seçim Gönüllülerini biraraya getiren ortak değer;
özgür demokrasilerin bel kemiğini oluşturan adil ve şeffaf bir seçim sürecine olan inançları
ve bu sürece katkıda bulunma istekleridir.
Gönüllüler hiçbir siyasi partiyi temsil etmez veya herhangi bir siyasi oluşumun üyesi değildir.
Kamuoyunu seçim süreci hakkında bilgilendirir ve her seçmenin oy kullanmasını destekler.
Seçim günü, sandık başında oluşabilecek ihlallerin tespitine katkıda bulunarak,
gerekli işlemlerin yapılması için çalışır.
internet bankacılığı vs. gibi önemli bilgilerinize ulaşabilmek adına böyle bir dolandırıcılık yolu seçilmiş. Ben de az önce bu maille muhattab oldum ve sosyal medya üzerinden potansiyel mağdurlar olan siz değerli dostlarımı uyarma ihtiyacı hissettim.
paylaştığım ekran görüntüsündeki mail adresinden alacağınız borç bildirimiyle ilgili olan mail bilgisayarınıza virüslü bir dosya indirimenize neden oluyor. Konuyla ilgili ttnet ile görüştüm ve internetten mail gönderen zaten hatalı yazılmış olan adresi araştırdım. Bu adresten gelen borç bildirimi/fatura maillerini ciddiye almayın ve dosyayı bilgisayarınıza indirip açmayın. Kullandığınız virüs programları dosyanın virüslü olduğunu farketmeyebiliyormuş. Dikkat etmenizi tavsiye ederim.
bxatirê te
wê rengê esmanê sor dibe yarê
wê min re jî rê xuya dike yarê
para min a îro jî veqetîn e...jaro jaro
êdî biyanî cîrana min e
wê riya dûr û nenas
bextê min girt yarê
bext li ber min girt yarê
hişê min bû graveke mezin
distirên zimanên hesûd
kilama veqetinê
de ax û eman ya min e...
xatûnê bi xatirê te lê
şekirê navê desmalê
hevalê porsora minê
rûkê şox û şengîyê
bihuşta me li dû maye, li dû maye
emrê bihara me qediyaye
rê bang min dike, çavê min zîz e
nayê red kirin ew qeder e...
hoşçakal
gün dönerken kızıla
bize de yol göründü..
bugün payıma düşen ayrılık
yabancı eller dostum artık..
uzak, bilinmez yollar
bahtımı kararttı.
fikrim büyük, yalnız bir ada..
haset diller ayrılık şarkısı söyler
âhlar amanlar benim.
hoşça kal..
yazmanın içindeki şeker
dostum, kızıl saçlım
şen yüzlüm
hoşça kal..
cennetimiz uzakta
baharımız tükendi
yollar çağırıyor
gözlerim suskun..
kaderden öte yol yok bize..
Mükemmel bir Mohsen Namjoo şarkısı. Klibi, müziği, ritmi ve özellikle sözleriyle derinden etkileyici. finali ise muazzam. teşekkürler maweraunnehir.
(vid:#3343)
Buyrun bu da 3 dilde sözleri:
Roozi shodam be nooreh, noor pakhsh shod o havâ raft
One day, I visited the light, but it shattered and disappeared in the haze
bir gün ışığa yürüdüm, ışık havada ufalıp yitti.
Roozi shodam be sooleh, sooleh rikht o be gâ raft
One day, I visited the warehouse, but it was destroyed and had been f cked
bir gün hangara gittim, hangar yıkıldı ve yok oldu.
Roozi shodam be tohi, ghash kard o delesh gereft o raft
One day, I visited the emptiness, but it fainted, became heartbroken and went away
bir gün hiçe gittim, bayılıp karnını tutarak gitti.
Roozi shodam be sedâghat, vây vây kojâ raft
One day, I visited the truthfulness, Oh oh, oh oh, it went to nowhere
bir gün sadakata gittim, vay vay vay o nereye gitti?
Vây vây vâ vây, kojâ raft
Oh oh, oh oh, it went to nowhere
vay vay vay o nereye gitti?
Vây vây vâ vây, kojâ raft
Oh oh, oh oh, it went to nowhere
vay vay vay o nereye gitti?
Vây vây vâ vây, kojâ raft
Oh oh, oh oh, it went to nowhere
vay vay vay o nereye gitti?
Vây vây vâ vây, kojâ raft
Oh oh, oh oh, it went to nowhere
vay vay vay o nereye gitti?
Hamash delam migireh, hamash tanam asireh
My heart is always sorrowful, My bodys in torture
hep canım sıkılıyor, hep tenim esaret içinde.
Khanjar zadam khoob nashod, bal bal zadam joor nashod
I lacerated it with dagger, but it wasnt healed, I tried to sooth it by the nightingales voice, but it wasnt tranquillized
hançerledim ama iyileşemedim. kanat çırpındım ama olmadı.
Hamash delam migireh, hamash tanam asireh
My heart is always sorrowful, My bodys in torture
hep canım sıkılıyor, hep tenim esaret içinde.
Khanjar zadam khoob nashod, bal bal zadam joor nashod
I lacerated it with dagger, but it wasnt healed, I tried to sooth it by the nightingales voice, but it wasnt tranquillized
hançerledim ama iyileşemedim. kanat çırpındım ama olmadı.
Mâ râ beh jâmeh hendi, mâ râ beh rasme rendi
We swear to the Indian goblet, we swear to the code of chivalry
bizimdir hint kadehi, bizimdir sarhoşluk.
Mâ râ beh ranj o doori, mâ râ beh eshgh o shoori
We swear to the pain of separation, we swear to the love and passion
bizim ayrılık acısı, bizim aşk ve meşk.
Mâ râ beh râzeh fâshi, mâ râ beh âsh o lâshi
We swear to a revealed secret, we swear to a wounded (in Iran-Iraq war)
bizimdir sır tutamama, bizimdir serserilik.
Mâ râ beh hâmeleyeh bâkereh, mâ râ beh shahideh zendeh
We swear to the pregnant virgin (Virgin Mary), we swear to the alive martyr (Jesus in Islamic beliefs)
bizim hamile ve bakire, bizim hala soluyan şehit.
Mâ râ beh hâmeleyeh bâkereh, mâ râ beh shahideh zendeh
We swear to the pregnant virgin (Virgin Mary), we swear to the alive martyr (Jesus in Islamic beliefs)
bizim hamile ve bakire, bizim hala soluyan şehit.
Hamash delam migireh, hamash tanam asireh
My heart is always sorrowful, My bodys in torture
hep canım sıkılıyor, hep tenim esaret içinde.
Khanjar zadam khoob nashod, bal bal zadam joor nashod
I lacerated it with dagger, but it wasnt healed, I tried to sooth it by the nightingales voice, but it wasnt tranquillized
hançerledim ama iyileşemedim. kanat çırpındım ama olmadı.
Hamash delam migireh, hamash tanam asireh
My heart is always sorrowful, My bodys in torture
hep canım sıkılıyor, hep tenim esaret içinde.
Khanjar zadam khoob nashod, bal bal zadam joor nashod
I lacerated it with dagger, but it wasnt healed, I tried to sooth it by the nightingales voice, but it wasnt tranquillized
hançerledim ama iyileşemedim. kanat çırpındım ama olmadı.
Mâ râ beh sheykheh mobile dâr, mâ râ be basijiyeh file dâr
We swear to the Mullah, who possesses a mobile phone, we swear to the Basiji, who possesses modern electronic files
bizimdir cep telefonlu molla. bizim bilgisayarda dosyası olan devrim muhafızları.
Mâ râ beh nehzateh hosseyn, mâ râ be foroudgâheh khomein
We swear to Imam Husseins heroism, We swear to the Khomeins airport
bizimdir hüseyin'in yolu, bizimdir humeyni'nin havaalanı.
Mâ râ beh rahbareh soufi, mâ rv be type koufi
We swear to the Suffis leader, We swear to the Kufi calligraphy
bizim sufi rehberi, bizim kufi alfabesi.
Mâ râ beh hâmeleyeh bâkereh, mâ râ beh shahideh zendeh
We swear to the pregnant virgin (Virgin Mary), we swear to the alive martyr (Jesus in Islamic beliefs)
bizim hamile ve bakire, bizim hala soluyan şehit.
Mâ râ be âsfâlteh soorâkh, mâ râ be lezzateh âkh
We swear to the cracked asphalt, we swear to the joy of saying oh! (sexual innuendo)
bizimdir yıkık asfalt, bizimdir "ah" demenin lezzeti.
Mâ râ beh hâmeleyeh bâkereh, mâ râ beh shahideh zendeh
We swear to the pregnant virgin (Virgin Mary), we swear to the alive martyr (Jesus in Islamic beliefs)
bizim hamile ve bakire, bizim hala soluyan şehit.
Hamash delam migireh, hamash tanam asireh
My heart is always sorrowful, My bodys in torture
hep canım sıkılıyor, hep tenim esaret içinde.
Khanjar zadam khoob nashod, bal bal zadam joor nashod
I lacerated it with dagger, but it wasnt healed, I tried to sooth it by the nightingales voice^, but it wasnt tranquillized
hançerledim ama iyileşemedim. kanat çırpındım ama olmadı.
Hamash delam migireh, hamash tanam asireh
My heart is always sorrowful, My bodys in torture
hep canım sıkılıyor, hep tenim esaret içinde.
Khanjar zadam khoob nashod, bal bal zadam joor nashod
I lacerated it with dagger, but it wasnt healed, I tried to sooth it by the nightingales voice^, but it wasnt tranquillized
hançerledim ama iyileşemedim. kanat çırpındım ama olmadı.
they shot us down bang bang
onlar bizi vurdu bang bang bang
we hit the floor bang bang
biz yere düştük bang bang
that awful sound bang bang
ve o korkunç ses bang bang
Dexter isimli dizinin efsane repliklerinden. Doakes'un dexter'a sarfettiği bir cümle. 7. sezonun final bölümüne de ismini vermiştir. sürpriz orospuçocuğu diye türkçeye çevrilebiliyor olsa da aynı tatmini vermemektedir, ingilizce kullanılması tavsiye edilir. Zaman zaman insanın günlük yaşantısında dahi kullanası gelir. Küfür etmenin keyfi türkçe de bir başka olsa da bu küfürün yeri dolduralamıyor arkadaş.
yedi sülalemizi sikip sonra "ayağına getirttirip" konuşan her adam hakkında ki görüşlerimizin 180 derece değişmesi gerektiğini düşünenleri ortaya döken gençtir. Bir konuşmayla, ki samimiyetsiz bir konuşma olduğuna eminim, insanların görüşleri hemen tam tersine dönerse asıl puşt onlara denir, bu delikanlı gence değil.
Güzel poposuyla bir anda ilgi(mi) çekmeyi başarmış, yüzünü göremesem de gördüğüm kadarıyla güzel olduğu kanısına vardığım hatun. evet hatun, bizim oralarda güzel kadınlara hatun denir. Ayrıca Murad osman denen biraderi de it gibi kıskanmaktayım fotoğrafları gördüğüm andan beri. Öyle götü benim önüme koy, peşinden cehenneme girsem farkına varmam. Adam da dünyayı dolanmış peşinde gerçi, nasıl kaptırdıysa artık kendini.
Müşterilerine 22 liraya 100 gram çiğ kıyma gönderen, istenen 2-3 yan ürünün ise yarısını farklı yarısını ise hiç göndermeyen restoran. Bu kafayla uzun ömürlü olamazlar, kesinlikle tavsiye etmiyorum.
Who's that riding in the sun?
Who's the man with the itchy gun?
Who's the man who kills for fun?
Psycho Dad, Psycho Dad, Psycho Dad.
He sleeps with a gun
but he loves his son
Killed his wife 'cos she weighed a ton.
Psycho Dad, Psycho Dad, Psycho Dad.
A little touched or so we're told
Killed his wife 'cos she had a cold
Might as well she was gettin' old
Psycho Dad, Psycho Dad, Psycho Dad.
He's quick with a gun
And his job ain't done.
Killed his wife by twenty-one,
Psycho Dad!
Who's that riding in the sleigh?
Who's that firing along the way?
Who's roughing up bums on Christmas day?
Psycho Dad, Psycho Dad, Psycho Dad
Who's the tall, dark stranger there.
The one with the gun and the icy stare.
The one with the scalp of his ex-wife's hair!
Psycho Dad, Psycho Dad, Psycho Dad!
Who's that riding across the plain?
Who's lost count of the wives he's slain?
Who's the man who's plumb insane?
Psycho Dad, Psycho Dad, Psycho Dad
He's a durn good pa, but he hates the law.
He's likes to eat it raw, He's Psycho Dad!
Hakkında hiç entry girilmemiş olmasından da anlaşılacağı gibi çok fazla turistik olmayan yaylalarımızdan birindeki gölettir. Biz de aşağıdaki köylerden birinde esnaf bir abinin tavsiyesi üzerine çizdiğimiz parkurda yer almamasına rağmen programımızı değiştirerek gitme kararı aldık. Düzce ilinde yer alan bu gölete ulaşmak için ya araç kullanmanız gerekiyor ya da orta zorluktan bir tık daha sert denebilecek bir parkurda 20 km civarı bir yürüyüş yapmanız gerekiyor. Fakat her halükarda ulaştığınız yer cennetten bir parçaymışçasına gelecek gözünüze, bunu garanti edebilirim. Talihsizlik ki, 2 günlük doğa gezimiz boyunca fotoğraf makinamızın pilinin bittiği tek yer burasıydı. Kendimiz fotoğraflayamadık ama en kısa zamanda tekrar gidip kamp yaparak bol bol fotoğraf çekmeyi planlıyoruz. Ancak kartpostallarda görebileceğiniz güzellikteki bir doğaya sahip olan bu gölet çam ağaçlarıyla ve yeşilin mükemmel bir tonuyla çevrili. Devamında çıkacağınız yayla ise yine ülkemizin ne kadar güzel bir yer olduğunu hatırlayarak kendinizden geçmenize neden olacak güzellikte. Doğa yürüyüşü ve kamp severler için mutlaka uğranması gereken bölgelerden. Ancak yaz aylarında gitmeyecekseniz normal arabalarla ulaşmanız pek mümkün olmayacaktır. Mümkün mertebe 4x4 ya da en azından 4x2 araçlarla gitmeyi tercih etmenizi tavsiye ederim.
namıdiğer alkatraz kuşçusu. asıl adı Robert Franklin Stroud fakat genel olarak robert stroud olarak bilindiğinden başlığı öyle açtım. 1890 - 1963 yılları arasında yaşamış olan ve hakkında bir film, bir de kitap olan mahkum. Genç bir kadını döven bir adamı öldürdükten sonra karakola kendisinin teslim olduğunu ve 12 yıllık bir cezaya çarptırıldığını biliyorum. Kendisi aynı zamanda bir ornitologdur ve daha önce kaldığı hapishanede kuş beslemesine rağmen nedense Alcatraz'da kuş beslemesine izin verilmemiştir.
orjinal ismi forschungen eines hundes olan, Franz kafka'nın ölümünden 2 yıl önce, yani 1922'de yazdığı eser. Bu kitap hakkındaki en güzel yorumu "hikaye olmak için uzun, roman olmak için kısa, tadımlık için çok doyurucu, doymak içinse çok tadımlık." entrysi ile ekşi sözlükten hacamat nickli yazar yapmıştır bana göre.
19 ağustos 1982 doğumlu, slovenyalı, üç adım atlamacı, bayan atlet. hakkında henüz entry girilmemiş olmasına şaşırdım, zira kendisi tabir-i caizse tam bir afet-i devrandır. Uzun zamandır takip ettiğim sporcular arasındadır kendisi. Türk halkı olaraksa, ısınırken kameramanın kalçalarına odaklanması vesilesiyle tanıştı büyük çoğunluk sanıyorum ki.