1962 yılında trabzon'da doğan, dokuz eylül üniversitesi tiyatro bölümünden mezun olmuş oyuncu. şu sıralar hatırla sevgili dizisinde adnan menderes olarak karşımızda kendisi. ama onun gerçek oyunculuk yeteneğini görmek istiyorsanız ankara devlet tiyatrolarında herhangi bir oyununu izlemelisiniz. özellikle irfan şahinbaş atölye sahnesinde sergilenen ghetto oyununda canladırdığı ss subayı bir çok kişinin aklına kazınmış durumda.
1973 doğumlu kanadalı-amerikalı şarkıcı ve söz yazarı kişidir rufus. jeff buckleyle karşılaştırılır bazı bazı. hatta shrek sountrackında hallelujah şarkısını seslendirmiştir. ama kanımca bu yorumu buckleyin yorumundan daha iyi değildir. beş stüdyo albümü bulunmaktadır. gong to a town, across the universe* süper şarkılarından ikisi. leaving for paris şarkısı ise the oc sontrakinde yer almıştır. *
albümleri:
ankara devlet tiyatrolarına bağlı sahne. yeri gimatta toptancılar sitesinin ordadır. aha burayı nasıl bulsun insanlar, buraya nasıl ulaşsınlar demeyin. çünkü bu sahnede oyun başlamadan bir saat önce ulustaki büyük sahneden buraya servis kalkmaktadır. diğer sahnelerden farklı olarak oyunun oynandığı alan ile oturulan alan aynı seviyededir. böylece oyuna daha hakim olur, kendisinizi sahnede oyunun içinde hissedersiniz. yalnız oturma yerleri koltuk değil bank tadında olduğundan izlediğiniz oyun uzunsa kalça düzleşmesi yaşamınız olasıdır. ama çok güzel bir sahnedir çok.
elton mayo önderliğinde hawthorne fabrikalarında yapılan, bugün neoklasik organizasyon teorisi olarak bilinen teorinin oluşturulmasını sağlayan ve 11 yıl süren sosyal psikoloji deneyleri sırasında bilimsel literatüre eklenmiş bir kavramdır.
araştırma sırasında gözlendiğini bilen deneklerin doğal davranmayıp, gözlemcinin istediği şekilde davrandığını ifade eden kavramdır.
(bkz: hawthorne effect)
98 yapımı başrolerinde jude law* ve gretchen mol ün olduğu çizgisiyle diğer romantik filmlerden daha farklı bir yerde duran film. danny* beş yaşındayken doğumuna yardım ettiği annaya* o dakika kafayı takar ve ileride ben bu kızla evlenecem der böylece filmin hikayesi de başlamış olur. filmde anna kareninaya yapılmış göndermeler bulmak mümkün.
danny karakterinin aşk nedir sorusuna verdiği cevap yan odadan sevdiğiniz bir melodi gelir diye başlar. filme ismini veren de bu cümledir. danny karakteri süperdir zaten, aslandır kaplandır. truly madly deeply şarkısı çalar filmde içiniz hoş olur.
milliyet gazatesinde idrak yolları başlığı altında köşe yazıları yazan gazeteci. köşesinde manik depresif başlığında küçük notlar şeklinde bir bölümde var ayrıca.
ankarada kızılırmak sokakla olgunlar sokak kesişiminde bulunan sinema. bağımsız yapımlar, avrupa sineması ve festivaller denilince akla gelen ilk sinema salonu. belki bir kaç sokak ötesindeki büyülü fener kadar lüks değil ama bambaşka bir büyüsü var. ticari filmlere pek yanaşmadığından kapanma riskiyle karşı karşıya kalmaz inşallah. tek kişi için bile gösterim yapmaktan çekinmiyorlar bu arada.
ziraat bankası takımında pasör olarak voleybol oynayan, aynı zamanda milli takımında oyuncusu olan başarılı sporcu. izmirde yapılan 2005 üniversite oyunlarında şampiyon olan erkek voleybol takımında aslanlar kaplanlar gibi mücadele etmiştir kendisi. ayrıca pasör olmasına rağmen oldukça başarılı smaçlar atmakta ve süper blok yapmaktadır
26 haziran-9 temmuz arası yapılacak olan, erkeklerde roger federerin* bayanlarda ise amelie mouresmonun seri başı olarak mücedele edecekleri turnuvadır.
1899 yılında new york ta doğup 1957'de yaşama veda eden aktör. casablanca, the barefoot contessa ve sabrina popüler filmlerinden bazıları. trençkot bir erkeğe ancak bu kadar yakışır heralde. sigara içişi ise ayrı bir efsane.
new york ta bulunan dünyanın en lüks mücevher dükkanlarından biri. breakfast at tiffany s filmindeki tiffanydir kendileri. audrey hepburn nün canlandırdığı holly golightly filmin açılış sahnesinde tüm zerafetiyle bu mücevher dükkanının önünde kahvesini içer ve donutını yer.
ankarakızılırmak sokakda ikamet eden, güzel müzikler çalan, menüsünde bir sürü süper yiyecek-içecek olan, ahşap dekorasyonuyla gönüllerde taht kuran cafe. bahar gelince şöyle püfür püfür bahçesinde oturmalı, çay yudumlanmalı...
televizyonda defalarca denk gelinip yine izlenilen film. üç bayan başrol birbiriyle o kadar uyumlu ki... uzun süre bir yerde kalamayan bir ebeveynin çocuklarıyla beraber ordan oraya taşınması ve maceralarını anlatan keyifli seyirlik.
spoiler shoop shoop song şarkısını söyledikleri final sahnesi ve patlak göz kristina riçi kızımızın odasına okyanus resmi yaptıkları sahneler çok eğlenceli*
değdi saçlarıma bahar küleği
nazende sevgilim yâdıma düştün
sevenin bahtına bir güzel düşer
sen de tek sevgilim aklıma düştün
nazende sevgilim yâdıma düştün
gözlerim yoldadır, kulağım seste
ben seni unutmam en son nefeste
ey ceylan bakışlım, ey boyu beste
gurbette sevgilim aklıma düştün
nazende sevgilim yâdıma düştün
sensiz dağ yoluna çıktım bu seher
öksüz kumru gibi güller lâleler
"sen niye yalnızsın?" sordular eller
gurbette sevgilim aklıma düştün
nazende sevgilim yâdıma düştün
kortların gördüğü en komplike oyunculardan biri kendisi. zaten 1988 yılında grand slam yapması da bunun en büyük göstergesi. bir dönem monica seles, arantxa sanchez vicario ile fırtınalar estirdi kortta. ben hiç hazetmem kendisinden ama yiğidi öldür hakkını yeme. bu kadın gibi backhand slice atan az görülmüştür. cillop gibi andre agassiyi kapıp evinin kadını çocuklarının anası olmuştur. ha birde bunun kadar buz ifadeli bir oyuncu daha hatırlamıyorum ben. 377 hafta dünya sıralamasında bir numarada kalmıştır. favori turnuvası wimbledon, favori kortu çim kort tur kendisinin.
dünyanın en prestijli bisiklet yarışı. kazananların sarı mayo giymesi gibi bir gelenek de söz konusu. lance armstrong kişisi de beş kere üst üste kazanarak rekor kırmıştır bu yarışı.
hikayeleri peri masalına benzeyen rus artistik patinajçı çift. 98'da avrupa ve dünya 99'da dünya şampiyonu oldular. hikayeyi peri masalı yapan ise elena'nın başından geçenler. anton sikharulidze ile paten hayatının başından beri yakın arkadaş olan elena berezhnaya aslında ilk önceleri oleg shliakhov ile çiftti ve üstelik birbirlerine aşık olmuşlardı. fakat bir antreman sırasında shliakhov'un pateni elena'nın başına saplandı ve deyim yerindeyse nerdeyse beyninin dağılmasına neden oldu. konuşma yetisinin bulunduğu alan oldukça büyük bir hasar görmüştü. bu yaşananlar çiftin ilişkisine son noktayı koydu ve elena oleg'in yüzünü bir daha görmek istemediğini belirtti. işte bu sırada maria petrova ile birlikte kayan anton sikharulidze onunla yollarını ayırdı ve iyileşme sürecinde uzun zaman elena'ya destek oldu. bir daha buz pistine dönemeyeceği söylenen elena iyileştikten sonra anton ile çok başarılı bir çift oluşturdu. 2002 olimpiyatlarında birinci oldular. adları çeşitli doping skandallarına karışsada olimpiyat başarıları elelştirilsede onlarda buz tarihinin unutulmazlarından.
buz üstünde tam bir show man. kürsüde ilk sıralarda çok göremedik belki bu fransızı ama herkesin kalbinin birincisidir o. gösteri programlarında yaptığı seriler hala dilden dile dolaşıyor. seyircilerin arasına girip bayan hayranlarını öpmesini mi anlatalım, üstünü çıkarıp dosta düşmana sporcu fiziğini göstermesini mi yoksa buz üstünde takla atmasını mı? dartagnan serisine ise diyecek laf bulamıyorum. bir aslansın kaplansınla yazımı bitirmek istiyorum.
yıllarca mavi ayın maddie'si olarak dinledik o'nu. trt'nin vazgeçilmez seslerinden benim için. ne zaman ankara devlet tiyatrolarında demir oyununun fayı olarak sahnede gördüm onu o andan sonra iyi bir oyuncu olarakta kazıdım onu aklıma. şimdilerde ıhlamurlar altındanın merali olarak karşımızda.
90'lı yılların başında aziz ahmet dizisiyle benim hayatıma giren oyuncu. oyunculuktaki başarısı tartışma götürmez. eşkıyanın kötü adamı, gülbeyazın sevimli huysuz ihtiyarı.
pistol pete lakaplı yunan asıllı amerikalı tenisçi. tam bir wimbledon savaşçısı, servis vole üstadı, çim kort uzmanı. dört sonrada üç kere üstüste olmak üzere toplamda yedi kere wimbledonu kazanan sporcu. tek kazanamadığı grand slam rolland garros olmuştur, zira oyun stili bu kort için hiç uygun değildir; ısrarla bu korttada servis vole oynamaktadır. usa open 2003 te tenisi bıraktığını açıklamış pete samprasın toplamda 14 grand slam şampiyonluğu var.
breakfast at tiffany sde audrey hepburn canlandırdığı karakter. sinema tarihinin unutulmaz rolleri arasında yerini aldı bile. little black dressi, 55 ekran gözlükleri, uzun ağızlıkla sigara içişi ve başka filmlere bile konu olan how do i look deyişiyle bir çok kişinin aklında. new yorka zengin koca bulmak için gelmiştir kendisi, pencere pervazlarında şarkı söyler, kedisine isim koymaz, gece yarısı komşusunun ziline basıp kapıyı açtırır, gönlünü üst kat komşusuna kaptırır. anlatmakla bitmez holly golightly.
uzun yıllar buz dansında adından söz ettiren ve kürsüde görmeye alışık olduğumuz italyan çift. 2001 yılında dünya şampiyonu olduklarında anissina peizerat hakimiyetine de son vermiş bulunuyorlardı ve bu durum yıllardan beri süren rekabeti kızıştırmıştı. bu şampiyonluk çok önemliydi onlar için çünkü avrupa şampiyonasında fransız çift son saniyelerde düştüğü için fusar-poli margaglio çiftinin avrupa şampiyonluğu içi boş olarak değerlendirilmişti. kazanılan bu dünya şampiyonluğu güzel bir cevap olmuştu.
şu sıralar amatör spor hayatını bırakıp profesyonel spor yaşamlarına devam eden bu çifti en son torina 2006 olimpiyatlarında gördük. olimpiyatların italyada yapılmasından dolayı dört yıl aradan sonra buza dönen çift malesef şansızlıklar yaşadı ve salt lake cityde kaptırdığı madalyayı burda da elinden kaçırdı.
2000 yılında avrupa ve dünya, 2002 salt lake city de olimpiyat şampiyonu olan bir buz efsanesi bir çift daha. fransız çiftin başarılarının sayısı bu kadar az değil; avrupa ve dünya şampiyonalarında bir çok kez kürsüye çıktılar. suzanne ve carmina burana serileri akıllara kazındı. rus asıllı olan marina anissina kızıl saçlarıyla hatırlarda. çiftin özelliklerinden biride çeşitli serilerde anissina'nın peizerat'ı kucağına alıp taşıması.
1998 yapımı kadrosunda gwyneth paltrow ve john hannahın* yer aldığı türkçeye raslantının böylesi olarak çevrilen keyifli seyirlik. gwyneth paltrow bu filmdeki helen rolü için titanicin başrol teklifini geri çevirmiş.* metronun kaçırılmasıyla başlayan raslantılar iki yönde ilerliyor ve siz filmin nasıl bir sonla biteceğini merak etmeye başlıyorsunuz.
1916 amerika'da doğan ve 2003 yılında aramızdan ayrılan unutulmaz aktör. benim için her daim roman holidayin joe bradleysi olarak kalacak gregory peckhoolywoodda naifliği ile ün yapmış ve 1962 yılında oscarı da kapmıştır. ayrıca audrey hepburn kendisi için 'büyük insanların sadeliğini, basit insanların büyüklüğünü hep çok iyi canlandırdı.' demiştir.
edebiyat dünyasında büyük bir skandal yaratmış romancı. romain gary adıyla yazdığı kitaplar yerden yere vurulurken emile ajar takma adıyla yazdığı romanlarla ödül bile almıştır. bu olay edebiyat çevrelerinde duyulduğunda ise bir çok kişi bu olayı yüzyılın edebiyat skandalı olarak değerlendirmiştir. jean seberg ile evlenmiş ve eşinin intihar etmesinde uzun yıllar sonra onun yokluğuna dayanamıyorum diyerek kendisisde intihar etmiştir. kadının ışığı, biletiniz buraya kadar ve onca yoksulluk varken en bilindik kitapları.