kaplumbagalarda ucar filminde filmin başrol oyuncularından birinin lakabı,lakabın takılması ise kuzey ıraktaki kürt köylerini dolaşıp uydu anteni takmasından gelmekte..
i've got sunshine, on a cloudy day...
when its cold outside, i've got the month of may.
i'd guess you'd say,
what can make me feel this way?
my girl,
my girl,
my girl,
talking bout my girl.
my girl!
i've got so much honey the bees envy me.
i've got a sweeter song than the birds in the trees.
well i'd guess you'd say,
what can make me feel this way?
my girl,
my girl,
my girl,
talking bout my girl.
my girl!
i don't need nobody,
oh just my baby.
i've got all the riches baby,
one man can claim.
i'd guess you'd say,
what can make me feel this way?
my girl,
my girl,
my girl,
talking bout my girl.
my girl!
i don't need nobody,
oh just my baby.
i've got all the riches baby,
one man can claim.
i'd guess you'd say,
what can make me feel this way? kısmısıylada insanı bitiren yerdedir,bu şarkıda umarsızca onu kollarına alarak dansettiğin günleri aklına getirir.
eski sevgilinin anıları defterinde yerini almış başka bir şarkı dahadır..
tayini çıkan valinin ya da başkanın eskişehir deyince aklına ilk gelen yerin yenibağlar ve merkez olması durumda yapabileceği durum,yoksa eskişehir denen yerin hafifinden hallice büyük bir yer olduğunu(1,5 saat yürüme mesafesi) emekten vişneliğe yürüdüğünde o vali büyük ihtimalle vişne evlerine ev tutacaktır.
Karşıya Kilise sokağındaki sahaf reha amcanın raflarında karşılaştığım yazardı Bekir Yıldız..Aldığımda ne olduğunu bilmiyordum,neyi okuyacağımı bilmiyordum, adını duymamıştım.Kerim Korcan yada Metin Kaçan gibi bir yazar zannetmiştim sadece,dershaneden eve dönerken demir bebek adlı kitabını elime alıp rastgele bir öykü seçtim,okumaya başladım ve moral bozukluğu ile beraber o dönemde bu yazıları yazacak kadar cesur olması şaşırtmıştı, o günden sonra baş ucu kitaplarımın yazarı olmuştur.
Uslubuna gelince, sosyal-gerçekçilik diye saçma bir isimle adlandırdığımız fakir baykurt,orhan kemal ya da yaşar kemal gibi değildir, hepsinden çok daha sade şekilde verilmek isteneni vermiştir ki bu sanat sanat içindir anlayaşından nefret eden bana ilaç gibi gelmiştir.Dönelim üslüba kaçakçı sahan adlı eserini isteyene gönderebilirim internet üzerinden ya da demir bebek kitabındaki beni çok etkileyen öyküsünü.. anlatılacak birşey değildir çünkü..
ilk olarak 18imde yaşadığım şeydir, tamamiyle birbirimize ait olacağımızın andı gibiydi( abraham maslowun hiyerarşisi bok yiye,o derece!) karşıyakadan otobüse atlayıp bucaya gelesiye kadar yolu sadece temptionstan my girl şarkısını dinleyerek eve geldiğimde hala sırıtmaktaydım be sözlük!..
teşhircilik olayını abartmış ve bizi bunları okuyan andavallar haline getirmiştir, yararlı olanları tabiki vardır ama cinsel içerikli garip hatun blogları sıçılacak ağızın göte yakın geldiğinin göstergesi haline gelmiştir.
hayatında hiç sevilememiş ve tüm seks ihtiyacını tek gecelik ilişkilerle karşılamayı hayatının bir parçasına yerleştirilmiş yaşı 35ten öte hatunlarımızın açtığı bloglardaki yazıları okuyunca "Hassiktir be osman abi, eyes wide shut olmuş ortalık" demekten kendinizi alamıyorsunuz, acı mesele buna özenen diğer hatunlarımızın olması, pazarlamayı yürekten kabullenmiş ve bu işi yapmak için varını yoğunu ortaya koyan ben bile bazen özenmiyor değilim bu kadar ilgi çekmelerine... gerçi ilk öğretilen şeylerden biri "seks satar" mottosudur..
örneğin
5 kız arkadaşımla birden gittiğimiz 222de çılgınlar gibi eğleniyorduk, yan masadaki çok çekici italyan yaka gömlekli 4 erkeğin bizi kestiğini farkettim, ancak bana bakıyorlardı,sadece bana.. diğer masalardan da kesildiğimi farkettim .. onlarla bu gece birlikte olmak istiyordum, etraftaki tüm penisler için bir z point, bir mıknatıs,bir uydu,bir paratonerdim.
gerçeği ise..
bana televizyon ve internetten dayatılan konumlandırması baldan tatlı yaşama hayranım, geldiğim yer ne yazıkki buna musait değil, büyükşehirlerden gelenlerle zor anlaşıyorum zaten, diğer beş kız arkadaşımda benim gibi, ama geçen seneki yaratıklığımızı karınca yağı ile atlatmayı başardık, saçlarımızı boyayıp beyaz pantolonları çektik ki prensesler gibi olalım.. kozmetiğin bizi ne hale getirdiğini görünce gözlerimize inanamadık ve 222ye egomuzu tatmin etmeye çalıştık, orda bizi sikmek istediler,giderimin olduğunu düşünmek bile sevindirici, geçende bir çocuk çok tatlıymış dedi, içimin yağları eridi, öte yandan bizi sikmek istemelerinin düşüncesi bile korkunç ve iğrenç gibi gelsede, o günden bu yana kendimi iyi hissediyorum
nick cave ve diğer üç kankasının kurduğu klasik nick cave tarzının biraz daha haraketlisi bir müzik yapan grup.Verdiği konserlerde takım elbiseden vazgeçmemeleri ve kemancı abinin yıllar yıllar önce fenerbahçede oynayan mağra adamı faruk olduğu arkadaş geyiklerine yansıyan yönleridir..
hayatımda ilk kez ayların verdiği bunalımla gereksiz bir kızın elimi alıp, sevdiğin kız, çoktan uçtu,sakın gitme lafından sonra tam olarak inanmaya başlayacakken, soyadımı sorup öğrendiğinde soyadında darlık var demesiyle piyuuu! çektiğim hede..
blondie'yın masumane bir şarkısı gibi gözüksede aslında hiçbiri masum olmayan cin kızlara özel olarak yazdığı şarkı, fransızca bölümünde debbie'nin haraketleri, şarkının klibinde masumane kız tavırlarıyla gönülleri fetheder..
know a girl from a lonely street
cold as ice cream but still as sweet
dry your eyes sunday girl
hey i saw your guy with a different girl
looks like he's in another world
run and hide sunday girl
hurry up hurry up and wait
i stay away all week and still i wait
i got the blues
please come see what your lovin means to me
she can't catch up with the working crowd
the weekend mood and she's feeling proud
live in dreams sunday girl
"baby i would like to go out tonight"
"if i go with you my folks'll get uptight"
stay at home sunday girl
hey, i saw your guy with different girl
looks like hes in another world
run and hide sunday girl
when i saw again in the summer time
if your love was as sweet as mine
i could be sunday girl
hurry up hurry up and wait
i stayed away all weekend
and still i wait
i got the blues, please come see what your loving means to me
hurry up, hurry up hurry up and wait
i got the blues please, please
please come see what you do to me
i got the blues
hurry up,
hurry up hurry up and wait.
hurry up,
please come see what you do to me..
yaptıkları klasik albümler dışında theremin ile yaptıkları bir kaç konser kaydı sabah hayata canlı bir şekilde uyanmanızı sağlıyor, hele ki theremin ile siz aynı haraketleri yapınca tüm anadolu üniversitesi kampüsünü 3 kere bisikletle bir kerede koşarak turlayabilmenizi sağlayacak enerjiyi ve sevinci bünyeye enjekte ediyor.
hayatımın bir buçuk senesini gitgellerle heba ettiğim bir şehir, öte yandan şehir dokusu ve benim gibi sakinliği, mahalle yaşamını seven biri için bulunmaz nimet değerindeydi ipekçilik yokuşu tarafı..bursayı özlesemde artık gitmek için hiçbir nedenin kalmamış olduğu boşa heba edilen bir buçuk senenin özeti şehirdir..
shimano nun vites sisteminde ust grubunun *,** baslangici olan seri, dokuzlu sisteme uyumludur, hafiflik acisindan ust gruba gore agir kalsada, daha saglam olmalari (daha uzun dayanmalari!!) tercih sebebidir.. Vites aksamlari sorunsuzdur, duzgun bir ayarlamayla yag gibi kaymasini saglar velespitin ayrica doksanlarin ikinci yarisinda ki uzun omurlu shimano parcalari kadar olmasada, sanirim duzgun sartlarda kullanildiginda fiyat/performansta en iyisi bu seridir..
asla ilk defada ilk oldugunu hissetirmek istemez bir kere, don huan olur bir anda, zaten bir tarafin yillarin tecrubesi, diger tarafinda ilk defa yapiyormus numarasindan oteye gitmez bazen..
bianchi turkiyenin atilim yaparak satin aldigi italyan bisiklet markasi, yaris bisikletlerinde ki basarisi kokludur, ayrica gunumuzde urettikleri kadrolar turkiyede en cok tercih edilen baslangic bisikletlerinden ( salcano, sedona, kron) zannimca daha kalitelidir, kompedentleri ne yazikki bianchinin ellerinde olanlardir, ancak diger atilim whistle gibi atala da kadrolariyla goz doldurmakta,ancak whistle in pazara ilk geldigi gunlerde ki beklenen saha kalkis atala icinde olmamistir, lakin iyi kadrodur, kalin masalisini kullanirim..
geyigi bir yana birakir, cidden sevildigini dusunuyorsan ve seviyorsan ortalikta sevgi pitirciklari gibi dolasmadan "birbirne mesajlarda askosss!! " demeden yazabileceginiz mesajlardir..
ornegin..
eger uslu bir sevgili olabilirsen,sirinleri bile gorebilirsin,gargamelden de korkma ben varim... *
aha,iyiymis lan,gonderiyorum ben bunu..
birlesik devletler tarafindan son carpismalari ikinci dunya savasinda olmus olan * guney fransaya aktarilan birlikler yuzunden iyice zayiflamis olan italya cephesinde o gune kadar yemek yapip,ortaligi temizleyen insanlar iken;ellerine tufek vermeyi dusunmeyen beyazlarin gotleri tutustugunda askerleri cepheye salmasidir,ust rutbeliler disinda tamami siyahlardan olusmus bir birliktir.. ikinci dunya savasindan sonra dagitilmis,birlesik devletler ordusu renk ayrimi yapmayi birakmaya calismaya baslamis, ve beyaz ya da siyah yerine, orduda tek renk yesildir anlayisi getirilmeye calisilmistir..
ozellikle vizelerin verdigi calisma kudretiyle beraber, zihnin yavas yavas dersle koreldigini hissettiginiz, azmin ve gercegin otesindeki yorgunlugu dindiribilmek, pek mumkun olmasada bir yorgunluk halini dindirebilme yollari vardir..
okuldan dokulmus sekilde gelirsiniz, evde yiyecek namina, uc adet patates, bir adet yumurta ve salca bulursunuz, karistirip,gozleri kapatir yersiniz, bu arada bilgisayardan patlatirsiniz yann tierseni, arkasindan biraz da lise anilari yad edelim deyip birazda morrisey koydugunuzda, tadindan yinmez yemegi, yir..arkasindantekel 2001i yakar..sonra izmirde oldugunuzu varsayarsiniz, kucukparkta nargile ictiginizi,caniniz sikilinca hristo emminin meyhanesine kacabileceginizi dusunursunuz, biraz kendizine getirir, bir arkadasta bu aci halinizi gorup size bir sise mastika bulursa,hayat size guzeldir..
asil mesele,bu tur kizlardan cok fazla bulunmaktadir.. yolda yururken siz takmasaniz bile ,bir gruptan "Ve tanri dar pantolonu yaratti.." nidalarini duyar, bir ohannes ceker, bir tekel 2001 yakip kirpi ye yollanirsiniz..