güzel, keyifli, hoş bir iştir şiir yazmak lakin her zaman kitlesine ulaşamaz ve hiçbir zaman net doğruları yoktur, en kötü ve acımasız tarafı budur, şiirle biraz olsun uğraşmış herkes ama herkes bir akımdan etkilenmiştir veyahut özendiği, örnek aldığı şair vardır, onun tarzında yazmayı dener ilk olarak.
bu da matematik gibi fizik gibi formülü olmayan sanatın acımasızlığıdır, bir şiir birine harika gelebilir ama bir başkası tarafından hunharca eleştirilip çöpe atılabilir, biri için muazzam olan şey diğeri için rezalet olabilir.
Çünkü bir akımda kesinlikle mana önemliyken diğerinde soyutluk ve kapalılık önemlidir, bir akımda noktalama işaretleri aşırı önemliyken diğerinde kullanılmaz.
o yüzden benim düşüncem, her şeyden bağımsız olarak, şiir denilen şeyin eleştirisinin sadece yazdığı akımda yapılmasıdır, sadece o akıma mensup insanlara sorulmasıdır.
ve her şey şiir olabilir, nitekim olmuştur edebiyatımızda ayak nasırına dahi şiir vardır.
günümüzde kelime işidir. iyi bir şiir yazabilmek için örgü örmeyi iyi bilmek gerekir, annenizin örgü ipini toplamasına yardımcı olmak buna dahil değildir. örgü öreceksiniz, yani kelimeleri birbirine bağlayıp, yavaş yavaş devam edeceksiniz, her kelimeyi teker teker düşünüp birinde karar kılacaksınız, eğer iki kelime arasında kararsızlık yaşıyorsanız, bir kelimeyi şiirin ilerleyen kısımlarında kullanacaksınız ama mutlaka kullanacaksınız, çünkü, büyük ihtimalle seçtiğiniz kelime, şiirin dışına ittiğiniz kelimeye göre daha kötü bir tercihtir. mesaj verme, gönderme yapma kaygısı taşımayacaksınız ya da bir yere kadar taşıyıp sonra bir kenara bırakacaksınız. şiirin ortalarına doğru bıraksanız iyi olur hatta. eğer şiirinizi yazmaya başlamadıysanız umutlu olacaksınız çünkü hâlâ iyi bir şiir yazma ihtimaliniz var demektir. elbette şiirin ilk kısımlarını yazdıktan sonra bu umudu da bir kenara bırakabilirsiniz. ve asla dediklerimi ciddiye almayacaksınız;
Zor eylem.
Daha çok geceleri gerçekleştirebiliyorum. Bir mum yakıp kalem kağıt alıyorum ve o an ne hissettiğime odaklanıyorum. Sonra ortaya böyle şeyler çıkıyor:
Günümüzde iki kelimeyi birleştirebilen herkesin kendisini yetenekli sandığı lakin gerçeklerin öyle olmayıp, yazması zor, yazmadan önceki aşaması derin bir olgunluk gerektiren uğraştır.
Kimilerin yapıyorum sandığı şeydir.
Oysa saçma salak aşk sözlerini ardarda dizip sensiz kanadı kırılmış böceğim gibi bir intiba uyandırırlar.
Bununla da şair olurlar.
Ulan şiir öyle basit bir şey mi ?
Şiir yazmanın edebiyatını yaparlar bir de.
Haleti ruhiyenizin olmayan derinliğini sikeyim.
insanı insana anlatmaktır.
dolunayın odana loş bir ortam kazandırdığı bir yalnızlık gecesinde ruh halini yazıya dökmektir. belki sadece senin değer verebileceğin o yazıyı okudukça daha da fazla yazmaya çalışmaktır.
aşk müşküllerin işiyse; şiir yalnızların işidir. sürülerde şiir olmaz.
çok derin meselelere iten bir araçtır şiir yazmak. şiir yazan her insan kendine göre şairdir. şiir yazan her insanın güzel birkaç satırı olabilir.
toplum ona şair sıfatıyla yaklaşmasa da, varsın yine yazsın benim o kendine göre şair arkadaşım. döksün kelamını gözyaşıyla birlikte o beyaz sayfalara.
herkesin yapabileceğine inandığı fakat yetenekli bir azınlık tarafından başarılan eylem. her insanın bir anlık duygu patlaması sırasında doğru sözcükleri bulmasıyla da olabilir ama bu vakıa seyrek olur.
(bkz: şiir var şiir var!)
kelebeğin rüyası adlı filmden sonra daha da popüler olan aktivitedir. ne kadar özenti de gözükse desteklenmesi gerekir, insanların duygularını dışa vurmayı öğrenme sürecidir daha çok şiir yazmak.