devlet yurtlarının malum durumu sebebiyle "ucuz olsun, yemeğini de yer, dinini de öğrenir" mantığıyla anadoludan ve/veya varoş semtlerden gelen öğrencilerin günde beş posta risalei nur denen sikindirik kitaplar okutularak, "maymundan gelmedik, onlar maymun böhühü" şeklinde espri anlayışları olan malum hoca efendilerinin kasetlerini dinleyerek, adı sohbet olan fakat yavşağın tekinin çıkıp ukala ukala konuştuğu, başka fikirlerin söylenmesine izin vermediği garip seanslara -zorla- katılarak beyinlerinin yıkanması sonucu aldığı lakap.
insana insandır der, öyle yaklaşırım esasında. fakat bu örgütlenmenin elebaşı orospu çocukları önümde can verse bir gram su veren en adidir. yok öyle bir dünya birader. yok öyle bir türkiye.
kendi doğruları için yalanı mübah görebilen bünyelerin de nail olduğu niteleme.
neymiş efendim hadiste diyormuş ki allah'ın, elçisi "savaşta hile ve oyun mübahtır." evet bu doğru... ama akabinde "şu anda bir savaşın içindeyiz ve yalan söylüyorsak mübahtır" geliyorsa orada durmak gerek. ulan am beyinli, sik düşünceli ademoğlu, eğer ki perspektif bu ise ben de çıkıp "yaşam çetin bir savaş" diyerek tüm dünyayı dolandırırım bütün müslümanlığımı kuşanarak...
var mı öyle hikâye? götünün keyfine göre yorumlayıp da kendine pay çıkartacaksın ya amınakoyim. neyse, öyle bir canlı türü işte...
not: adam gibi, dosdoğru olan münferitleri kapsam dışında tutuyorum(yersiz alınganlıklarla bu notu da yazdırdınız ya bana, bir şey demiyorum artık).
ilgililerine kullanılmaması tavsiye edilen kelime. kişinin niyeti halis de olsa karşısındakine hoş gelmeyebilir. kişiyi kendi ismiyle çağırmak daha makbuldur kanımca. artık terk edilmesi gerekir.