namaz kılmak- yok. genelde zaman olmadığını söylerler, arada bir kandilde kılarlarsa bir kere kılarlar.
zekat vermek- yok. durumu olmadığını söylerler, e be kardeşim zekati geçtim biraz paylaşımcı ol bari. bunlar bi kurban kesiyor bütün eti eve dolduruyor amk. kurban paylaşmaktır, bi öğrenemediniz.
oruç tutmak- haklarını yemeyelim oruç tutar bu kitle sağlık sorunu olmadıkça.
diğer ikisine girmiyorum.
bunlar din'in yasakladığı ne varsa düşkündürler, alkol, zina, kumar. namazdan çıkar milletin karısına kızına basık şahinden laf atarlar.
ama islamın, şeriatın en sıkı savunucuları da bunlardır. haberi yok şeriat gelse götünü keserler amk.
hazır kurban bayramıyken neye benzettiğimi de buldum: amerikan buffalosu.
abd yıllarca ılımlı islamı ve destekçilerini besledi büyüttü ki sonradan kesip güzelce yiyip karnını doyursun. afganistan da islamcıları büyüttü yedi, ırak da saddam ı büyüttü yedi; iyice tecrübelendi, bütün kuzey afrika da islamcıları büyütüp onları yedi, hatta mısır ı 2 kere yedi, suriye de kendi besleyemeyince yiyecek bişi bulamadı ışid i soktu oraya, türkiye de akp yi feto yu cemaatleri destekledi ki 15 temmuz 2016 da akp yi yemeye çalıştı.
bir de bu ılımlı islam buffalolarını besleyip büyütmeye yardımcı olan suudi arabistan/katar var ki ne diyim bilemedim şu an.
islam kelimesi eksik ya da fazla bir kelime mi ki önüne sıfat ekleyerek düzeltme yapıyoruz.
baştan başa karşıyım böyle saçma sapan düşüncelere.
islam tek, tam uygulanır.
sıfat ekleyerek yapışan şey islam değil batının modern savaşı "islama karşı islam " bir yaftasıdır.
Öteki gündem programına konu olan düşüncedir. ılımlı islam, dinlerarası diyalog, islam'ı tehdit olan görenler, vatikan'ın projeleri konuları işleniyor.
insanların sevgisini kazanayım, insanları dine çekeyim, insanların güvenini ve sevgisini kaybemeyeyim, amam birilerine ters gitmeyeyim, "islam'ın hep dürüstlük, kardeşlik, hoşgörü vb. Yönlerini anlatayım; gerisi inanmayanların hoşuna gitmez." diyen, hakkı söylemeyen ılımlı hocalardan nefret ediyorum!
allah'a inandığını söyleyen fakat allah'ın örtünme emrine uymayan bazı genç kızlarımızın içinde bulundukları düşünce. etrafta bir tane eşarplı genç görse "ayy kim zorluyo bunları .s.s" diyen kızlardır o kızlar efendim. yanlış anlaşılmasın.
türk halkının büyük çoğunluğunun bağlı olduğu bir neo mezhep, gerçek islam değildir. Zaten ılık sütler gerçek müslümanlar olan ışid tayfasını gördükleril zaman ''bunlar müslüman değil yeaa'' derler.
batının ve islam duşmanlarının islamı ılımlı ve radikaller diye katagorize ettiği ılımlıları destekleyip radikalleri tereröst ilan ettiği projesidir.
Türkiyede uygulanmaya çalışan ılımlı islam 17 aralığa kadar akp hükümeti ve gülen cemaati tarafından uygulanmaya çalışılmıştır. Bu iki figüran arasına güç paylasımı yuzunden çıkan kavga netıcesınde gulenden daha radikal olan rte tarafından gulen ekibinin tasviyesine başlanmıştır. Batı ve islam duşmanları bunun neticesinde ılımlı islamı türkiyede rafa kaldırmıstır. Şuan için aciliyetin rte nin iktidardan uzaklaştırılmasıdır.
laik sistemde aslinda ılımlı islamcilik yapan parti bile yasaktir ama iste akpartiye kapatma davasinda hic sözü bile edilmedi halbuki akpartinin en cok kullandigi sloganlarinda biriyidi, akpnin ilk senelerinde..
tamamı ile iki yüzlü bir kavramdır. bu öyle bir kavram ki; en başta türkiye'nin son 10 yılına baktığımızda biribiri ardına hareket eden siyasi cereyanlar, ''ılımlı islam'' başlığı altında insanların ne şekilde aptallaştırıldığının açık kanıtıdır.
ılımlı islam projesi, kendi içinde o kadar tutarsız ve o kadar ''iğrenç'' denebilecek etiketlemeler taşıyor ki, islam'ın doğuşunun ilk günlerinde var olan; ve ayetlerle de desteklenmiş olan;
--spoiler--
Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler.
--spoiler--
düsturunu ezip geçmiş, kara mürekkeplerin kirleriyle karartmıştır.
kısaca zulmetmemek; zulme sessiz kalmamak olan muhammedi prensibi, esasen maskesi altında bir şeytan, bir cani ve eceli kesin olan birini geçici de olsa mutlu etmek için gönderilmiş bir samimiyetsiz palyonça kisvesine bürünerek; durağanlıktan devinime geçen müslüman halkları pasifize etmek adına uydurulmuş; bilinçli bir şekilde formülize edilmiş ve ne acıdır ki müslüman halkları halen daha uyutan bir perdedir.
ve kur'an'andan islam'ın ruhundan; allah'un rasulu'nun şeriatından, uygulamasından tebliğinden tamamen uzak bir biçimde müslüman halkların zihnine empoze edilen bu ''aptal otu'', islam'ın kalemleri, yöneticileri, kalemini ve haysiyetini dünya menfaatine ya da ölüm korkusuna satmış necislerin omuzları üzerinde yükselerek, müslüman halkların şiarı edilmiştir.
bu sistem nasıl çalışır biliyor musunuz? bilindiği gibi sahte kahramanlar oluşturmaz, ''sahte kahramanlar oluşturduk'' havası verir. yani sahte kahramanları bu aç kurtların yemlenmek istediği yerde kullanmazlar. çünkü o tip bir akıl oyununa ihtiyaç yoktur. psikolojik savaş aynı doğrultudan bizzat kaynağından yürütülür. bu aç kurtlar bir uyanış bekler, sadece bir uyanış; bir kalemin fetva yazmasını, bir mücahidin kılıç kuşanmasını, bir satılmışın ellerini ovuşturmasını bekler. bir kalem fetva yazar; ''allah için canınız ve malınız ile mücahede edin (saf suresi 11)'', bir muhammedi kılıç kuşanır; bir filistin sapanı yarının çocuklarına gül atar gibi salınır o kandan beslenen aç kurtların kirli yüzlerine...
işte tam olarak şer odaklarının istediği olur. çünkü onlar tarihten bu yana gemilerle hiç bilmedikleri topraklara gidip, dilini hiç bilmedikleri ve derilerinin rengi sebebi ile onları hakir görmeyi mubah saydıkları halklar görmek isterler karşılarında. sefil; zelil... ''medeniyetten'' yoksun...
belçika'nın toprağında gram elmas yok iken ülkesinde elmas borsasını kuran eski tabirle ''frenkli''; günde 1 dolara elmas kuyusunda çalışan zimbabweli müslüman abdullah'ın siyah bedeninden süzülen terden beslenir, abdullah'ın teri kuruduğu anda ise kanından.
ve bu zift dolu tarihlerine rağmen yeri geldiğinde hümanizm perdesi altında ''wilson ilkeleri'' yayınlamaktan, dünya barışını korumayı amaç?! edinen paktlar kurmaktan geri durmamış bu iki yüzlü, bu aşağılık, bu alçaklar; geçmişte osmanlı başta olmak üzere birden fazla kuzey afrika ve iç kesimleri ile tüm müslüman ülkelerde; şimdiler de ise filistin'de, ırak'ta, afganistan'da, pakistan'da, çeçenistan'da mynmar'da; karaçi'de... daha nicelerinin adını sayarken içimden hep; ''hata nerede?'' diyerek iç geçirdiğim adını duymadığımız yerlerde, bilmediğimiz yerlerde ama annesinin cesedinin üzerinde ağlayan müslüman çocuklarının, ya da ne olduğunu kim olduğunu anlama yetisinden yoksun bir bebeğin göz yaşlarında boğmuştur bizleri bu aşağılık ''demokrasi tüccarları''. hem de elinde ''özgürlük'' adlı bir pankart taşıyarak. o kırmızı pankartlara ''özgürlük'' yazısını kanla yazarak, müslüman kanı ile üstelik.
başta ne demiştim;
--spoiler--
bu sistem nasıl çalışır biliyor musunuz? bilindiği gibi sahte kahramanlar oluşturmaz, ''sahte kahramanlar oluşturduk'' havası verir. yani sahte kahramanları bu aç kurtların yemlenmek istediği yerde kullanmazlar. çünkü o tip bir akıl oyununa ihtiyaç yoktur. psikolojik savaş aynı doğrultudan bizzat kaynağından yürütülür
--spoiler--
onların bir uyanış beklediğini de eklemiştim. o uyanışın önderleri genelde bu aç kurtlar tarafından tekfir edilirken, bunlara bağlı ''masa başı şeytanları'' kanını emmek istedikleri halkla, halkın çapaklı gözlerine su serpen, uyanışa davet edenlerin arasında derin vadi açar. bu öyle derin bir vadidir ki; onun içine temel akaid konularındaki ayrılıkları doldururlar, islam'ın ''affedici olmak'' olmak düsturunu ''zillet ve haysiyetsizlik'' olarak anlatılar, inandırırlar. bir müslüman izzet-i nefis sahibi olmalıdır ama bu aç kurtlara karşı değil, ''diriliş erlerine'' karşı. onlar müslüman'a elini yumruk yap derler, sonra o yumruk olan eli bileğinden tutarlar, müslüman'ın yüzü yüzüne vururlar. kendi eliyle kana bulanır çoklukla müslümanı. dedim ya, uyandıranlar ile uyku da olduğunun farkında olmayanlar arasında açılan vadide dolanan yaban kurtları genelde hep böyle çalışır. ve bu kurtlar temel inançları, özellikle dini o kadar iyi kullanırlar ki, kendi atalarında feyiz alarak yaparlar bunları. avrupa'daki 100 yıl savaşlarından. kendi acılarını başka halkların üzerinde test ederler, kobay olmuş ve belli oranda aptallaştırılmış halk ise muhammed'in ya da ali'nin, fatıma'nın kapı eşiğinin derdine düşerken. binlerce ali, fatıma, muhammed; ömer, osman, ebu bekir; ayşe, hafsa, zeynep ya zillet içinde ölmektedir o sırada grozni'de ya da felluce'de. ebu garib tecridinde huseyn'in eşine gözleri önünde sahip olurlarken, hasan ise tel örgüler arasında kucağında zeynel abidin'e gölge olmaktadır ırak'ta... https://galeri.uludagsozluk.com/r/459845/+
müslüman düşünmemeli, müslüman uyanmamalı, uyandığı anda ''demokrasi'', ''terör dini islam'', ''şiddet peygamberi muhammed''! -haşa-.
bu yaygaraları kaç defa duydunuz? sayma imkanınız olmadı değil mi?
dedim ya halkı uyandıranlardan başlarlar işe, uyuyanların zaten zararı yoktur. onlar itibarsızlaştırılır. müslüman kadınına kendi toprağında bunu yapmaya yeltenen eli; https://galeri.uludagsozluk.com/r/459850/+ kesmek isteyenler, onların ''uşağı'' olur her nedense. yaratılışları, varlığı ile yokluğu arasında hiçbir fark gözetmeyen bir çakıl taşından daha aşağılık yaratıklarca uşak ilan edilir. nasıl da kirli ellerini dillerini bulaştırıyorlar değil mi? nasıl bir vicdan, nasıl bir tiksinti?
şunu da ekleyeyim, islam şiddet değil, fıtrat dinidir. insanın fıtarında, hadi insanı da geçtik, canlının fıtratında koruma iç güdüsü vardır ve hayvanlardan taksonomik olarak belli oranda farklılaşan ''insan canlısı'' hayvanlarda olduğu gibi onur, haysiyet gibi kavramlara sahiptir. onur ve haysiyetin hiç edildiği yerde susan, çekimserlik gösteren kadar zalim ve alçak kimdir? peki zilleti hümanizmin, ''ılımlı islam'' ın bir göstergesi sayan zihniyetin alçaklığı, bu diğer suskun alçaklığın yanında kaç arşın kalır?
ılımlı islam, hümanizm; barış, kardeşlik... bunları dillendirenlerin, forumlar düzenleyip müslüman halkın kanına namusuna, toprağına daha ne kadar politik bir dil ile saldırabiliriz havasındaki kodaman adamların, seçilmişlerin atanmışların, iki yüzlülerin, daha açık ifadeyle yazıyorum ekmek yediği topraklara ihanet etmeyi karakteri sayan karakter sarhoşu olanların dilinde dolanan bu zırvalar ve attığı tek kurşun ile kara çalınan insanları gördükçe utanıyorum. müslüman kimliğimi bir kenara bırakıp, şu evren ve şu dünya içindeki envai çeşit basit canlıdan biri olan ben tüm manevi halden soyutlanıp utanıyorum. sizlerden utanıyorum.
terör ve islam, hümanizm ve ılımlı islam... ikincisi sadece aptal ve cahillerin, ''aptala yatanların'' hainlerin, iki yüzlülerin, onların tabiri ile ''iş birlikçilerinin'' beslendiği kan dolu bir kuyudur.
islam'ın ılımsızı; müslümanın canına namusuna kastedenlerin kanlarında öyle sıcaktır ki; bir dokunsan ellerine kıyamet kopuyor olsa da üşümezdin muhhammed'in adalet ve izzeti bir arada tesis etmiş mescidinde. muhammed'in mescidi hiçbir zaman mazlum kanına boyanmamış, zillet kanı ile dolmamıştır.
ılımlı islam ise müslüman halkları sömürmenin ''amerikan demokrasicesidir''. sınıf mücadelesinden kodaman tanrılar oluşturan rus emperyalizminin bizlere uzatıp ''şerefe'' dediği bir troçkidir; ama müslüman kanından... kanmayın....
köşeli yerleri yontulmuş islamdır. ya temelli bırakın ya da ucubeleştirmeyin. kız tesettürlü ama erkekle kafede öpüşüyor. ulan madem bir saç telini evlenmeden tüm erkeklerden sakınıyorsun allah için o zaman neden kucaktan kucağa atlayıp dini soysuzlaştırıyorsun, yozlaştırıyorsun.
acayip fantastik bir tanımlama. islam özünde radikalde bu karşı akım. ayrıca ingiliz oyunu.
arkadaş ortaçağ dedinmi deşifre oluyorsun zaten. ortaçağ batının karanlık dönemi islam ve diğer toplumların altın çağı. mısır yuvaya döndü, ne kadar soyunsanızda bu değişmeyecek.
Bizim genler daha çeşit olduğu için daha zekiyiz. Daha yeni ısınıyoruz biz. ilerde ılımlı gılımlı herşeyi öğrenecek millet.
Abd önderliğinde batı dünyasının büyük yada genişletilmiş ortadoğu projesinin en önemli aşamasıdır. islam alemini ılımlılaştırmak, müslümanları tepkisizleştirmek amacıyla üretilmiş light islamdır. en büyük fikir tedarikçisi fetullah gülendir.
ABD, Sovyetler Birliğini istikrarsızlaştırmak ve islam dünyasında ilerici, halkçı, milli hareketlere barikat oluşturmak için geliştirdiği Yeşil Kuşak projesi sürecinde işbirlikçisi haline getirdiği Ortaçağ kuvvetlerine ılımlı islam adını verdi.
mısır cumhurbaşkanı mursininde bu projeye dahil edildiği söyleniyor. sebebi ise (bkz: camp david anlaşması)na bağlı kalması.