Türkçe alfabedeki harfleri yerinde kullanmama ve yabancı alfabe ile numaralandırma işine karşı çıktığımı gösterebildiğim güzel harflerden birisi.
satırları numaralandırırken a, b, c, ç ,d, e, f, g, ğ, h, ı, i... sıralamasını kullanmak gerekirken ç, ğ, ş, ı, gibi harfleri atlamak neden?
"Takıldığın şeylere bak." demek varken "Takıldıgın seylere bak." demek neden?
"Benim klavyem Türkçe değil." dediğinizi duyar gibiyim. zaten hepimiz mazeret üretmekte çok iyiyiz.
Yalnız bir harftir. Zira hiçbir kelimenin başında kendisine yer bulamaz, yumuşak derler ona, hatta işi daha da ileri götürüp top, totoş şeklinde isim takanlar da olur. Akrostiş şiirlerde de yeri yoktur onun. Ya g yazarlar yerine ya da atlarlar yazmaya bile tenezzül etmeden. Fakat en asil harflerden birisidir o benim gözümde, olmazsa olmazlardandır. Iyi ki var.
G harfinin bi acayip olanıdır. Ulan böyle bir harfin varlığını geçtim de adına yumuşak g denilmesini bir türlü kabullenemiyorum. Resmen harfe ana bacı küfretmişler.
çoğu kişinin söylediğine göre ses değeri yokmuş ünlüyü uzatıyormuş. yok öyle bir şey ğ'nin ses değeri vardır ancak pek belli olmaz. kimleri diyor yok ağaç diye yazıyormuşuz aaç diye okuyormuşuz. yazıldığı gibi okumuyormuşuz. yok öyle bir şey konuşma dili ayrı yazı dili ayrıdır. sen günlük yaşamda ''yapıyor, ediyor'' diye de pek konuşmazsın ancak öyle yazarsın. o zaman burada da r'nin ses değeri yok mu diyelim.
size ğ'nin ses değerinin olduğunun açık bir kanıtı ağa sözcüğünü yüksek sesle söyleyin. dikkat edin iki a'nın arasında gırtlaktan bir ses daha çıkıyor. peki, ağaç, eğlence gibi sözcüklerde zamanla söylene söylene incelmiştir, yitirilmiştir bu ses ancak aslı ağa sözcüğünde ğ sesidir. ayrıca türlü ağızlarda bu ses korunur. sözün kısası sen günlük yaşamda söylemiyorsun diye bu ğ'nin ses değerinin olmadığını göstermez.
türkçenin bence en değerli harfi. ama hak ettiği itibarı tarihin hiçbir döneminde görememiş. bu değeri vermek adına ben sözcük içlerinde bolcağ yer veririm kendiğsine.