Belli bir kesimin kendi aralarında dost, kendilerinde olmayanları düşman olarak görmek olduğunu kabul eden bir kavram olduğunu göz önünde bulundurursak, son derece tehlikeli ve yanlış bir kavram olduğunu söyleyebiliriz.
"hep birlikte allah'ın ipine (islâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. allah'ın size olan nimetini hatırlayın: hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de o, gönüllerinizi birleştirmişti ve o'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi o kurtarmıştı. işte allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız."( al-i imran suresi 103. ayet)
allah c.c. ayetinde de buyurduğu üzere müslümanlar kardeştir. birbirlerine kötü gözle bakamaz, dağılıp parçalanamazlar. ümmet fikriyatının kaynağı doğrudan kur'an-ı azimüşşan'dır. müslümanlara düşmanlık edenler onları ayırıp parçalamak isteyen ise ancak kafirlerdir.
boş bir rüyadır. safsatadır. olmayacak bir hayaldir.
ümmet nedir? ümmet aynı dine (islam) mensup milletlerin aynı ortak paydada birleşme durumudur ki tamamen uydurulmuş bir ideolojidir. öyle ki, milletleri aynı ortak paydada birleştirecek olan şey asla dinleri olamaz. olsa olsa kültürleri olur.
düşünüldüğünde, hiçbir ortak kültürü olmayan bir arap veya afrikalı ile bir türk aynı ideolojiyi paylaşabilir mi? bu nasıl bir aymazlık olur allah aşkına. benim ortak kültürüme sahip, gagavuz türkü; sadece hritiyan olduğu için benim ideolojimi paylaşamayacak mı? veyahut musevi karay tükleri veya tengriizme inanan bir orta asya türkü vs. vs. bu tükler benim ideolojimi paylaşamayacak ama elin pislik arabı aşağılık farsı gelip benim kardeşim oalcak...
hadi bırakın bu masalları ... siz gördüğünüz rüyaya inanın.
bu milletin kurtuluşu yeri ve zamanı geldiğinde turancılıkta olacak.
yemen, hicaz, filistin çöllerinde ingiliz gazına gelerek türkü arkadan vuran arapların ihanetinden sonra türk milleti için bir daha gündeme gelmemek üzere terkedilmesi gereken ideolojidir.
öte yandan kur'andaki ümmet kavramıyla siyasal islamcıların ümmet kavramını da birbirinden ayırmak gerekir. orada kastedilen din kardeşliği ve yardımlaşmadır. yoksa müslüman ülkelerin tek çatı ve tek sınır altında birleşip arapçayı resmi dil ilan edip tüm müslümanların 600lerin arap kültürüyle yaşamasını kimse beklemesin.
arap dini islamın evrensellik adı altında türklere ve acemlere kakalanmasıdır. arap asimilasyonuna direnmek için refleks olarak mezhepçilik ortaya atılmış ve mezhepçilik altında arap emperyalizmine karşı kendi öz kültürü kollanma yoluna gitmiştir. öyle düşünüyorum ben, mezheplerin kökenin fikri bir uzlaşmazlıktan çok kültürel bir direnmedir. ancak arap asimilasyonu olan islam özellikle türkler üzerinde çok başarılı olmuş, onları öz kimliğinden koparıp arap haline getirmiştir. türkler arapların cennet vaadine öz kültürlerini ve dinlerini sattılar da denebilir.
arabın dinini alıp ama biz evrensel bir düşünceye inanıyoruz ayağına türk ve acem çomarlarını kandırmış saçmalıktır.
din gökten düşmez ve her toplumu diğerinden ayıran bir kültür vardır o da milli kültürdür. zaten bugün acem mi acem, türk ü türk, arap ı arap yapan da bu milliliktir.
ancak ümmetçilik adı altında alayınız arapçı oluyorsunuz. evrensel din palavrası ve cennet vaadiyle kişiliğinizi satıyorsunuz da denebilir.
şimdi ideal müslüman insanı tanımladığımızda bu yobazcıkların kafası karışıyor...
ideal müslüman bir adam tabii ki islamın şartlarını yerine getirir ve haramda hak yemekte gözü yoktur. Bu arkadaşımız müslüman oluğu için insan ayırmaz. Yani yabancı düşmanlığı en az olan adamdır. Kitap okur okuduğu kitaplar sadece islam tarihinde yeri olan kitaplar değildir bilim kitapları da okur. Hatta bazen ateist kitapları bile okur. Çünkü korkmaz kendi inancının sarsılacağından. O allahı anlamanın büyük bir erdem olacağını bildiği için asla ateist olacağını düşünmez zaten. Hristiyan bir yerde doğmuş birini sırf inancından dolayı suçlamaz. Kendisi de orada doğsaydı hristiyan olurdu bunu bilir. Bu yüzden insanları bu şekilde suçlayıp kategorize etmek yerine iyi birer kul nasıl olunur onu paylaşır ve keşfetmeye çalışır. En büyük rahatsızlığı 2 gram beyniyle iyi birer müslüman olduğunu sanan cahil yobazlar olur.
Bu adam ümmetçilik istemez. Çünkü insan ayırmaz.
Bu adamda yabancı düşmanlığı yoktur bu yüzden onu biraz tanıyan bir gavurun hemen sevgisini saygısını kazanır ve islamiyete olan bakış açısını değiştirir.
Bu adam ümmetçiliği ise başlı başına saçmalık olarak görür.
Çünkü allahın yaratmış olduğu kulu ayırmak (sırf müslüman olmayan bir ülkede doğdu diye) en büyük günahtır.
Ümmetçilik ibadetini gösterişe alet etmek kadar basit ve islami felsefeye uymayan bir anlayıştır. Gerçek müslüman mevlana gibi der kim olursan ne olursan sen önce bir kul ve allahın yarattığı varlıksın.
Ben allahımı seviyorum o halde, onun yarattığı bütün varlıkları da seviyorum der.
Bizim tarihimizde bakınca ümmetçiliği abdulhamit tamamen stratejik olarak kullanmıştır bu anlayışı. Kendi açısından o da haklıdır g.tü kurtarmaya çalışıyor sonuçta...
Ancak artıkları bu ülkeye çok zarar veriyor. Bu serbest radikallerin ümmetçiliği islamdan ne kadar da uzak olduklarının kanıtıdır..
üstelik bunu kendilerine agnostik biri söylüyorsa ayrı bir içlerine oturur ayrı bir gözleri yaşarır.
Doğuştan ezik doğuştan ruh sağlığı bozuktur cehaletin...
şöyle bir bakarsak 5 farklı çeşidi vardır bu akımın:
1) selefi akımlar: ışid, el-kaide- boko haram gibi örgütler bu yoldadır. kendileri gibi olmayan ve demokrasi dahil bütün şeriat yollarını haram görüp din dışı sayan en keskin kesim bunlardır. oy kullanmak dinden çıkmaya sebep olur. müslüman olmayanlar tamamen yok edilmeli yada köleleştirilmelidir bu kesime göre.
2) vahhabiler: aslında selefiler ile vahhabiler çoğu yerde aynı anılsa da bazı noktalarda ayrılırlar. vahhabiler demokrasi ve batıyı tamamen şeytan görmemek ile birlikte pek iyi niyet beslemez. şeriat yönetimi esastır. demokrasi ise araç olarak kullanılabilir. sünni islamın çoğunluğunu müslüman görselerde sünni islam dışındakilerin tamamını islam dışı görürler. arap yarımadasında petrol zengini diktatörler ile suriye, mısır, ırak gibi ülkelerde bazı gruplar bu ideoloji içerisinde yer alır.
3) kutubçular: müslüman kardeşler ve milli görüş gibi akımlar bu gruba girer. her türlü milliyetçiliği reddederler. diğer iki grup gibi müslüman olmayanlara nefret beslemeseler de gayri-müslimlerden cizye alınmasını desteklerler. mezhepçilik damarı bu grupta açık şekilde belirgindir. türkiye dışında müslüman kardeşler ismi altında örgütlenirler. özellikle kuzey afrika da çok güçlüdürler. sudan'da soykırım suçlusu ömer el beşiri bu akımda yer alır.
4) şii islamcılar: bu grupta direk kısmi şeriat yönetimini benimsese de demokrasi ile gayet rahat anlaşır. şii müslümanlar arasında birliği hedefler hatta büyük ölçüde sağlamıştır. iran, ırak, yemen gibi ülkelerde iktidar olup suriye, lübnan gibi ülkelerde büyük etkileri vardır. kadınların zorla örtüldüğü ve homoseksüelliğin kabul edilmediği sistemi benimserler. dini lider bulunur bu grupta ilk ikisi gibi. bir açıdan iran'ın çıkarlarına hizmettir bu ideolojiye sahip olmak.
5) ılımlı islamcılar: başta ülkemiz olmak üzere bazı müslüman ülkelerde görülürler. batı ile en olgun diyalog bu grup ile yürür. seküler devlette muhafazakar parti olarak yer alırlar. islami bir şeriat ile yönetim hedefleri olmasa da müslüman ülkeleri arasında birliği hedeflerler.
en nihayetinde hepsi birbirinden rezil oluşumlardır.