Soğuk bir tül örtüyorlar yüzümüze,
Sanki ölmek için beyaz bir uykusuzluk;
Belki utanmasak bizi bırakacaklar,
Terliyoruz, tırnaklarımdan damlıyor kan
Onun üstüne,
Soğuk bir tül örtüyorlar üstümüze.
Hangi odaya saklansak şimdi onlar,
Hangi sokaklara çıksak ölüm;
Girildikçe biten sevişmemiz onlar yüzünden,
Ne zaman boynuna uzansam ölüm kokuyor
Yalnızlıktan, o yalnızlık,
Kelimesi artık şiirde unutulan...
1948' de yazdığı tek perdelik oyunu ' duygular konuşuyor ' ile edebiyat sahnesine çıkmış, ikinci yeni akımını takip etmiş, eserleri kaynak,yelken, yeni ve yeditepe dergilerinde yayınlanmış,çocuklar için de hikayeler yazmış, 1965' de tdk çeviri ödülünü kazanmış, çağdaş amerikan şiir antolojisi ile ilgili çalışmaları olmuş edebiyatçı.
sabah gazetesi yazarıdır. lise anıları çok keyiflidir, arada okurlarıyla paylaşır. üslubu çok yumuşaktır,ama silik değildir, nettir.ender rastlanır böyle üsluba,ne diyelim, nice yazılara.
20 Şubat 1937'te Gaziantep'te doğdu. Ortaöğrenimini istanbul'da tamamladı. 1958'de Robert Kolej'i bitirdi. Bir süre istanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nde okudu. Milliyet Yayınları'nı, Milliyet Çocuk, Milliyet Sanat Dergisi ve Sanat Olayı dergisini yönetti. ilk şiiri 1954'te "Kaynak" dergisinde yayınlandı. Pazar Postası, Yelken, Yeditepe, "a" gibi dergilerde çıkan şiirleriyle tanındı. 1959'da basılan ilk şiir kitabı "Soğuk Otların Altında" ile başlayarak ikinci Yeni duyarlılığını yansıtan soyutlamalara yönelik, yoğun ve özgün bir imge anlayışı geliştirdi. Yalın bir dil kullandığı şiirlerinde giderek toplumsal kaygılar ve düşünce öğeleri ağırlık kazandı. Her dönemde kendine özgü olmayı başardı. Türkü, koşma tadında, masalları, doğa görüntülerini, çocuksu duyarlılığını yansıtan özgür çağrışımların beslediği neşeli, humor yüklü şiirler yazdı.
radikal cumartesi ekinin ikinci sayfasının demirbaşıydı zamanında.
güzel bir köşe hazırlardı. ayrıca 'romanlaştırma'nın ender
örneklerinden birini sergilemiştir.
(bkz: sıkıyönetim/@meister-writer)
içimden ne zaman 'teşekkür etmek' gelse akabinde aklıma şu şiiri düşer. ve derim ki kendi kendime, bir gün o'na bu şiirle teşekkür edeceğim. içini henüz dolduramadığım bu kişi zamiri, salladığınız zaman ses çıkarmayacak hale gelince, konuşacağım. o gün bütün ışıklar yanacak.
Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,
Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;
Serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim;
Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,
Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.