ülkü tamer

entry116 galeri11
    1.
  1. 2.
  2. sevgiliyi 'can içinde şahdamar olarak'*tanımlayan şairin sözlerine edip akbayram da can verince,iliklerinize kadar aşkı hissetmemek mümkün değildir..

    yola düştüm ay batarken
    derelerde buldum seni
    ötelerde sanırken
    berilerde buldum seni

    içimdeki çıralarda
    dışımdaki törelerde
    bilemezsin nerelerde nerelerde buldum seni..
    3 ...
  3. 2.
  4. içimden ne zaman 'teşekkür etmek' gelse akabinde aklıma şu şiiri düşer. ve derim ki kendi kendime, bir gün o'na bu şiirle teşekkür edeceğim. içini henüz dolduramadığım bu kişi zamiri, salladığınız zaman ses çıkarmayacak hale gelince, konuşacağım. o gün bütün ışıklar yanacak.

    Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,
    Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;
    Serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim;
    Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,
    Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.

    Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da.
    6 ...
  5. 3.
  6. arkadaşı cemal sureyya ile girdiği bir iddiayı kazanmasıyla birlikte, sureyya'nın bir y'sinin yokolmasına sebebiyet veren şair.
    3 ...
  7. 4.
  8. -aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,

    üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;

    ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?

    hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
    6 ...
  9. 5.
  10. 6.
  11. radikal cumartesi ekinin ikinci sayfasının demirbaşıydı zamanında.
    güzel bir köşe hazırlardı. ayrıca 'romanlaştırma'nın ender
    örneklerinden birini sergilemiştir.
    (bkz: sıkıyönetim/@meister-writer)
    2 ...
  12. 7.
  13. 20 Şubat 1937'te Gaziantep'te doğdu. Ortaöğrenimini istanbul'da tamamladı. 1958'de Robert Kolej'i bitirdi. Bir süre istanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nde okudu. Milliyet Yayınları'nı, Milliyet Çocuk, Milliyet Sanat Dergisi ve Sanat Olayı dergisini yönetti. ilk şiiri 1954'te "Kaynak" dergisinde yayınlandı. Pazar Postası, Yelken, Yeditepe, "a" gibi dergilerde çıkan şiirleriyle tanındı. 1959'da basılan ilk şiir kitabı "Soğuk Otların Altında" ile başlayarak ikinci Yeni duyarlılığını yansıtan soyutlamalara yönelik, yoğun ve özgün bir imge anlayışı geliştirdi. Yalın bir dil kullandığı şiirlerinde giderek toplumsal kaygılar ve düşünce öğeleri ağırlık kazandı. Her dönemde kendine özgü olmayı başardı. Türkü, koşma tadında, masalları, doğa görüntülerini, çocuksu duyarlılığını yansıtan özgür çağrışımların beslediği neşeli, humor yüklü şiirler yazdı.
    1 ...
  14. 8.
  15. 9.
  16. sabah gazetesi yazarıdır. lise anıları çok keyiflidir, arada okurlarıyla paylaşır. üslubu çok yumuşaktır,ama silik değildir, nettir.ender rastlanır böyle üsluba,ne diyelim, nice yazılara.
    0 ...
  17. 10.
  18. ölüm seven çocuklar kitabından...

    HARiTA

    o artık başka bir çocuk olmuştu
    yüzünü kanla yıkıyordu sabahları
    alacakaranlıklarda

    öğleye kadar kaynadıkça çalışıyordu
    sonra okula gidip
    kulaklarıyla görüyordu tahtayı
    gözbebeklerinde yürüyordu
    elinde tuttuğu tebeşir

    bilirdi yoksulluğun haritasını yapmasını
    ama öğretmeni
    avrupa haritası istiyordu ondan
    3 ...
  19. 11.
  20. 1948' de yazdığı tek perdelik oyunu ' duygular konuşuyor ' ile edebiyat sahnesine çıkmış, ikinci yeni akımını takip etmiş, eserleri kaynak,yelken, yeni ve yeditepe dergilerinde yayınlanmış,çocuklar için de hikayeler yazmış, 1965' de tdk çeviri ödülünü kazanmış, çağdaş amerikan şiir antolojisi ile ilgili çalışmaları olmuş edebiyatçı.
    1 ...
  21. 12.
  22. sabah gazetesine yazdığı hoş yazılarla beğenimi kazanan yazarıdr. tam bir hayvan dostudur. evinde 3 kedisi varmış.
    1 ...
  23. 13.
  24. beni bekledinse

    Sevda değildi bu
    Sanki bir düştü
    Sürecek diyordum
    Sonsuza kadar

    Takvim yaprağına
    Ayrılık düştü
    Aramıza girdi
    Bu kara duvar

    Beni bekledinse
    Yağmurda karda
    Beni bekledinse
    Deli rüzgarda
    Beni bekledinse
    Yorgun yıllarda
    Susuz yüreğimde
    Çiçekler açar

    Yüzün ay ışığı vuran bir koydu
    Saçların gecede saman yoluydu
    için güneşlerle dolu doluydu
    Önce gözlerine gelirdi bahar

    Beni bekledinse
    Yağmurda karda
    Beni bekledinse
    Deli rüzgarda
    Beni bekledinse
    Yorgun yıllarda
    Susuz yüreğimde çiçekler açar
    Çorak yüreğimde çiçekler açar
    2 ...
  25. 14.


  26. bunu yazan ülkü tamerdir.

    edit: format nedir?

    risk budur...*
    5 ...
  27. 15.
  28. ' utanç ' şiiri çok güzel olan şair ...

    Soğuk bir tül örtüyorlar yüzümüze,
    Sanki ölmek için beyaz bir uykusuzluk;
    Belki utanmasak bizi bırakacaklar,
    Terliyoruz, tırnaklarımdan damlıyor kan
    Onun üstüne,
    Soğuk bir tül örtüyorlar üstümüze.

    Hangi odaya saklansak şimdi onlar,
    Hangi sokaklara çıksak ölüm;
    Girildikçe biten sevişmemiz onlar yüzünden,
    Ne zaman boynuna uzansam ölüm kokuyor
    Yalnızlıktan, o yalnızlık,
    Kelimesi artık şiirde unutulan...
    2 ...
  29. 16.
  30. 17.
  31. Yürürken o bakışını bırakma,
    kasketin gibi kendine ekle onu.

    Dağılan bir kuş kanadı gibi
    sarsın alnının arkasını.

    Patikalarda büyüyen hışırtılar gibi
    yüreğinde büyüt onu.

    Ayın savurduğu sessizlik gibi
    içine savur onu.

    Tut elinden o bakışını.

    Çeşmeye götür,
    su içir ona.

    Çıkınını aç,
    peynir ver ona.

    Dağlara taşı,
    rüzgarı göster ona.

    Yaşarken o bakışını bırakma.

    Yılların hazinesi gibi
    öfkenin sandığında sakla onu.
    3 ...
  32. 18.
  33. DÜELLO

    Yenilirsem yenilirim, ne çıkar yenilmekten?
    Seninle çarpışmak kişiliğimi pekiştirir benim.
    Ayak bileklerime kadar bu deredeyim işte,
    Yerin yassı taşları tabanımın altında,
    Alnımda birleşmekte güneşin raylarından
    Hışırtıyla geçen kartalların sesleri.
    Unuttuğum bir bitkinin yaprakları gibi
    Göğsüme değerse kurşunların, ne çıkar?

    Bilmem nişancılığı, tabanca kullanmadım;
    Ama karşıma alıp seni horoz düşürmek de,
    Seni vuramamak da yüreğimi pekiştirir benim.
    Ölürsem güzel bir ölü olurum,
    Saçlarıma yuva kurar bir anda kirpiler,
    Kar, örtemeye kalkışır gökkuşağını,
    Ve onurlu, yoksul böceklerin gazetecisi
    Ben gülümserken resmimi çeker.
    5 ...
  34. 19.
  35. güneşin oğlu isimli filmde Haluk Bilginer tarafından harika bir şekilde seslendirilmiş unuulmaz bir şiiri mevcuttur.
    -aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
    üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
    ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
    hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.

    iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
    bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
    sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...
    -çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.
    2 ...
  36. 20.
  37. virgül aferin sana; bence çok önemlisin
    belki nokta değil; ama virgülsün...
    ülkü tamer
    2 ...
  38. 21.
  39. Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,
    Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;
    Serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim;
    Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,
    Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.

    Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da.
    1 ...
  40. 22.
  41. Milliyet Çocuk'ta yayınlanan 'Tele Yunus''un maceralarını heyecanla okurduk..
    1 ...
  42. 23.
  43. uçakları nedeyim
    gökkuşağı gönder bana..

    Ülkü Tamer

    aşkın şairi cemal süreya ile çok yakın dost olup, o öldüğü zaman ardından şiir bile yazmıştır ülkü tamer.

    (bkz: #8741963)
    0 ...
  44. 24.
  45. harry potter ve felsefe taşı kitabının tercümanlığını yapmasıyla tanıdığım, müthiş yazar, şair, oyuncu, çevirmen. hayatta olan çınarlarımızdan. bir de haluk bilginer'in güneşin oğlunda seslendirdiği şöyle bir şiiri var ki:

    2 ...
© 2025 uludağ sözlük