Muharrem ince'nin her zamanki gibi zekice sorularıyla ismail Türüt gibi terlettiği bakan. Otel odalarına özel masörler, başka otellerden en iyi aşçılar. Halkın parasıyla tabi. Dahası yurtdışındayken imzasını taklit edip verilen atama emirleri.
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğanın akıllı insanlarla buluşmasında Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik bir fıkra anlatmış.
Önce fıkrayı okuyalım:
Adamın biri Allaha dua ediyormuş, Tanrım bana iftira ediyorlar, beni koru diye. O sırada duyulan büyük bir gök gürültüsüyle birlikte Tanrı yukarıdan seslenmiş, iftiraya ben bile bir şey yapamam, bana da isanın babası diyorlar.
Akil insanlar toplantısında bu fıkra kahkahalar ile karşılanmış, Başbakan da gülmüş mü bilemiyorum, haberde bununla ilgili bir ayrıntı yok.
Akil insanlar bu demode fıkranın nesine kahkahalar ile gülmüşler onu da bilemiyorum tabii. Bazılarının o kadar da akıllı olmadıkları yolundaki görüşüm teyit edilmiş bulunuyor böylece.
Çelikin anlattığı fıkra, Hıristiyanlığın baba, oğul, kutsal ruhtan oluşan üçlü teslis inancıyla deyim yerindeyse kafa buluyor, alay ediyor.
Fazıl Say, Hayyama ait olduğu tartışmalı bir dörtlüğü retweet ettiği için hapis cezasına mahkûm edilmişti.
Mahkemenin gerekçeli kararında, Sayın, kamusal tartışmaya hiçbir katkıda bulunmayan ve yeryüzünde yaşayanların büyük çoğunluğunun mensubu oldukları 3 büyük dinin ortak değerleri olan Allah, cennet ve cehennem gibi kavramlara yönelik hislerini nedensiz yere incitecek ve bu kavramların anlamsız, gereksiz ve değersiz olduğu kanaatini uyandıracak şekilde dini değerleri aşağılamak suçunu işlediği kanaatine varmıştı!
Kültür Bakanı Çelik de bu kararı eleştirenlere şu yanıtı vermişti:
O ifadeler bana göre kim, hangi din için söylerse söylesin, kabul edilemez. Bu tür ifadeler ortaya çıktığında rencide olan büyük kitlelerin adalet arayışı ne olacak?
Buyurun buradan yakın şimdi!
inançlarıyla dalga geçildiği için rencide olacak olan Hıristiyanların adalet arayışı ne olacak?
Bakan Çelik, dokunulmazlığının arkasına saklanacak mı, yoksa
Akıllı insanlara aptal bir fıkra anlattım, özür dilerim, cezama razıyım diyecek mi? Mehmet Y. YILMAZ
apo ve köpeklerinin diyarbakır'da açılan posterlerine gıkını çıkaramazken, mhp'nin izmir mitinginde açılan türk bayraklarını (ki zaten bayrak mitingi olayın kendisi)provakasyon olarak nitelendirmiş hazretleri.
Bükreş'te yaptığı konuşmayı neden Türkçe yapmadığını dünden beri düşünüyorum, ama mantıklı bir sebep bulamadım kesinlikle.
Kendisi hakkında 150 ülke gezmiş, şöyle kültürlü, böyle bilgili biri diyorlar. O zaman şunu sorarlar adama:
iyi de aga sen hiç senin gibi ingilizce konuşan bir bakan gördün mü?
Siyasi bilgisi fazla olan ve Türkiye'ye yararlı olduğunu düşündüğüm genel başkan yardımcısı. Hitabıda iyidir dün Saraybosna' da yanımdan geçti sonra fark ettim kim olduğunu.
her kürtün pkk'lı olmadığı gerçeğini dile getirmesi bazı kevaşe ruhluları rahatsız etmiştir. şu acı dolu günde gerzeklikleri arttı galiba bazılarının. davutoğlu'nun, ömer çelik'in aklının ulaştığı yere hayali ulaşamayacak kişiler çözüm isterken en makul politikaların içine etmeye çalışıyorlar akıllarınca.
bdkklı vekillerin bir dağ yolunda hevalleriyle kameralar önünde sarmaş dolaş olup yanaklarını sıkması olayına istinaden
" pkk gizli bir mesaj veriyor " gibi mantık dışı açıklama yapmış akp vekili.
nesi gizli anlamadım herşey açık seçik alenen ortada.
siz ister iktidar partisi kimliğiyle ister akp partisi personeli kimliğiyle gidin her halükarda teröristlerle muhattap oluyorsunuz demiyor mu kimse bunlara anlamadım.
akp liler daha 2 ay önce çözüm için bdp li vekillerle görüşülecek demedi mi?
o vekiller dağ yolunda teröristlerle beraberler, üstelik bir dişi bdpkklı teröristin sırtını sıvazlayıp özgürlüge sizinle kavuşacağız diye iltifatlar ediyor, gizli saklı gizemli olan nedir ömer çelik nerede gizlilik farketti anlamadım ben.
8 şehit vermemizden sonra hala suriye'nin ve esad'ın işi diyebilen birisi.
hala abd ve israil'e yaranacam, bop'a piyon olacam diye 8 şehidin kanı üstünden savaş tamtamları çalıyor.
yazık cidden yazık.
barış ve demokrasi partisi (bdp) ile uzlaşma komisyonu'nun ön şartsız toplanması konusunda tam mutabakata vardıklarını açıklamış ak parti genel başkan yardımcısı.
yeni anayasa konusunda anayasanın hazırlanmasında zeminin yüce meclis olduğunu belirterek, buranın dışında hiçbir mekanizmanın, paralel bir meclisin kurulmasına ihtiyaç yoktur diye konuşmuş akp genel başkan yardımcısı ve adana milletvekili.
türkiye'de 1924 anayasası hariç bugüne kadar yapılan anayasaların hiçbirinin sivil olmadığını ifade ederek, yeni anayasanın ise büyük türkiye'nin kimliği olacağını söylemiş akp genel başkan yardımcısı ve parti sözcüsü.
ne marka üzüm yiyerek bu kafaya ulaşıyor, meraklardayım.
bu denli saçmalamak için harvard'a saçmalama üzerine profesörlük tezi verip kabul edilmiş olmalı.
yoksa bir insan bu denli pervasızca saçmalayamaz.
siyasetçilerin beyanı için "demokrasiye suikast yapıyorlar" diyeceksin, sonra, "az saçmaladım durmak yok yola devam" deyyü peşine bir de bdpli bağımsızların veto edilmesiyle ilgili olarak "ysk ve bdp akp'ye komple yaptılar" diyeceksin.
tayyip erdoğan seçkin saçmalama bakanı diye makam uydursun, başına da bunu koysun, herkes rahat etsin.
'benim babam senin babanı döver' formatında kitlenip kalmış akp cevap yetiştiricisi.
ekranda görünce hızla kumandaya doğru koşuyorum kanal değiştirmek için.
ses tonu metalik , tavırlar melih gökçek çağrışımlı.
(bkz: tahammülsüzlük).
ne zaman tv'de görsem "şunu chp yaptı, bunu chp yaptı, kötü bir şey varsa chp yapmıştır." başka sözü yok. tamam chp falan iyidir demiyorum da yapacağın siyasetin içine selam çakıyım sayın çelik. sadece ana muhalefete yüklenerek siyaset yapılmaz.
bu gün de çıkıp "modern ve postmodern bütün darbeleri chp yapmıştır" dedi. oldu ozaman kib bye.