vuvuzela susmuyor mna koyim. bende de var, ara sıra pencereden öttürüyorum. ama pencereden göremediğim elemanlar sanırım ilçenin ortasında yardırıyorlar. yakında haberlere çıkarlar, görürsünüz. çorlu'da sokak ortasında vuvuzela çalacaksın da saldırılmayacaksın he? adamın götünden kan alırlar kamil.
trakyanın nadide ilçesi.
orion ,mekan evler,avantage üçgeni içinde zaman zaman dönüp durduğum yerdir.
yılın belli donemlemlerinde minik yeğenlerime gormek adına yollara dustugum modern şirin ilçemiz. inşaat ve sanayisi gelişmiştir,ozellıkle evler at koştur şeklinde oldukca buyuk geniştir. insanları moderndir.diger ıllerımıze gore oldukca ucuzdur.
trafık parktakı cıgboregı susurlukta bıle yemedıgımı ıtıraf eder,carsıdakı konya meram sofrasındakı konya etlı ekmegı denemenızı sıddetle onerırım. gözlemlerim bunlar, bir sure daha bu ilimizde olucagımdan gözlemeye devame edıcegım.
son yıllarda kürtlerin işgal ettiği, paralel olarak suç oranının arttığı mini istanbul. ayrıca doğup büyüdüğüm, 15 yıl yaşadığım sonra da okuma sevdasına terkettiğim yer. memleketim.
ilk başta heykele kadar hemen hemen hiçbir yapının olmadığı(cezaevi ve itfaiye dışında) bir yerdi. fakat heykeli geçtikten sonra şehir başlıyordu. insanları istanbuldakilerden daha mutlu, erkekleri havalı ve kızları nefes kesecek güzellikteydi. kahvehaneler vardı alt katlarda bilenler bilir belki de kapanmıştır işte orada, ilk pornoyu orada izlemiştim, ilk defa orada aşık olmuştum, ilk dayağı orada yemiştim, ilk hüsranı da orada yaşamıştım. kısacası çorlu benim için ilklerin şehriydi. o zamanlar 93- 97 arası olmasına rağmen bile istanbuldan her bakımda üstündü. bilmiyorum şimdi nasıldır. özledim ama gidecek ne bir okulum ne de bir evim var artık orada...
şehrin ortak bir hayalkırıklığı vardır sadece. o da onca yıldır hevesle beklemelerine rağmen il olamamışlardır...
ahhh zaman çarkı dönse de o heykelin bahçesinde bir simit çay yapıp, askerlerle muhabbet edip kızları kessem yine...
ne büyük bir kent zihniyenitini hazmedebilmiş ne de kasaba olmayı becerebilmiş ne idüğü belirsiz beton yığını kentçik. yoğun göç sonucunda mahvolup gitmiş yer. karınla ya da kız arkadaşınla çıkıp dolaşabileceğin, oturup maç seyredebileceğin bir yeri olmayan. her an elektriğin ya da suyun sebepsizce kesilebileceği açık cezaevi hüviyetindeki belde...
yani buraya çoğu insan "beş para etmez, hiçbir şey yok burada!" der ama yine de garip bir şekilde sever burayı. ben de o insanlardanım. ama konumuz bu değil.*
ayazı berbat olur buranın. adamın götünü keser. ki ben yıllardır bu soğuklara "götkesen soğuğu" diyorum. diğer şehirlerde nasıldır bilmiyorum, o yüzden "çorlu dünyanın en soğuk kışının yaşandığı yerdir zaa" diyemem.
içinde yaşayan insanın bildiği üzere; yazı, kızı ve ayazıyla meşhur olduğu etraftan çok duyulabilecek,
son 11 senedir orion alışveriş merkeziyle beraber anılan,
sanayi bölgesi ve fabrikalarıyla da meşhur olan,
küçük ama kendini çok çok geliştirmiş,
gençlerinin senelerce değişen karakterlerine bağlı olarak, hem değişik, güzel etkinliklerin, hemde üzücü bir kaç olayın yaşandığı,
kesinlikle içinde yaşamaya alışmış bir insanın garipsemeyeceği, dışardan görenlerin de beğeneceği ama biraz alışmalarının zaman alacağı, artık il olması gereken ilçedir.
gebze'nin, istanbul boğazına göre simetriği. simetriği olmakla kalmayıp ne istanbul olması ne de olmaması bakımından kader yoldaşı. çorlu gebze'ye yeğdir tebii orası ayrı.