gece tek başına oturup yemesi zevkli olan mezedir. hele ki dürümünün yanında buz gibi bir ayran ile tadından yenmez hale gelir.
ve sabahın bu saatinde satılan yer bulunmadığını düşünüp üzülmektir. *
çiğ köfte sevmeyen ağzının tadını bilmiyordur arkadaş. lavaşı alacaksın çiğköfteleri saracaksın arasına, limon ve nar ekşisiyle dolduracaksın. işte o an dünyanın en mutlu insanı sen olursun.
Şanlıurfa'nın insalığa armağanı, lezzetli mi lezzetli, sabah/akşam bıkmadan yenilesi dehşetengiz yiyecek. yalnız buradan yetkililere seslenmek istiyorum; etsiz çiğ köfte, susuz çiğ köfte bu nedir abi? çiğ köfte yapmak istemiyorsanız açık açık söyleyin, çok rica ediyorum.
-'kasımda aşk başka mıdır?' bilmiyorum. lakin, kasımda çiğ köfte bambaşkadır.
hikayesi hz.ibrahimin zamanına kadar uzanır. şimdi bu zalım nemrut hz. ibrahim i yakmak için bütün odunları toplamış ya işte o sıra bir tane avcı ceylan avından dönmüş demiş ki hanım sen ateşi yak hanım demiş ne ateşi nemrut bütün odunları aldı . avcı çaresizlikten eti bulgur içinde yoğurarak çiğköfteyi urfalılara miras bırakmıştır.