piknik yaparken eğlencenin doruk noktasına ulaşırlar darbuka eşliğinde göbek atan erkekli kızlı gruplar, bir an da elinizdeki top ya da salıncak yapmak için aldığınız ip değersiz kalır. müzik konusunda doğuştan yeteneklidirler. gözlemlediğim bir çok çingen kızının sesi güllü ve kibariye karışımıdır, detoneden uzaktırlar. kıskanılır bir özellikleridir. vurdum duymazdırlar, tahminimce hayat boş eğlen çoş felsefesini benimserler, bazılarının elleri biraz uzundur.
adolf hitler tarafından yahudilerle beraber katledilen; fakat, adları yahudiler kadar anılmayan, ırkçı olmadığını iddia eden insanların bile sevmediği ırk.
çingeneler fatih ten beri istanbulda sulu kule ve civarında yaşıyordu bazılarına göre çok değerli olan bu yer çingenelere verilemeyecek kadar kıymetliydi. yani bazı beyler bundan rahatsızdı ne hikmetse soylulaştırma ve kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan çingene evleri yerine son derece lüks konutlar inşa edilmeye başlandı ve yüksek bürokratlar yani eski tabirle beyler tabiri caizse çingenelerin yerlerini gasp ederek buralarda oturmaya başlayacak bu durumda sormak lazım kime beylik verildiğinde babasını keser? *birde bunca yüzyıl istanbulda olupta arsa veya bi yerleri 'kapamayan' birileri var mıdır?
gecekondulaşma sürecinde niye bunlar bu uğraş içine girmedi nöbetleşe yoksulluk noktasında gecekondulaşıp arsa satarak zenginleşen kesimler düşünüldüğünde yoksulluğunu devretmeyen kendine has çingenelerdir.
bizim buralarda çingene bir aile var efendim, mendil satıyor bunlar.
arkadaşlarla topluca oturuyorduk dışarıda, geldi satmaya çalıştı falan sonuçsuz tabii ki. çekirdek atmaya başladı, sonra biz o çekirdekleri çitledik. sonra yine attı. sonra bi gitti geldi "arkamdan konuşanın *mına bu bacağım girsin" dedi bacağını tutarak. kalakaldık öyle sözlük, kalakaldık, o da gitti.
bu olayın üstünden bir kaç hafta geçtikten sonra başka bir çingene kız geldi, mendil satıyor yine. "paramız yok*" dedim. "ohoooo ben sizden zenginim o zaman" dedi ve gitti.
bu olayın da üstünden 2 gün geçti, ben yine 3 4 arkadaşla oturuyorum dışarıda topluca yanımıza o iki çingen kız geldi. "yeni yeni sevdaların çiçeğimişsin" diye şarkı söyledi, "abe abla be sende hep farklı farklı erkeklerle geziyorsun be, maşallah be, biz bitane bulamıyoruz be." saydırdı bana böyle.
kalakaldım yemnederim...
bir hafta geçti, dışarıya çıkmaya korkar haldeyim iyice okuldan sonra şöööyle bir temiz hava alma amaçlı. neyse çıktık dışarı, canım çekirdek istedi gittim aldım. yiyoruz böyle amele amele temiz havada oh mis.
geldi belalılarımdan biri, mendil satmaya çalıştı almadım. "o zaman çekirdek ver" dedi, "biz yiyoruz ya" dedim, "allah belanı versin sigorta bacak" dedi. üstümden etkisini 2-3 gün atamadım.
aslında hala bacaklarıma bakıyorum...
ertesi gün kız arkadaşlarımla geziyoruz dışarıda, oturmuyoruz bu sefer. mendil satmaya çalıştı yine, almadı arkadaşım. ben de izliyorum acaba ne olacak diye, başladı bizim çingen "bunların hepsi güzel! sen çirkinsin! bu güzel, bu güzel, aaa bu da çirkinmiş, bu güzel, sen çirkinsin!"
kalakaldık.
"alıyor musun lan?!" dedi, aldık... gitti.
m.s 1000 de kuzey hindistan dan batıya doğru yola çıkan çingeneler bu güne kadar hiç bir yerleşim bölgesinde
gerçek anlamda kabul edilmediler. dünya literatüründe izlerine ilk olarak (bkz: firdevsi)nin (bkz: şehname)sinde
rastlanıyor.buna göre sasani imparatoru (bkz: bahram gor)halkının yeterli yiyecek ve içeceğe sahip olduğunu fakat eğlenceden yoksun olduğunu düşünüp dertlenmektedir. halkın eğlendirilmesi için hindistandan yardım ister.bunun
üzerine hindistan dan 12.000 cambaz palyoço gibi insanlar ülkeye gönderilir. bahram in hediye ettiği hayvanları
tarlaları bir yıl içinde satıp savuran çingeneler kralı öfkelendirir ve kral onlara ceza olarak bundan sonra geçimlarini göçebelik yapıp şarkı söyleyerek sağlamalarını emreder.o gün bu gündür çingeneler dünyanın dört bir yanında dolaşıp eğlendirecek birilerini ararlar.
televizyon dizilerinde hep çok harika, çok namuslu, çok cömert insanlar olarak tanıtılan fakat gerçekte üçün beşin hesabını yapan, çok uyanık ve kurnaz, markette, bakkalda, okulda dikkat edilmesi gereken insanlardır. kaleminizi, cüzdanınızı gözlerini kırpmadan aşırabilirler. bunun yanında at arabalarıyla giderken size elma koçanı fırlatmaları da olası hareketlerindendir.