nasıl bi ruh hali sana bunu yazdırdı be büyük insan. yaşayaydında söyleyeydin.
nfk in mapusta oğluna yazdığı destan.
(bkz: ne ayak dayanır buna ne tırnak)
--spoiler--
sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!
mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
ölsek de sevinin, eve dönsek de!
sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
kendimi güçsüz hissettiğim zaman güç veren ve ideallerimden emin olmamı sağlayan bölüm
mektup edebiyatının nadide örneklerinden biri. zindanı bu kadar güzel anlatacak başka bir şiir yoktur.
neceip fazıl'ın öğrencileri, sevenleri bu şiirin oğlunun üstünden gençliğe yazıldığını, oğlunun sahiplenmemesi gerektiğini hr fırsatta söylerler, oğlu tam aksini söylesede.
Necip Fazıl Kısakürek üstadımızın oğlu mehmede yazdığı şiirdir. Necip Fazıl gibi bir üstadın bu şiiri Recep Tayyip Erdoğan'ın sesinden dinlemek mükemmeldir.
Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan
Karıştır çayını zaman erisin
Köpük köpük, duman duman erisin!
bu kısımdan etkilenmek için zindana düşmeye bile gerek yok. bir yerde beklemek zorundaysan, güya özgür olsan da aslında özgür değilsen ve zamanın geçmesini bekliyorsan, gerçekten de özgür olsan bile yapılacak bir işin yoksa ve zamanın geçmesini bekliyorsan, zamanın geçmesini bekliyorsan ama ne kadar zaman geçmesi gerektiğini dahi bilmiyorsan ve önüne de bir bardak çay koyduysan defalarca başa sarar dinlersin şu beş mısrayı.
zindan iki hece. mehmed'im lafta!
baba katiliyle baban bir safta!
bir de geri adam, boynunda yafta...
halimi düşünüp yanma mehmed'im!
kavuşmak mı?.. belki... daha ölmedim!
bir zamanlar(ibrahim sadri kliplerinin kral tv'de oynadığı zamanlar) meşhur olmak adına şimdilerin hızlı başbakanı, ileri demokrasi sevdalısı tarafından da okunmuş ve fakat yazık ki tutmamış şiirdir.
ah ulan keşke vaktinde albüm satışları iyi olsaydı da böyle bir ajdar anık kılıklı, ülke yöneterek şöhret kovalama derdine girişmeseydi diyorum eş-dost toplantılarındaki siyaset konuşmalarımızda. kamuya açık yerde söylenirse, kişinin başını belaya sokar mı bilinmez tabi...