ben az konuşan çok yorulan biriyim
şarabı helvayla içmeyi severim
hiç namaz kılmadım şimdiye kadar
annemi ve allahı da çok severim
annem de allahı çok sever
biz bütün aile zaten biraz
allahı ve kedileri çok severiz
hayat trajik bir homoseksüeldir
bence bütün homoseksüeller adonistir biraz
çünkü bütün sarhoşluklar biraz
freüdün alkolsüz sayıklamalarıdır
siz inanmayın bir gün değişir elbet
güneşe ve penise tapan rüzgarın yönü
çünkü ben okumuştum muydu neydi
bir yerlerde tanrılara kadın satıldığını
ah canım aristophones
barışı ve eşek arılarını hiç unutmuyorum
ölümü de bir giz gibi içimde
ölümü tanrıya saklıyorum
ve bir gün hiç anlamayacaksınız
güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum
düşüverecek ellerinizden ve
bir gün elbette
zeki müren'i seveceksiniz
(zeki müren'i seviniz)
bir neslin en büyük kayıbıdır. şarkılarını taş plaklardan dinlemek yerine dijital hortlamanın eseri mp3 playerlardan dinlemeyen bir nesile, zeki müren'in sahne aldığı bir yerde bir yudum rakı içmemiş herkese acırım üşenmem. kendime acıdığım gibi.
1968 - 1973 yılları arasındaki beş yıllık zaman zarfı içersinde, çalıştığı grafson plak müzik yapım firması tarafından daha önceleri taş plak formatında yayınlanan şarkılarının derlendiği 12 albümlük, kendini adını taşıyan seri haricinde;
filmografisiyle de göz dolduran 50'li, 60'lı, 70'li yılların önemli sinema sanatçılarındandır. müziğiyle doruğa ulaşan şöhretini filmleriyle taçlandıran eşsiz sanatçı. tek kusuru sinemayı çok genç bir yaşta bırakmış olmasıdır.
kimliğini asla milletin gözüne sokmamış, bu konulara asla basında yer verdirtmemiş , sansasyondan uzak ve renkli bi hayat yaşamış türk tarihinin en büyük sesidir.
türkiye'nin sanat güneşi olarak bilinen bestekar, oyuncu, şarkıcı, sanatçı.
ilk filmi yönetmenliğini orhon murat arıburnu'nun ve sami ayanoğlu'nun yaptığı, 1954 yapımlı beklenen şarkı'dır.
kimsenin yerini dolduramayacağı, eşsiz bir ses tonuna ve müzik kulağına sahip, kendine has giyimine rağmen gönüllerde taht kurmayı başarmış sanat güneşi. kendisi sahiden de güneştir zannımca, kimse duygusunu bu kadar vererek okumamıştır ondan sonra şarkıları. ve kimse okumayacaktır da. ***
küçükken tv'de ne zaman görsem korktuğum insan. öyle tuhaf bakışlar, sivri tırnaklar, yüzükler, derinden gelen bir ses, korku filmlerini anımsatan arka plan...