ne biçim bir şeymişsin özellikle de bu yıl. inatlarım, hırslarım yüzünden evde odamda bir başıma şarap içerek geçiyor. belki de bu kadar önemsenmemeliydin. bir yerlere gidebilirdim, bir şeyler yapabilirdim. yarından sonrasından umudum var sadece.
diğer günlerden farkını hala bulamadığım,gereksiz rezillik çıkarılan,eğlence diye eller havaya ya giden ilginç karakterlerin kafalarında ki kukuletalarla seviştikleri gece.
ha bide kırmızı don olayı var. o ne olsun biliyormusun sözlük? girsin onlara!
Şu sıkıcı ve inek gibi çalıştığımız dünyada dostlarımızla bir araya gelmeye vesile olan yegane günlerden. Bir nevi özlem giderme bahanesi.
Zaten eve haç aldık, mum da aldık, evi de illuminati işaretleriyle donattık, yetmedi papaz getirteceğiz, beraberce ayin yapacağız, isanın kutsal ekmeğinden yiyeceğiz, sırf Hıristiyanlara özentiliğimizden.
Eleştirenlere bakıyorum da hepsi nasılsa atıp tuttukları Hıristiyanların isimlerini, yerlerini nick seçmişler. Yobaz ikiyüzlülüğü mü, psikolojik rahatsızlık mı, ilgi çekme hastalığı mı yoksa bilinçsiz bir hamle mi nedir bu...
yılbaşının benim için diğer günlerden hiçbir farkı yok. dört haneli bir sayının birler basamağının değişmesinden başka hiçbir anlamı yok. dolayısıyla barış, kardeşlik, sevgi, huzur, mutluluk, aşk, para diye zorlamanın hiç gereği yok. 2012 nasıl geçtiyse, 2013 de öyle geçecek. lakin; 'biz de öyle olacağını biliyoruz ama kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor' dersen, kendini avutma ve kandırma hakkına sahipsin tabii. bu noktada ivedik'in sözü mevzuyu bitirir; 'gelgelelim, ruhlar aleminde de yaşamıyoruz'. realist insanın hali de bir başka oluyor sanki.
Hristiyanların dini bayramıdır yılbaşı. Müslümanlarca kutlanması sakıncalıdır.
Hadisi şerifte söyle buyrulmuştur "Her kim kavme benzerse o onlardandır" hadisi şerifi çok şeyi açıklamaktadır, yılbaşının kutlanmaması ile ilgili olarak.
Bizler bütün peygamberlere ve kitaplara inanırken onlar peygamberimize (s.a.v) kabul etmemektedir ve kuranı kerimi sövmektedirler.
Allahu TealaMümtehine Süresi 1 ayetinde şöyle buyurmaktadır;
Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah'a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.
sevgilin olmayınca ne rahat giriyormuşsun şuna yahu, ne hediye alacağım derdi var ne de nerde kutlasak of pof derdi... sadece aralık'tan ocak'a bir geçiş olacak bu sene benim için.
islam'da kutlanması dinden çıkarıcak olaydır..
Ps:Benim anlamadığım Hristiyanlar zaten Hz isa doğduğu için kutlamıyormu?
Bizde niye yasak onu hala çözebilmiş değilim.
istanbul'da okuyan bir öğrenci olarak yılbaşında memleketime gidip portakal + tombala eşliğinde ailecek Victoria's Secret seyredeceğiz. Çok eğlenceli olacak.
her yılın sonunda yeni bir yılın gelmesi nedeniyle kutlanan gün. christmas veya noel de denir. noel günü bir taraftan da kar yağıyorsa hediyeye gerek yoktur çünkü bu en iyi yılbaşı hediyesidir, tadını çıkarmak gerekir.
köken olarak romalılara dayanan kutlama etkinlikleriyle meşhur olmuş gündür. ülkemizde taciz vakalarıyla gündeme gelmiş, taksimde olağan üstü hal ilan edilen zaman dilimidir.
genellikle ögrencilerin inşallah hafta içine denk gelir(hatta cumaya gelsin 3 gün birden tatil iteleyelim vs vs) tatil yaparız dedikleri resmi tatillerden biri .
bedenen burada ama kafa olarak başka yerlerde olduğum için bir türlü kendimi akışına kaptıramayıp yaklaşık 2 sayfadır bir şey anlamadan okuduğum sıkıcı kitabı elimden bırakmamak için direniyordum lakin bitmesi lazımdı, kendime sözüm vardı. bakındım kitaba 1 sayfa sonra yeni bir paragraf başlangıcı olduğunu görünce sevindim, 1 sayfa sonra kafamı toparlayıp okumaya devam edebilirdim.
1 sayfa sonra...
derin bir nefes ile kafamı kitaba vererek okumaya başladım, evet anlıyordum, evet dikkatimi verebilmiştim, akışına ayak uydurmuştum sanki...
paragraf sonuna doğru...
yine doğru düzgün bir olay olmamış, yine sıkılmış, son 3 sayfadır devam eden paragrafı okuyor muyum, okuyor gibi mi yapıyorum kendim bile karar veremez halde paragrafı bitirmeye çalışıyordum.
***
hayat sıkıcı bir kitapsa yılbaşları yeni paragraflardı bizim için, bir heyecan, beklenti içinde giriyor, ilişkisine bu sefer farklı diyen ergen misali seviniyor sonunda hüsrana uğruyorduk, yapamıyorduk.
on-dokuz-sekiz-yedi....
bu sefer benim için farklıydı gerçekten, diğerlerinde daha geç sıkılmış, en azından yarısını okumuştum fakat bu sefer başta sıkmıştı beni bu paragraf uf yeni paragrafa 363 sayfa vardı.