--spoiler--
Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum.
Sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz.
Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerikanın hizmetindesiniz.
Yaşasın devrimciler! Kahrolsun Faşizm!
--spoiler--
Deniz gezmiş kadar hatırlanmayandır. bu da Deniz gezmiş'i sevdiğini söyleyenlerin çoğunun esasında bir populer kültür öğesini sevdiği gerçeğiyle örtüşür.
ben halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için şerefimle bir defa ölüyorum, sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz!! biz halkımızın hizmetindeyiz, sizler amerika nın hizmetindesiniz. YUSUF ASLAN
39 yıl önce bugün, türkiye cumhuriyeti devleti'nin , bugün yitirilmek üzere olunan tam bağımsızlığı uğruna, 3 büyük adam gözlerini bile kırpmadan çıktılar idam sehpasına. unutulmadınız, unutulmayacaksınız...
üzülüyorum lan bu adama. valla bak. düşünsene, sen onca sene beraber bir yola baş koy, beraber banka soy, beraber ne biliyim işte askerle, polisle çatış. beraber idam edil. kimse seni siklemesin. senin başlığın altında 40 entry olsun, yoldaşının başlığı altında binden fazla entry olsun. çağımızın devrimci gençleri, feysbukta senin değil de onun fotoğrafını koysunlar. heralde yaşasaydı şimdi, 'sikerim lan böyle davayı amına koyum.' falan deyip isyan ederdi.
son nefesinde bile amerikancı hükümete ayar vermiş devrimci kişilik.
"Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum! Sizler bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz! Biz halkımızın hizmetindeyiz! Sizler Amerika'nın hizmetindesiniz! Yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!"
cellatları olanlar asıl katiller dünya'nın dörtbir yanında kan dökmeye devam ediyor, kanla besleniyor, ama onlar; hüseyin inan, yusuf aslan, deniz gezmiş anti-emperyalist fikirleri ve devrimci hayatlarıyla sönmeyen ışık olarak yolumuzu 39 yıldır aydınlatıyorlar.
Gözüpekliliği daha küçük yaştan ortaya çıkan-küçükken köy yolunda ailesini iri saldırgan bir köpekten kurtarmış-, emperyalizme karşı mücadele vermiş ve bu yüzden 6 Mayıs 1972'de asılmış insandır.
işin ilginç tarafı, ODTÜ'ye girmeden önce fikirlerinde gerici ve tutucu bir ideolojinin koşullanmaları varken özünde sağlam bir yurtsever olması, onun yurdu için iyi olanı görmesini ve bu yapıdan sıyrılmasını sağlamıştır. Tıpkı deniz gezmiş ve hüseyin inan gibi o da birçok insanlık dışı işkenceye maruz kalmış; ancak bir kez bile bilgi/isim vermemiştir.
O zamanlar için şunu söyleyebiliyorum: iki tarafta -her ne kadar çok kanlı olsa da- çok daha saf bir temizlikle seviyorlarmış ülkelerini. Ya şimdi öyle mi? iki taraf içinde söylüyorum yine: şu an o günlerden aramızda kalabilen çok adam bir yerlere geldi. iki taraf içinde çok üzülüyorum ben, yaşamları çetinlikle geçmiş. Gencecik yaşlarında toprağa düşmüşler.
deniz'le beraber kırsal alana geçmek için ankara'yı terk ettikten sonra,
sivas'ın şarkışla ilçesinde güvenlik güçleri tarafından kasığından vurulmuş, saatlerce kendisiyle ilgilenilmemiş, adeta ölüme terkedilmiştir. neden sonra ameliyata alınmış, ancak daha sonra da o soğukta çıplak bekletildiği için zatürre olmuştur.
yani, daha öldürmeden işkence etmişlerdir yusuf'umuza...
çatışma olduğunda saat altı buçuk civari iken, deniz yakalandığında gecenin iki buçuğuna geliyordu saat ve hala müdahale etmemişlerdi bu gülen yüze.
ve sonunda ölüme bile gülerek yürümek, anca yusuf'a yaraşırdı.
Ölümünün 36.yılında saygı, sevgi ve çok büyük özlemle andığım devrim şehidi. Utanıyorum da bununla beraber, bize emanet ettikleri bayrağı taşıyamadığımız için, onlar kadar cesur, onlar kadar paylaşımcı olamadığımız için. Bizi affetin Deniz, Hüseyin, Yusuf, Mahir ve daha nice adını bilmediğimiz devrim şehitlerimiz; bizi affetin.
aslan kadar yüreği olan mütevazi insan, can yoldaş, büyük devrimci..
ölümünün 36. dönümünde saygı, sevgi, özlem ve hasret içerisinde anıyoruz ve selamlar yolluyoruz..