yaran olaylar

entry2149 galeri87 video2
    151.
  1. üniversite öğrencisinin ilk yılında bursada yaşadığı bir olaydır ve gerçektir.

    kızımız altıparmak - çarşamba dolmuşuna altıparmaktan heykel'e çıkmak üzere biner, ahmet vefik paşa tiyatrosunun önüne geldiğinde;

    + müsait bir yerde inebilir miyim?
    - ...
    + şöför bey müsait bir yerde bırakır mısınız?
    - ...
    + şöför bey müs..
    - müsait değil kardeşim az bekle!!!
    + ???

    kızımız tiyatrodan sonra ki sönmez iş hanının bayağı bir aşağısında bulunan bankanın önünde inmek zorunda kalmıştır. yaklaşık 150 metreyi de yürümüştür.
    8 ...
  2. 152.
  3. buyrun arkadaşlar adam omuriliğini satıyor. yorumlar ayrı bi' olay zaten.
    http://turkrock.com/ftopic74597-0-asc-0.html
    4 ...
  4. 153.
  5. 22 temmuz seçim sonrası tanık olduğum bir olay:
    amca sen tayyibe mi verdin oyunu?
    yok be ben ona verirmiyim ampule bastım .
    7 ...
  6. 154.
  7. ceren, tikky bir arkadasıyla mesajlasmaktadır.

    a: canım naber napıyon?*
    c: iyilik canım, sen napıyon?
    a: napıyım ya, home alone
    c: 986 45 73*
    a: anlamadım?
    c: ev numaramı sordun ya, 986 45 73. hadi ara.
    a: *
    ceren home alone lafını, home alo ne? olarak algılamıstır, bizi saatlerce güldürmüstür.
    10 ...
  8. 155.
  9. karşılıklı yürüyen merdivenlere binen iki kişinin tanış çıkması, hareket eden merdivenler yüzünden iki çift laf edememesi ve birisinin "sen bekle ben geri çıkarım" deyip olaya nokta koyması.
    anlatılması değil görülmesi yaran olaylardan.
    4 ...
  10. 156.
  11. dolmuşta gidilir. yan şeritteki arabayla atışır dolmuşçu amca. bakar geçemiyecek mercedesi, sarp a döner ve ''kardeş karbüratör ayar istiyö yohsa geçeriz bu zibidiyi'' der. sonra amca bir yana sarp bir yana dağılır.
    4 ...
  12. 157.
  13. datça'da bir kafe'nin bahçesinde oturuluyordur.

    s: sevgi
    d: demet
    m: mystery

    s: bir sonraki şarkı demetin olsun, ikincisi mystery'nin, üçüncüsü benim.

    ilk sarkı feridun düzagaç'tan lavinyadır.
    ikinci sarkı sertap erener'den gel barısalım artık .

    sarkı biter ezan okunmaya baslar.

    s: benim de şansım anca bu kadar olur.
    m: niye öyle diyosun kızım asıl en şanslımız sensin.
    d: neden?
    m: günde 5 kere dinliceksin işte, hem de her gün.
    d: ahahaha
    s: ahahaha
    m: sabah uyandırcam bidaha dinletcem sana, istek yapcam.

    (bkz: herkesin hayatında yasadığı komik olaylar)
    6 ...
  14. 158.
  15. akşamın bir saati televizyon izliyorum. arada bir içerden sanki tıkırtılar duyuyorum paranoyakça, televizyonun sesini kısıp arka odaları dinliyorum... sonra içerde kimse olmadığına kanaat getirip tekrar televizyonun sesini açıyorum. benim sıradan bir akşam yani.

    bir yandan da annem gecikmiş onu merak ediyorum. derken kapı çalıyor. "oh be annem geldi sonunda" diyorum. hafiften yalnızlıktan tırsmışım. kapıya geliyorum diyafondan "kim o" diyorum, ses yok. yanlış bastılar sanıyorum, korkum hafiften artıyor. sonra zile ısrarla bir daha basılıyor, yine "kim o" diyorum, bu sefer sesim titriyor hafiften. biri arapça bir şeyler söylüyor, büyü gibi, akşamın sessizliğinde irkiliyorum, korku filmi gibi. eshedu enla ilahe illallah ve eshedu enne mu... o ne be? basmıyorum yine otomatiğe, elin cinine kapıyı mı açacağım? sonra bir daha çalıyor kapı, bu sefer annem "açsana be" diye çemkiriyor. "oh" diyorum. annem yukarı çıkıyor olan olayları sır kapısı'ndeki olayları birebir yaşamışçasına anlatıyorum anneme. kendimi sarı bıyık gibi hissediyorum bir yandan. annem "o bendim be" diyor. "nasıl ya?" diyorum. kardeşim o sene üniversite sınavına girecek, annem de ona 1001 tane bilmem ne duası okuyormuş, dua öyle bölünmezmiş, ben nasıl anlamazmışım o olduğunu... bir şey demiyorum, çünkü bir an karşımdakinin namaz kılarken sesini yükseltince "ocağın altını kıs demek" olduğunu anlamamı bekleyen annem olduğunu fark ediyorum... tekrar televizyonun karşısına geçiyorum, elime kumandayı alıyorum stv'yi arıyorum, belki sır kapısı vardır televizyonda diye umuyorum...
    12 ...
  16. 159.
  17. 160.
  18. kimi yaşananlar; insanın bir anlık kafa dalgınlığının ardından, kendi kendine güldüğü olaylardır.

    bir firmada çalışan arkadaşımı aramak için, firmanın resmi web sitesine girdim ve telefon numarasına baktım.

    Organize Sanayi Bölgesi Yeşil Yol No:24 16140 BURSA/TÜRKiYE
    Tel: +90 224 243 16 10 Pbx Fax: +90 224 243 12 86

    şu yazıyordu ve numarayı çevirmeye başladım; 2416140. lan hadi kocaman tel: yazısını görmüyorsun, 24'ün başında yazan "no:" kısmını da mı görmüyorsun? sen kalk telefon numarasını arayacağına, kapı numarası ve posta kodundan oluşan sentezle numarayı çevir. yanlışlıkla faksı arayan insan görmüştüm ama kapı numarası ve posta kodunu birleştirip arayanını ilk kez görüyorum.

    olayın ardından önce hoyratlığım esti, kendime kızdım. ama sonra dedim; değmez be salca, insanlar neler yapıyor da pişman olmuyor, suçu kendinde aramıyor. sen de suçu onlara at, "daha düzgün şekilde niye belirtmediler?" diye söylen ve gül. uçurumun kenarında olsan bile gül hayata..

    sadece yazarı ilgilendiren bir olay ama paylaşmak istedim. böbreğime sağlık..
    15 ...
  19. 161.
  20. * shaggy nin hey sexy lady şarkısı daha yeni piyasaya çıkmıştır. evde üç, dört arkadaş otururken birisi başlar.

    -hey sexy lady, i like your flow.

    öteki devam eder,

    +hey sexy lady, i like you...

    diğer arkadaş henüz bilmiyordur şarkıyı, yanlış anlar,

    *eğdi yar boynunu eğdi, hançer yarası değil dom dom kurşunu değdiii...
    12 ...
  21. 162.
  22. ttnet'in, yıllar yılı şahsıma beslediği sebepsiz kinin tezahürü olarak yine "daha önce duyulmamış" bir problemden şikâyetçiyimdir. internet bağlantımdan gerekli randımanı alamayışımın bünyeye zerk ettiği aşırı tepki ve kızgınlıkla, kolay kolay değişmeyen msn nickimi, biraz ttnet kurumunun şahsına, biraz da çalışanlarını itin götüne sokmak suretiyle değiştirmişimdir.

    karşılıklı konuşmaların ardından varılan mutabakat sonucu, belli kişiler evime problemi tespit edip çözmek için gönderilecektir. söz konusu 2 insan eve geldikten sonra ağ kablolarını kontrol ederler ve ardından biraz bilgisayarın başına geçerek, msdos yardımıyla problemleri biraz daha kapsamlı incelerler. derken;

    net bağlantısı gelir, msn birden çalışır ve online olur.
    koyulan nick çarşaf gibi gözler önünde, baba ve ttnet çalışanları tarafından okunur.

    sonra nicki gören selamsız dostlar düşer bir bir;

    -olm onların hepsi orrr. ssspuu çocukları, hepsi öyle monakoduklarım.

    -abi hepsini ttnet binasının önünde ibret-i alem için teker teker siteceksin.

    vs.. vs.

    en azından artık sebepsiz kinleri bir sebep buldu.
    sağolun be.
    11 ...
  23. 163.
  24. ben sözlükte akıllı uslu takılırken, babam olağan bir şekilde kardeşimi kızdırmaktadır. kah onu bir kapar, savurur, kah ensesine vurur, laf eder bol bol. kardeşim galeyana gelip babama saldırır. babam tabi savuşturur kardeşimi. kardeşim bir güzel küfreder. ardından bir şeyler daha söyler, ne hatırlamıyorum fakat babam kardeşime dönerek der ki:
    +ben senin gibi kaç tanesini lağımlara akıttım.

    ben orda koptum zaten. babam da kahkahalar atar, kardeşim delirir. *
    14 ...
  25. 164.
  26. * antep, diyarbakır arası çalışan otobüslerin muavinlerinden çok küfür ettikleri için şikayet vardır. muavinlerden, yolculara kibar davranmaları istenmiştir. olayı bana anlatan kişi de bu duruma bir çok defa şahit olmuştur.

    olayı bana aktaran kişi daha sonraları diyarbakır a gittiğinde, orada emlakçılık yapan amcasının yanına uğrar ve muavinlerden şikayet eden bir kadın ile karşılaşır. kadın antep den diyarbakır a giden otobüs e binmiştir. olay şu şekilde gelişir,

    kadın: pardon, zahmet olmazsa bir bardak su alabilir miyim acaba?
    muavin: zahmetine sokayım abla. ayıp ediyosun, ne demek.
    9 ...
  27. 165.
  28. 166.
  29. yer: mc donalds
    saat:mc donalds'ın kapanma saati.

    nada:dört kakaolu dondurma lütfen.
    mc:yalnızca sade var.
    nada:tamam o zaman dört sade dondurma,biri kakaolu olsun.
    mc:%&()=?
    8 ...
  30. 167.
  31. arkadas ortamında otururken son gelen eleman pufun üstüne oturmuştur yer olmadığından kelli. diğer eleman da ayağını uzatmıştır bu pufa. pufta oturan da ağzını açarak ''ağzıma soksaydın be abi'' dedikten sonra ayağını uzatan eleman çocuğun agzına ayağını sokar. herkes dehşet içinde olayı izlemiştir. çocuk ayağını çıkarır, pufta oturan da ''oh doritos yemiş kadar oldum'' der. * * *
    10 ...
  32. 168.
  33. an itibariyle gerçekleşmiş bir olaydır:
    + yav şurda iki sosisli yiyelim, vapur gitmeden.
    - hadi tamam.
    + saat kaçtaymış vapur?
    - 10 dakika var, sakin ol hayatım, sen ye sosislini, acele etmee!
    + ya bi de şey..
    - yav tamam sus, ye yemeğini sonra anlatırsın..
    + öhhhö öhhüöpuhööahapuhaa!
    - naptın sen yaa, inanmıyorum sana.
    + öhöh hööüühö!
    + bi su verir misiniz?
    büfeci: abi konuşuyordu ya genzine kaçtı heralde?!
    - ya evet öyle oldu heralde.. dedim ama ben.. ppppuhahahaaaa!!
    4 ...
  34. 169.
  35. gaita testi icin diskisi istenen hastaya 1 hafta sonraya randevu verilmistir. 1 hafta gecer ve adam gelir. elinde buyuk bir yogurt kabi. icinde ise 1 hafta boyunca yaptigi diski.
    8 ...
  36. 170.
  37. bir arkadaşımın * bir yere üye olacakken şifre olarak penis yazması ve hata olarak şifre çok kısa yazısının gelmesi...
    155 ...
  38. 171.
  39. bakilasi siteler basliginda, http://www.kacederim.com sitesine tiklamak ve karsiniza universitede bolumunuzden eski bir arkadasiniz olan bir kizin cikmasi. altina da not birakmis, okul bitiyor bu sene diye. hadi bakalim.
    3 ...
  40. 172.
  41. az evvel uzun zamandır bozuk olan mp3'ümü aldığım yer olan teknosa'ya götürdüm. içerisi çok kalabalıktı, dışarda yağmur yağdığından herkes zafer plaza'ya *, bu herkesin bir kısmı da teknosa'ya üşüşmüştü ve benimle ilgilenecek kimse yoktu. zar zor birini buldum ve mp3'ümün uzun zamandır açılmadığını *, adeta kafayı yediğini anlattım. bu sırada da açmaya çalıştığım mp3 çalar birden açıldı ve düzeldi. bunun bana oynanan bir oyun olduğunu düşünüyorum. keşke hep bozuk kalsaydı da görevlinin içinden kesin ettiği küfürler maruz kalmasaydım. salak durumuna düşmeseydim.
    edit: alet yine bozuldu... yine oraya gider de aynı duruma düşersem, işte bunu kaldıramam.
    9 ...
  42. 173.
  43. 2003- 2004 sezonunda bursa'daki bursaspor-adanaspor maçında maçtan önce 'gol atınca tribüne koş' öğütünü alan ve daha önce gol atmayan bursasporlu futbolcu ganea'nın adanaspor tribünlerine koşması ve çok pis küfür yemesi.
    3 ...
  44. 174.
  45. amsterdam'da hani şu meşhur red light caddesini bir görelim dedik. geziyoruz... istanbulda bulunan herhangi bir genelev caddesinin daha tarihi olanı. gerçekten de top model gibi hatunlar ağzınızın içine bakıyorlar. e tabi bunların kiralayıcı abileri var. 'nice women for 50 euros... for every kind of fantasies' diye bağrınıyorlar etrafta. bir tane afrikalı bir adam yaklaştı bizim kafileye böyle, beni görünce dediği lafı aynen aktarıyorum; karı lazim mi abi...
    20 ...
  46. 175.
  47. Barbaros * bulvarında olmuş bir olay...

    Arkadaşlarla öyle Barbaros bulvarında yürüyorduk. Bir anda yanımızdan son
    sürat bir minibüs geçti. Biz 'Freni patladı' filan demeye kalmadan, minibüs
    kafadan elektrik direğine bindirdi.

    Hemen koştuk, yardım edelim diye. Minibüse ulaştığımızda manzara şuydu:
    Yolcuların kiminin kası açılmıs, kiminin dudağı patlamış... Dağılmış
    vaziyetteler yani. Ama bir tuhaflık var.

    Çünkü o hallerine rağmen, gözlerinden yaşlar gelecek şekilde gülüyorlar. Biz
    ne yapacağımızı şaşırdık. 'Ne oldu?' diye sorduk.

    Bir iki tanesi, güçlükle 'Şoför, şoför...' diyebiliyor ama yine gülmeye
    başlıyorlar. Bu şaşırtıcı manzaranın aslını öğrenebilmek için 2,3 dakika
    geçmesi gerekti. Meğer şoför, tükürürken minibüsten düşmüş.

    Hani, bizim şoförlere özgü, giderken kapıyı açıp dışarı tükürme hareketi
    vardır ya. Baba, dengeyi tutturamamış, tükürükle beraber, gümbürt aşagı
    düşmüş. Minibüs de kontrolden çıkıp direğe bindirmiş.
    * *
    13 ...
© 2025 uludağ sözlük