sabah iki arkadaş ingilizce öğretmeninden yalvar yakar aldığımız izin sonucu kantine kahvaltı yapmaya indik ve güzelce kahvaltımızı yaptık. sonra kantinden tam çıktık ki müdür, müdür yardımcısı, bir de disiplin kurulundan bir hoca... o zamanlarda müdürrün kesin uyarısı öğretmenlerden izin alarak kantine gitmek yasak...
müdürle karşılaştık ve sorusu...
m: olum sizin ne işiniz var burda?
arkadaş: hocam kahvaltı yaptıkta.
müdür yavaşça üstümüze doğru hareketlenirken: sizin hocanız kim? nasıl izin aldınız?
ve benim anlık bahanem: hocam ders fizik* bizim yazılımız var da hoca da kahvaltı yapmayan var mı? tenefüste ara vermeyeceğim gitsin şimdi yapsın gelsin hemen dedi dedim.*
müdür olduğu yerden zıpladığı gibi üstümüze gelir ve yanımdaki arkadaş fırladığı için hemen kaçmak zorunda kaldığım işe yaramayan ve yaramayan bahanemdir.*
evde uyuya kalan servis şoförünü müdürü arar ve
- Oğlum nerde kaldın işçiler seni bekliyolar diye azarlar
servis şoförü
+ Müdürüm depoda mazot donmuş altına bişeyler yaktım bekliyorum der.(Bu arada Temmuz ayındalardır)
Bir gun 5 arsiz arkadas, en it zamanlarimizda* bizim arabayi kacirdik*. butun paramizi benzine veriyoruz hemen her gun geziyorum tabii. neyse bir gun yine valide hanimin sakladigi anahtari, attigi adimlari sayarak bulmus ve atraksiyona koyulmus idim. kağıthane'de gazlaya gazlaya gezerken kavsakta yavsak yunuslari gordum hemi de 3 tane. aaaay allahem bir kacis, bir panik... daha fazla uzatamayip kenara cektim. arkama dondugumde o 4 kisiden sadece biri kalmisti.*
yunus: ne yapiyorsunuz lan siz bu yasta araba surmeye utanmiyormusunuz?!
skt: abi biz okuldan kactik. daha dogrusu okuldaki cingenelerden. kavga ettik baktik sayilari cok abi biz de ne yapalim en hizli nasil kacariz dedik evden arabayi aldik*.... gaçtık iste... yaaa... oyle iste...*
yunus: ...? hei?!!
skt: abi coktular ya eve gittik iste arabayi aldik sonra.. bohu uhu uhuhuhu
baba : oğlum, hani kola alacaktın.. neden bira içiyorsun ?
zürafa : soğuk bir tek bunu bulabildim vallahi pedercan.
baba : .... annene görünme.
zürafa : emredersin gomdanım.
baba : pöfff... odandanda çıkma, leş gibi kokuyorsun.