olgun kadına benzeyen bir içki. tabii, burada kadının sadece içilmediğini hatırlatırım.
genellikle, taze şaraba nazaran tatlanmış ve kendine gelmiş; aşırılıkları bastırılmış şaraptır. içimi zevklidir ve kadifemsi yumuşaklıktadır.
özellikle yemeksiz tüketilirler. lakin para bolsa ve yemek yerken, alışılanın aksine, bir tad değiştirici olarak kullanılmak "istenmiyorsa" yemekle de tüketilir. lakin teamüle göre, yeni üretilmiş şaraplar kullanılır yemekle.
diğer taraftan, yıllandırılacak şarap ciddi bir dikkatle seçilmelidir. pazardan aldığınız 5-10ytl'lik şarapların genellikle yıllandırılmaya müsait olmadığını, ucuz partilerde ve ucuza getirilmeye çalışılan gecelerde gideceğini bilmelisiniz.
yıllanmış sarap baş döndürücüdür. çok zevkli ve olgundur(burada, tanımı yukarıda yapılan alternatiften de bahsediliyor olabilir).
karşınıza aldığınız yıllanmış şarap şişesini aşamalı olan bir kadın suretine bürüyelim. (şişenin geniş dip kısmını suretimizin baş kısmı olarak referanslıyoruz)
gözleri, dudakları ve yanakları. her damlası kırmızı izler bırakarak dudaklarınızdan geçen birer canlılık kaynağı. herşeyi oturmuş, yoğunlaşmış ve kıvamına gelmiş. elinizi boynuna attığınızda teslim eder kendini ve bedeninize sıcak bir arzu düşer. daha sıkı sarılır, nefesiniz kesilene kadar öpüşür.
sırtı, göğüsleri ve omuzları. her bir kıvrımı tad alınmak için yaratılmış gibi. bir üstteki kısma göre daha hafif ama daha geniş bir tad coğrafyası. her kıvrım başka bir lezzet. her lezzet başka bir inleme. aşağı indikçe daha acı ama daha ağız sulandırıcı tatlarıyla sizi istiyor. göz göze.
kalçaları, bacakları ve kadınlığı. acı bir ıslaklık gelir dudaklarınıza. ellerinizle sıkı sıkıya kavrarsınız hiç bırakmak istemezcesine. daha rahat içmek için kaldırırsınız hafifçe ve başınıza dikersiniz. kokusuyla başınızı döndürür, sahip olma arzusuyla daha fazla içmek için yarışırsınız kendinizle. titremeler geçirir vucud, damarlardaki şarap başlara hucum eder. el eledir bedenler. sonsuza dek öyle kalmak istercesine.
mantarı kapatıldıktan sonra uygun koşullarda uygun süre bekletilerek, yavaş bir şekilde gerçekleşen reaksiyonlar sonucu ortaya farklı aroma maddelerinin çıktığı şaraptır. bu aroma maddeleri her şarapta ve koşulda ortaya çıkmaz ve direk olarak kullanılan üzümün cinsiyle ilgilidir. aromatik maddelerdeki artış belli bir süreye kadar artış gösterirken daha sonra durur ve belli bir süreden sonra tat bozulmaya başlar. bu aroma maddeleri herkes tarafından beğenilecek diye bir durum yoktur. sadece beğeneni olduğundan ve yapılmasının zaman ve süre istemesinin masraflı oluşu nedeniyle gerçekleştirilir. şarap ve içimi insanlar tarafından oluşturulmuş bir kültürdür ve neden bu kadar ciddiye alınıp bu kadar saygı gösterildiğini anlayamamışımdır. bir yerlerden bulunmuş bilmem kaç yüzyıllık ve aroma yönünden mutlaka bozulmuş ve aslında beş kuruş etmeyecek bir üzüm sirkesine verilen akıl almaz paralar, herhangi bir statünün değil veren kişinin mallığının bir göstergesidir. şarap üzerine bir kültür yaratılmış ve insanlar tarafından yüceltilmiştir. uygun aromasının yakalanması için kullanılan noktaların çokluğu sayesinde de gereksiz yere para kazandırtılan bir çok insan türemiştir. entel entel konuşup yok yıllanmış şarap, şu şarabı bu şarabı diyen insanların %90'ı yıllanma sonucu meydana gelen farkı aslında çok fazla hissetmezler bile. insanların saygı göstermeleri sonucu saygı görmek için üstünde çalışılan pahalı bir hobi haline gelmiştir sadece şarap.
Şaraplar genellikle meşe ağacından yapılmış varillerde dinlendirilirler. Sonra şişeye alınanlar şişelerinde de 20 yıl kadar bekletilirler. Yıllanma hızı şişenin içinde varillere göre daha düşüktür. Şaraplar varillerden alındıklarında tatları biraz tatlı olabilir. 6 ay beklenilirse mayhoş olmaya başlayabilirler. Tekrar yumuşak, hoş ve tatlı hale dönüşmeleri için en az 5 yıl daha beklemek gerekir.
Kırmızı şaraplarda yıllandıkça oluşan bu gelişmenin sebebi üzümün kabuğu ile birlikte imal edilmeleridir. Üzümün kabuğunda tanin adı verilen bir kimyasal bileşim vardır. Başlangıçta şarabı etkilemeyen tanin molekülleri zamanla birleşerek daha büyük moleküller oluştururlar ve yıllanmış şarabın oluşmasını sağlarlar.
Küçüklerin birleşerek büyükleri oluşturmalarına kimya dilinde polimerizasyon deniliyor. Eğer bir daha bu tip bir şarap siparişi verirseniz ve ilk tattığınızda 'ah, çok iyi polimerize olmuş' derseniz, çevreye bir şarap uzmanıymışsınız izlenimini verebilirsiniz.
iyi bir yıllanma için öncelikle şarap, ısı değişimlerinden, doğrudan gelen ışıktan ve titreşimlerden korunmalıdır. Bunun için şarabın, karanlık bir yerde, serin bir ortamda, tercihen 12 derecede ve yatık olarak kalması gerekir. Şişenin mantarının kurumaması, şarabın hava almaması için ortam biraz da nemli olmalıdır.
Şarabı teknolojinin imkanlarını kullanarak, şişedeki oksijeni alıp, ısıtarak çok daha süratli yıllandırmak mümkün. Ancak şarap üreticileri bunu, tüm işlemleri, özellikle ısıtma süresini kontrol bakımından çok riskli buluyorlar. Bu tip üretimi meslek ahlakı bakımından da doğru bulmuyorlar.*