sadece "mükemmel" kelimesiyle tarif edilebilicek, woddy allen'ın son filmi.
başrollerin de larry david ve Evan Rachel Wood oynuyor.
bi ressam içindekileri nasıl resme dökerek anlatıyorsa woddy allen'da işte bu filmiyle hayata olan görüşünü anlatıyor.hem de harika bi biçimde.2009'un en iyi filmlerinden biri.
--spoiler--
Woody Allen Önermeleri *
* Bu acımasız kaosun içinde birini incitmediğin sürece keyif alabildiğin ne olsa işe yarar.
* ilişkide var olan bütün uyumluluk ve kağıt üzerinde herşeyin mükemmel gözüküşü, ilişkide eksik olan tek bir şey yüzünden bozulabilir. "Sevgilinizle ne kadar ortak noktanız varsa o kadar mutlu olursunuz" klişesi bir yanılgıdan ibarettir.
* Öğretilenin aksine aşk, her şeyin üstesinden gelemez, hatta devam bile edemez. Sonunda gençliğimizdeki romantik isteklerimiz o kadar azalır ki, "ne olsa işe yarar" deriz.
* Eğer ayakkabı uyuyorsa, giy gitsin.
* Diyalog.
_ Melody bana hayatın anlamsız olduğu gibi bazı düşüncelerinizi açıkladı.
_ Bunun akşam yemeğini mafetmesine izin verme.
* 21 yaşındaki bir kızla 70 yaşında bir adamın beraber olabilmesini sağlayan şey, birbirlerini oldukları gibi kabul etmeleri, saygı, şefkat ve hoşgörü göstermeleridir.
*Diyalog.
_ Düzenli olarak kiliseye giden, yaptıklarıyla örnek olan, komşularıyla iyi geçinen, incilden alıntılar yapan ve hayatlarında hiç hata yapmamış insanları bilirsiniz. Ama sonra bir gün, herhangi bir nedenle ellerine bir tüfek alıp, bir kuleye çıkıp kasabadakileri bir bir vururlar.
*Diyalog.
_ Şu acımasız dünyada bulduğun her sevgiye tutunmak gerek.
* Aşk şans eseridir, mantıkla açıklanamaz.
* Anneler, kendi kayıp hayallerini kızları üstlerinden yaşatmaya çalışırlar.
*Diyalog.
_ incildeki favori karakterim Eyüp'ün karısıydı. Çünkü evlendiği o mazoşistin aksine, boyun eğmektense ölmeyi tercih etmişti.
* Sevgi ve hoşgörü bile mutluluk için yeterli değildir; gün gelir sizinle daha çok ortak noktası olan birini istersiniz.
* En büyük homofobikler, gizli homoseksüellerdir.
* Diyalog.
_ Herkesin hayatı kurtarılmaya değer mi? Noel'de olsak bile... Çünkü insanların bir sifonu çekebileceğine bile güvenilmez. Sadece bir sifonu bile çekemiyorlar!
*Diyalog.
_Neslinizin basit kelime dağarcığına göre söylemek gerekirse, şans bana "harbiden" güldü. Bu sadece evrenin ne kadar anlamsız ve kör bir şansa bağlı olduğunu gösteriyor. Herkes doğru insanlarla tanışmak için yazar, çizer, hayal kurar ama ben camdan atlar ve onun üstüne düşerim.
* insan mutluluğu ancak; kuralları bir tarafa bırakıp ne istediğini keşfettiğinde bulabilir.
*Diyalog.
_Yeni yıl kutlamalarından nefret ederim. Herkes eğlenmek zorunda. Ne için mezara bir adım daha yaklaştığın için mi? Bu yüzden, söylemekten dilimde tüy bitti; bulabileceğin veya alabileceğin her sevgi, tutunabileceğin veya sağlıyabileceğin her mutluluk, iyiliğin geçici de olsa her bir ufak parçası, "ne olsa işe yarar", Ayrıca kendinizi kandırmayın, bunun doğuştan gelen yeteğinizle veya zekanızla bütünüyle ilgisi yok. itiraf etmek istemeseniz de varlığınızın büyük bir kısmı şansa dayanıyor. Tanrım, babanızın milyarlarca spermi arasından sadece bir tanesinin sizi yaratan o yumurtayı bulma olasılığı nedir? Kafanızı yormayın yoksa panik atak geçirirsiniz.(...) Gördünüz mü?Olayı bütünüyle gören tek kişi benim. "Dahi"nin anlamı budur.
woody allen'dan eleştirel soap opera. eleştirel, çünkü dine, ahlaka, verili olana, yerleşik değerlere her şeye karşı. soap opera çünkü eleştirisini hem konuşarak yapıyor, hem de belirli bir sinematografı yok. aynı senaryo kolaylıkla radyo programı formatına girebilir. o kadar çok konuşuyor ki karakterlere anlattığı yetmiyor sık sık dönüp kameraya anlatmaya başlıyor. ancak boş laf etmiyor ve sıkmıyor. izlemeye değer.
filmi ön sıradaki altı amerikalı ile birlikte izledik. o esnada ana karakter 'yirmi birinci yüzyıldayız, insanlar hala sifonu çekmiyorlar.' diyordu. film bitti, hoşça vakit geçirmiş görünen önümüzdeki gurup kalkıp gitti. bıraktıkları pisliği görmeliydiniz. koltuklarda ve yerlerde mısırlar, torbalar, bardaklar. 'we're a failed species!'
vudi abinin match point, cassandra's dream ve vicky cristina barcelona dolaylarında dolaşıp, hava aldıktan sonra eski günlerine muhteşem bir dönüş yaptığı son filmi. anlaşılan bu zaman boyunca çaktırmadan, 'geri dönüşüm muhteşem olacak kutusuna' fikirler, replikler, tespitler, büyük laflar depolamış. birkaç sağlam repliği yazmak lazım ki unutmayalım:
-müziğin, kapını çalan kaderin olduğunu düşün! belki küçük bir hikaye anlamana/anlatmana yardımcı olur!
...
-hayatı olduğundan daha kötü yapan insanlar zaten(...) Ama hepsinden öte, üzgünüm ama başarısız bir türüz.
...
+insan ırkına bakış açın çok saçma olmalı!
-ah, insan ırkı! halka açık tuvaletlere otomatik sifon koyuyorlar. çünkü insanların sifonu çekeceğine bile güvenmiyorlar. Hadiii, sifon diyorum, sifon. sifonu bile çekemiyorlar!
...
adam haklı olum. az bile demiş! sifonu çekin! yirmibir'inci yüzyıldayız. vah, insan ırkı!
Neden hikayemi dinlemek isteyesiniz? Tanışıyor muyuz? Birbirimizden haz ediyor muyuz? Baştan söyleyeyim.Ben sevimli biri değilim.Cazibe benim için öncelik olmadı hiç.Hem yılın en neşeli filmi de değil bu.Neşelenmeye ihtiyaç Duyan salaklardansanız......gidin ayak masajı yaptırın.Ne anlamı var ki zaten? Hiç. Sıfır. Boş .Hiçbir şey sonuca varmıyor......ama yine de saçmalayacak gerzekler eksik olmuyor .Ben öyle değilim. Benim vizyonum var. Sizi ele alıyorum .Arkadaşlarınız, iş arkadaşlarınız,gazeteleriniz, televizyon...Herkes yanlış bilgilerle konuşmaktan memnun.Ahlak, bilim, din, siyaset, spor, aşk.Portföyünüz, çocuklarınız, sağlığınız.Yaşamak için günde dokuz porsiyonsebze-meyve yemem lazımsa yaşamak istemiyorum.(Sebze-meyveden nefret ederim.)Omega 3'leriniz, koşu bandı,kardiyogram......mamogram, pelvik sonogram......ve Aman Tanrım, kolonoskopi!Bunca şeye rağmen tabuta girme günü geliyor .Bayrak, bir sonraki nesil geri zekalılara geçiyor.Onlar da hayatı pek biliyor ve sizin içinneyin uygun olduğuna karar veriyorlar.Babam, gazeteler moralinibozduğu için intihar etti.Onu suçlamak mümkün mü?Bunca dehşet, yozlaşma,cehalet ve fakirlik......soykırım ve AIDS veküresel ısınma ve terör......ve "aile değeri gerzekleri",silah gerzekleri!"Dehşet" derdi "Heart of Darkness" ınsonunda Kurtz. "Dehşet".Şanslı Kurtz, ormanda Times Gazetesi okuyamıyordu.O zaman görürdü dehşeti.Ama siz ne yapıyorsunuz?Darfur'daki katliam......ya da bir okul otobüsünün patladığın ıokuyor, "Aman Tanrım, dehşet" diyor......sayfayı çevirip, açıkalanda yemlenen tavuklardan......elde edilen yumurtalarınızı bitiriyorsunuz.Ne yapabilirsiniz ki? Çok ağır.Ben de intihar etmeye çalıştım.Gördüğünüz üzere beceremedim.Ama bunu neden dinleme kistiyorsunuz ki? Kendi derdiniz size yeter.Eminim hepiniz üzücü, küçük umutlarve hayallere kafayı takmışsınızdır.Tahmin edilebileceği üzere Ticari girişimleriniz başarısız oldu."O hisse senedini alacaktım işte!""O evi yıllar önce alsaydım keşke."O kadına açılsaydım keşke."Keşkeler.Ama yetti artık"yapsaydım, etseydim" leriniz.Annemin dediği gibi:"Halamın bıyığı olsa amcam olurdu."Annemin bıyığı yoktu, varisleri vardı.
kimi çok uç kimi dümdüz olan karakterlerin hayranlık uyandıran nükteli ve hoşnutsuz* diyalogları ile her kim ile her nasıl mutluysan öyle yaşa felsefesini benimseten yine enfes bir woddy allen filmidir.
not: demek ki bizimkiler boş yere bu filmi 'kim kiminle nerede' diye çevirmemiş. *
en güzelllerinden:
--spoiler--
boris : olağanüstü. tam da tarif ettiğin türden gerizekalıymış.
marietta : sen de beklediğim türden bir delikanlı değilsin ama.
boris : kesinlikle değilim. eminim kızın plaquemines county'deki en büyük yayın balığını yakalayan adamla evlenseydi daha mutlu olurdun.
marietta : yayın balığıyla evlense bile daha mutlu olurdum.