veda

entry323 galeri16 video4
    23.
  1. bir hüseyin ferhad şiiridir.

    VEDA

    Dün güneşi paramparça gördüm pencerenden perdeleri çektiğimde
    siyah bir seccade gibi önüne serdim yüzümü ben de.

    Eğildim nehrine mataramı mengü suyunla doldurmak için
    gördüm âşık sûretimi kırık camında elimdeki fenerin.

    Sarsıldım ve ürperdim beynimden parmak uçlarıma dek
    baktım, şıra küpüne batırılmışçasına sararmakta bedir.

    Ehram giyip tavaf ettiysem de ayak izlerini kıblem sayıp
    karaldı yine 'sol mememin altındaki cevahir'.

    Toprağı dinledim, patikalarda koştum, yalnayak aştım koruları
    o mutad işaretini yine bulamadım vaad ettiğin cennetin.

    Yaşlı kelebeklere özgü bilgelikle dolandım ışık hâlende
    fakat yitirdim yıldız kuşağımı zaman koridorunda gecenin.

    Kurtulamadım bir türlü ulu kemanının ses kasırgasından, ey Aşk
    artık zerkeyle damarıma yeşil zehrini gözlerinin.

    Hüseyin FERHAD
    2 ...
  2. 22.
  3. söylerken bile insanı hüzünlendiren bir kelimedir. yaşanmışlıkları unutmak için ilk adımdır.
    2 ...
  4. 21.
  5. bir savaş çıkmış
    şövalye hazır yola
    prenses çok üzgün
    duruyor ayakta

    güzel bir akşamüstü
    bu son veda
    ufukta güldü yüzü
    ama son defa

    derken bir haberci
    yorgun atıyla
    elinde bir tek kağıt
    prenses huzurunda

    tek yaprak yere düştü
    bu son veda
    güzel prenses hayata küstü
    aşka elveda

    güzel bir akşamüstü
    son veda
    ufukta güldü yüzü
    ama son defa

    tek yaprak yere düştü
    son veda
    güzel prenses hayata küstü

    (bkz: cem köksal)
    3 ...
  6. 20.
  7. Güfte:Orhon Seyfi Orhon, Beste:Yusuf Nalkesen'e ait olmakla beraber
    muhayyer kürdi makamlı türk sanat müziği parçasıdır.
    2 ...
  8. 19.
  9. Dokunduğumdan uzak
    Kokladığımdan tatsız
    Artık yabancısın
    Karanlık ve dipsiz kuyularla
    Dolu dünya sevgilim
    Tutun bize düşmeyelim

    Dokunduğumdan uzak
    Kokladığımdan tatsız
    Artık yabancısın
    Karanlık ve dipsiz kuyularla
    Dolu dünya sevgilim
    Ve ben artık gitmeliyim

    Bu bir veda anı sevgilim
    Kaçırma gözlerini zamandan
    Ne son ne de başlangıç yaşadığımız
    Karımız olsun bize kalanlar...

    (bkz: özgür çevik)
    2 ...
  10. 18.
  11. 17.
  12. daha başından beri hiç sevmedim yerimi:
    adî gök, bayağı toprak!
    bu lânetlenmiş yerde
    iki arada kaldım;
    bir betona gerilmiştim, ufaldım;
    aşkları koparıyor bizi, hüznü öteki,
    durmadan bir leşe konuyor akbabalar...

    akşamlar biraz düşkün; yollar, kanayan yollar...
    ay lağımda batıyor ve sözler hiçbir yerde;
    her zaman kalbimizin yerinde ince duvar...
    aldanış! belki uğursuz bir gölge
    bulanmış kalmış...
    belki her aldanıştan kalan siyah aynalar!
    rüzgârı kuytulardan esirgemeyen ne varmış?
    ve daima boğulmuş, yaralı yolculuklar...

    dağ kendi güneşini çıkardı gitti;
    ben kendi gülüme kapandım kaldım;
    sustum, her sustuğum yerdeki kaybolmalar
    çağırır akşamı...
    akşam,
    uysaldır, boynunu bükerek gelir,
    ve teslim olur bana şiirler, elvedâlar...

    işte ben gittim, her şeyi söyledim, gittim;
    işte benden herkese,
    herkese bir sonbahar...

    hilmi yavuz
    3 ...
  13. 16.
  14. toplumun yozlaşmışlığından kaçıp da kendine sığınmadan önce insanın son sözü.
    2 ...
  15. 15.
  16. en kötüsü el'vedadır...el olur...el olursun...daha da ne denir?...sustum...
    9 ...
  17. 14.
  18. ekseriyetle; iki kişilik bir oyunun son sahnesidir.
    kimi için; galebe
    kimi içinse; hezimet.
    2 ...
  19. 13.
  20. Bu şehirden gidiyorum
    Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi
    Gururu yıkılmış soy atlar gibi
    Bu şehirden gidiyorum

    insanlar taş gibi bana yabancı
    Ağaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarlarda
    Bir tambur bir yalnızlığı anlatıyorsa
    O ışıksız pencereden
    Ben onu bile bile duymuyor gibiyim.

    Bu şehirden gidiyorum
    Gömerek geceyi içime
    Sabahın hüznünü beklemeden
    Gidiyorum bu şehirden.

    *
    2 ...
  21. 12.
  22. güpegündüzün kırıldı cam
    penceremde veda
    çınarın yaprağa anlattığından
    gün - bütün bir ceset gibi
    bahçede $imdi

    penceremde yas
    çekildi özsular içerlere
    çokça cam kırığı kıyı ve duvarlardan
    a$tığı gün.

    ..ilhami çiçek..
    1 ...
  23. 11.
  24. 835 satır'dan bir nazım hikmet şiiri, sanırım 1930 tarihli. mayakovski şokunu yeni yeni atlatmış nazım'ın merdivenli dizeleri sözlüğün yazı karakterinin kurbanı oldu, aha;

    hoşça kalın
    dostlarım benim
    hoşça kalın!

    sizi canımda
    canımın içinde,
    kavgamı kafamda götürüyorum.

    hoşça kalın dostlarım benim
    hoşça kalın...

    resimlerdeki kuşlar gibi
    dizilip üstüne kumsalın,
    mendil sallamayın bana.
    istemez..

    ben dostların gözünde kendimi
    boylu boyunca görüyorum...

    a dostlar
    a kavga dostu
    iş kardeşi
    a yoldaşlar a!!.
    tek hecesiz elveda..

    geceler sürecek kapımın sürgüsünü,
    pencerelerde yıllar örecek örgüsünü.
    ve ben bir kavga şarkısı gibi haykıracağım
    mapusane türküsünü.

    yine görüşürüz
    dostlarım benim
    yine görüşürüz...

    beraber güneşe güler,
    beraber dövüşürüz...

    a dostlar
    a kavga dostu
    iş kardeşi
    a yoldaşlar a..!.
    elveda..!......

    (bkz: hoşçakalın dostlarım)
    3 ...
  25. 10.
  26. çok güzel bir ismail cem şiiri

    çok ileri bir tarihte
    çok yaşlı olarak
    sessizce ayrılmalıyım
    kimseye pek gözükmeden
    ve kimseyi rahatsız etmeden.

    masamın üzerinde
    dünden kalmış işler
    tamamlanmış yazılar
    okunmayı bekleyen kitaplar
    ve anılar ve umutlar.

    filleri kuyruğundan çekerek
    tepeleri aşırtmaktı görevim
    günler bitti filler tükenmedi
    ben elimden geleni yaptım
    gerisini siz tamamlayın.

    boşa geçmedi hayatım
    daha fazlası olabilirdi ama
    buna da şükür demeliyim
    işte sevgili dostlar
    ben böyle veda etmeliyim
    6 ...
  27. 9.
  28. vedadan sonra söylenecek söz..!!
    'kalan yalnız kalırsa,giden vefasız demektir!!'
    5 ...
  29. 8.
  30. 7.
  31. bir kenan ışık-zerrin özer düeti. şöyledir:

    "Kenan ışık"
    Konuş sevdiğim
    Yüreğinin şarkısını söyle bana
    Gece karanlık, yıldızlar bulutların arkasında yitip gitmiş
    Rüzgar iç çekiyor yaprakların arasında
    Bırak çözeyim saçlarını, kulaklarımı göğsüne bastırayım
    Ve orada o tatlı yalnızlıkta gözlerimi kapatıp
    Kalbinin mırıltılarını dinleyeyim yüzüne hiç bakmadan

    "Zerrin Özer"
    Bende bakamam
    Dayanamam gözlerine, tut ellerimi
    Gitme aşkım gitme böyle ne olur gitme
    Böyle sensiz çaresiz bırakma beni

    "Kenan ışık"
    Söylediklerin bitince
    Sessiz oturalım hiç kımıldamadan
    Yalnız ağaçlar fısıldaşsın karanlıkta
    Ve öylece bitsin gece
    Birbirimizin gözlerine bakıp, ayrı ayrı yollara gidelim
    Konuş sevdiğim...
    Yüreğinin şarkısını söyle bana

    "Zerrin Özer"
    Kim bırakmış kim
    Kim bırakmış seni söyle, tut ellerimi
    Gitme aşkım gitme böyle ne olur gitme
    Böyle sensiz çaresiz bırakma beni

    "Kenan ışık"
    Güller duruyordu gecenin içinde
    Sarı güller...
    Ne olur koparma, dedim
    O kadar güzel duruyorlar ki orada
    Ah!... dedin, biz de birlikte güzeldik
    Ve koparıp gülleri bıraktın ellerime
    4 ...
  32. 6.
  33. bir orhan veli şiiri. şöyledir:

    VEDA

    Yolum asfalt,
    Yolum toprak,
    Yolum meydan,
    Yolum gökyüzü
    Ve ben neler düşünüyorum!..
    Aşkı, yağmuru,
    Tramvay sesini,
    Otelciyi...
    Ve bir mısra mırıldanıyorum
    Sıcak bir yemek lezzetinde..

    *

    Postacı, jandarma ve işsiz
    Hâlâ gidip geliyorlar.
    Yalnız Niyazi oturuyor,
    Rahmetli Süleyman Efendinin oğlu,
    Kahvede.
    Ajans dinliyor, düşünüyor.-
    «Harp olur mu,
    Kıtlık olur mu?» diye.
    Yahut o da biliyor,
    Yakında muharebeye gideceğini
    3 ...
  34. 5.
  35. hani o, bırakıp giderken seni;
    bu öksüz tavrını takınmayacaktın?
    alnına koyarken veda buseni,
    yüzüme bu türlü bakmayacaktın?

    hani ey gözlerim, bu son veda da,
    yolu kaybeden yolcunun dağda,
    birini cağırmak için imda da,
    yaktığı ateşi yakmayacaktın?

    gelse de en acı sözler dilime,
    uçacak sanırdım birkaç kelime...
    bir alev halinde düştün elime,
    hani ey gözyaşım, akmayacaktın?

    Orhan Veli ORHON
    9 ...
  36. 4.
  37. sevgiliden ayrılınıyorsa eğer, çok zor olan durumdur.
    yaşanılanlara bakıp gülümsemek gerekir aslında, ama kim yapabilmiştir ki bunu.
    kısa kesilmesi gerekir.
    (bkz: elveda)
    3 ...
  38. 3.
  39. 2.
  40. fazla uzatılmaması gereken, bırınden, bır yerden, işten, sevgiliden ayrılınacagı zaman yapılan bir cesit seremoni..
    3 ...
  41. 1.
  42. hindu dininin kutsal metinlerinden her birine denir.
    ne zaman yazıldıkları kesin olarak bilinememektedir. edebi açıdan büyük değer taşırlar.
    4 çeşittir:
    1-rigveda
    2-samaveda
    3-yayurveda
    4-atharvaveda
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük