"Cenab-ı Hakkın Vacib'ül vücud ve mevcut ve vahid ve ehad isimlerinin hakiki cilveleri ve daireleri var. Belki âyineleri, daireleri hakiki olmazsa, hayal-î ademî dahi olsa, onlara zarar etmez. Belki vücud-u hakikinin âyinelerinde vücud rengi olmazsa, daha ziyade safî ve parlak olur. Fakat Rahman, Rezzak, Kahhar, Cabbar, ve Halîk isimleri gibi isimleri ise, tecellileri olmuyor, itibarî oluyor. Halbuki o esmalar (isimler), mevcud ismi gibi hakikattırlar, gölge olamazlar, aslîdirler, tebai olamazlar
Bu sözlerden anlaşıldığına göre Allah'ın isimleri onların mazharı olan ayna, hakikî olamasa bile hakikîdir, isimler mevcut ismi gibi hakikattir, gölge değildir, aslîdir, aslî ve hakiki varlığa tabi olan ikinci dereceden olan şeyler (tebai) değildir.
(Görmediğin şeye “Gördüm”, duymadığın şeye “Duydum”, bilmediğin bir şey hakkında da “Biliyo rum” diyerek) kendisi hakkında sa na âit hiçbir bilgi ol mayan şeylerin ardınca gitme! (Herhangi bir konuda zanlarla, sezgilerle ve tahminlerle hüküm verme!) Ku lak da, göz de, gönül de; işte bunla rın hepsi de, şüphesiz ki o (insan) on(lar)dan sorumlu olmuştur.
isra 36 sevgili mealci aklı evvel arkadaşlar.
tarikatların anlayışı değildir felsefecilerin öne sürdüğü görüştür. imamı rabbani bunu yüzyıllar önce çürütmüştür.
hallacı mansur ve diğer tarikat erbabının enel hak demesi ise vahdet-i vücut değildir. mansur'un dediği allah'ta kaybolmaktır, kendini unutmak, benliğini allah'a adamaktır.
aristo'yu al platon ile harmanla hazır mı plotinusun? heh şimdi onu da al üzerinde biraz arabî sosu gezdir yanına da biraz (çok az ama dikkat) hegel koy veee evet vahdet-i vücud'un hazır. afiyetle yiyebilirsiniz.
O zaman putlar da allah'ın parçasıdır ve tapılabilirdir. Saçmalamayın arkadaşlar. Bu tarz şeyler ağır şirktir. Mana içinde mana aramaya gerek yok. insan tanrı değildir, olmayacaktır da. Zaten ben allah'ın bir parçasıysam allah sevgisi dediğimiz şey gerçek bir sevgi olmaz ki. Kendi benliğini sevme olur, benci'lik olur.
Kimilerince şirk olarak tanımlansa da esasında ancak dünyevi tatlardan sıyrılabildikten sonra hakikat kapısının son seviyesine ulaşmaktır.
Hakla hak olmaktır.
''her şey allah'tır ve allah her şeydir'' düşüncesi.
risale-i nur'da bediüzzaman vahdet-i vücud'un allah'a yakın olan bir aşk derecesi olduğunu söylüyor.
vahdet-i vücud'a karşı imam rabbani vahdet-i şuhud'u tanıtmıştır. her şey allah değil, her şey allah'tandır.
film dosyanın kendisi değil, dosyanın ve dosyada kayıtlı bilgilerin bilgisayar ekranına yansımasıdır.
ne var olur, ne yok oluruz. biçim değiştiren, kaptan kaba akan maddeleriz. içine dolduğumuz makinenin bilincinden bakınca, içine dolduğumuz gözlerden bakınca çok uzakta kalıyor. işte sen, ben, akşam yemeğimiz, yoldaki o ölü kedi, güneşin bütün ışıkları, evrendeki her yıldız, bütün aydınlık şeyler ve doğurduğu karanlıklar.. tanrı bizim toplamımız ve evet tanrıyı var eden biziz. biz tanrıyız,
Kul nesiminin ibni Arabinin ardından devam ettirdiği bu yüzden de derisi yüzülmüştür.
Mantık olarak şöyle ki, sen bir su damlasısın. Ancak bir süre sonra milyonlarca su damlası birleşirse sen artık yoksun. Artık bir avuç su vardır. Sonra bu denize dökülür o bir avuç su da gider artık okyanus olur. Okyanusu söylerken su damlası diye tek tek sayılmaz.
Allah ve kul da böyledir. Allah her an mevcut ancak sana irade verdiği için mevcutluk artık zamanda göreceli olur ve sende mevcut olursun. Hal böyle iken, allah vardır sen yoksundur. Çünkü her madde her şey allahın yanması ve ondan gelen şeydir.
Dolayısıyla, insan bir halifdir. Halife ustanın yardımcısı demektir. Allah usta olan ilim alim olandır. Halife olan insan da onun vekili olan ve idare gücü verilendir. Allah resmen nüfus etmek için madde de kentinde yakın olan insanı var etti. Çünkü kuranı kerimde insana insan peygamber meleğe melek peygamber göndeririz ifadesi mevcuttur. Bu yüzden allah bir takım idareyi insana vermiştir. 99 sıfatını insana pay etmiştir. Bunun için de bazı sıfatları ide verilmemiştir.
Dolayısıyla insan Tektir. Çünkü insan olmasi için 99 sıfatı tamamlar. Böylece insan halif olur. Ama ne zaman insan madde den ayrıldı mevt oldu, o zaman insan artık yoktur. Allah vardır. Çünkü kalfa ustanın yanına gidince hükmü biter ve usta yerine geçer. Verdiği yetkiyi de alır.
Ben yokum allah varın zikri ide kelime i tevhittir. Çünkü allahtan başka ilah yok demek insanın kendi içinde ki gücü silip yalnız allaha biat etmesi çok zordur. Nefis terbiyesinde nefsi raddiye makamı dahi buna çok ağır gelir. Kibir işte bu yuzden cennete giremez.
insanı halif yapan şeyde bir olmasıdır. insan bir olursa insan tek olursa o zaman hakim olabilir. insanın tek olması şahıs olarak değil, cokluk olarak. Tek başına benim diyen insan küfür işleyen gibidr. Çünkü sen tek başına iken bir hiçsindir. Var olmak mevcut olmak istiyorsan bir olmak zorundasın. Aksi halde Sana ikinci ben şeytan olur. Çünkü atom gibi bağlıdır her şey. Her şeyin sonucu allaha ilki yine allaha aiitir. Her şey yuvarlaktır. Her şey atom modeli gibidir. Bir yerden başlarsan diğerine aynı yerde ulaşırsin.
Bizden yana
Muhyiddin ibnul arabaye
hallac-I mahsura
Yunus Emre ye
Kul nesimi ye
Pir apdala
Selam Olsun, yolumuz yol olsun. Şaha ulaşsın. Derdimiz hak olsun, hidayete ulaşsın.