Sadece uzungöl değil trabzon un kendisi arap turizmine kurban edilen şehirdir malesef. Özellikle Sahil şeridi her geçen gün daha da çirkinleşmektedir.
Avrupa nın dövizini dahi istemediği arap turiste, bizim şehirlerimiz çarpık kentleşiyor enteresandır. Kim için Onca Paraya rağmen medeniyete bu denli direnç gösteren bir millet, pes dedirten görgüsüz arap turist için yazık.
Son halini görünce üzüldüğüm göldür. Çocukluğumuzda saf bakir anadolu topraklarını simgelerdi. Yakında kuruturlar orayı ve Karadeniz'den su taşımaya kalkar bu lazlar.
Arabayla gittikten sonra oradaki caminin arka taraflarına bir yol çıkıyor. Oradan tepeye çıkın. Ama en tepeye değil. Bir yer var ki usta bir sürücü değilseniz araba taklalar atar. En tepeye çıkın. Çok özel bir havası var.
doğallığını kaybetmiş, tam bir ticari meta olmuş. doğallık mı tesis mi seçiminde hükümetten yana tavır alarak tesisleşmiş, arap ziyaretçisi bol, gecelik oda fiyatları pahalı turistik mekan. tüm bunlara rağmen iyi mıhlama yapan lokanta mevcuttur.
Bugün ziyaret ettim de... kendi vatanımda yabancı hissettim. Yazık o doğaya. Her yanı Suudiler sarmış. Türk vatandaşı yok denecek kadar azdı. Tabelalarda latin harflerinden çok Arap harfleri vardı..
Doğa berbat halde, her yan kaçak yapı ve beton.
Gidip görmedim ama eski ve yeni fotoğraflarına bakınca artık adı betongöl olarak değiştirilse hiç fena olmaz. 16 yıllık akp iktidarından sonra gölün vaziyeti atık su çökeltim havuzundan farksız bir halde. Mezopotamya farelerinin (araplar) bölgeye yaptıkları akınlarda cabası.