Çok ağır gelir en başta. Daha yolun başında olmama rağmen hayatımın en acı tecrubesiydi.
Ozellikle aldatma ile bitiyorsa, fena koyar. Ilk aylarda konduramazsınız, yapmamıştır işin içinde başka bir şey var dersiniz ama o yapmıştır.
Ikinci ay yaptığını idrak etmişsinizdir, sorgularsınız kendinizde hata ararsınız çünkü hala seviyorsunuzdur. Çok özlüyorsunuz. Başkasıyla olduğu ihtimali gunden gune eritir içinizi. Hem de malum kişi pişman değilse ve üste çıkmaya çalışıyorsa... velhasıl nefret edersiniz, nefretten kalbiniz taş bağlar etrafınızdakilere de kötü davranırsınız.
Üçüncü ay artık acı çekmekten yorulmuşsunuzdur. Başka şeylerde mutluluğu ararsınız. Yalnızlık iliklerinize dayanmıştır. Ya başka birinden, ya sözlüklerden veyahut arkadaşlıklarınızdan medet umarsınız ki işe yarar kafanızı dağıtırsınız. Eskisi kadar aklınıza gelmiyordur ve hayatın ondan ibaret olmadığını anlıyorsunuzdur. En önemlisi, özgürsünüzdür *
Dördüncü ay artık hayatınız normale dönüyordur. Geçmişe sünger çekmişsinizdir.
benim yaklasik 3.5 yillik iliskim olmustu nasil tarif ediyim bilmiyorum ama inanilmaz bir bosluga dustu yuregim. kendimi dipsiz bir kuyunun icindeymis gibi hissettim. ara ara denemeye kalktik ama olacak gibi degildi. sonra ayrildiktan 2.5 ay sonra mesaj geldi ben beratla birlikteyim beni artik rahaatsiz etme diye. o mesaji gordukten sonra beynimden vurulmusa dondum bogazimda birseyler dugumlendi sanki vucudum 50 derece oldu sinirden. arkadasindan sövdügü sinif arkadasiyla cikti beni unutmak icin. canimin nasil yandigini allah biliyor bir de onlarin birlikte cekildigi selfieyi gordukten sonra ömrünün sonuna dek onun hicbirseyine bakmamaya yemin ettim ve simdi gayet mutluyum onunla ilgili hicbiseye sahip degilim. o baskasini 2.5 ay sonra bulmasina ragmen ben onu unutmak ve baskasini sevebilmek icin 1.5 yil kimseyi hayatima sokmadim.. zor zamanlar geciriyorsunuz uzuun sureli iliski sonrasi buyuk bir bosluk olusuyor gercek bir seven icin. yeniden kimseyi tanimak istemiyorsunuz cunku hepsi zaman kaybi gibi gelmeye basliyor. ozellikle guvenmek konusu bambaska en uzun zamaani o aliyor. yurekten ve akildan onu atmadikca yeni ve saglikli bir birliktelige baslamayin o kiza yazik etmeyin..
alışkanlıklar vardır. birçoğundan vazgeçersin. telefondan eski fotoğraflara bakarken gözün whatsapp logosuna çarpar. mesajlaşmaların aklına gelir. sonra onları en başından okumaya başlarken dikkatini bu sefer de onun profil fotoğrafının kaybolması çeker. daha sonrasında kimseyle mesajlaşmadığını fark edip whatsappı da sileceksin. tanışma anını gözlerinde canlandırırsın.
onunla gittiğin yerler konuştuğun şeyler. huyları bakışları düşünceleri bir şimşek gibi canlanır kafanda.
boş duvarlara bakacaksın artık mutluluktan huzurdan bir haber beton şehrin gri insanlarından biri olacaksın.
iyi olacağıni zannettiğin ancak iyi olmayacak hadise. zamanla anlayacaksın, telefon sürekli calmadiginda, birisı seni merak etmediginde, sürekli mesajlar gelmediğinde, boş oldugun zaman yapacak birşey bulamadığında anlarsın.
gittiğinde herşey boş, herşey anlamsız gelir.
bir insanın gözünde çok şeyKen, artık hicbirsey degilmissin gibi düşünürsün.
bir insanın kahramaniyken, artik hicbirseysindir.
inanamamak. En çok hissedilen bu bence. Yıllarca ayrılmayı denemiş başaramamışsınızdır. En son gerçekten bitmiştir ama inanamazsınız.
Bittiğine inanamazsınız, bir daha görmeyeceğinize, konuşmayacagınıza, karşınıza çıkmayacağına inanamazsınız. Bir yerden çıkıp hayatınızı mahvedecek gibi gelir hep. Onun olmadığı zamanlar, yaşadıklarınız rüyaymış gibi gelir çoğu zaman. uyandığınızda o kavgalı gürültülü günlere dönecek gibi hissedersiniz. 1seneden fazladır görmüyorum hatta adını bile anmıyorum. Sen koru yarabbim amin.
sürekli yemekten bıkmadığın tatlının artık mideni bulandırması gibi birşey bu. o tatlıyı yemezsen de birşey kaybetmezsin ama onu yemeye alışmış biri olarak bırakmak zor gelecektir. kabullenme sürecine girene kadar inkar edersin. bahaneler üretip herşeyin yoluna gireceğini kendine telkin edersin ama nafiledir. o tatlı artık bozulmuştur ve çöpe atman gerekir. işte bu cesareti gösterdiğin zaman özgür olursun. bazen, kötü giden bir ilişki için ısrarcı olmanın vakit kaybı olduğunu anlamak zaman alabilir. bunu anladığın an hemen harekete geçmenin en doğrusu olduğunu göreceksin. ki zaten o sırada karşıdaki kişinin gerçek yüzünü acı bir şekilde deneyimleme şansına da erişmiş olacaksın. tam da o anda ne kadar doğru bir karar verdiğini anlamanın verdiği huzurla yoluna devam edebilirsin. zorlu bir süreç seni bekliyor olacak ama bu da geçecek. ucunda ölüm yok ya lafı tam da buna uygun. gerçekten de çektiğin acının hiç birşey olduğunu daha sonrasında yaşayacakların gösterecek. artık bu süreç son bulduğunda kendini yenilenmiş hissedeceksin. işte bu son evredir, hayırlı olsun!
eğer bir parça da olsa tezat kişiliğe sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, kabul etseniz de etmeseniz de ilk aklınıza gelecek şey '' beni başka seven olur mu '' endişesi, korkusu, merağıdır. hemen panik yapmayın, geçici bir his kargaşasıdır. nitekim birisini sevme gücünüz, onun da sizi sevme ihtimalininden beslenmez. yalnızca kendinizi duygusal olarak çok iyi hissettiğiniz bir zamanda, içinizde bir yerlerde yeşeren esin kaynağından beslenir. bunu, ilişki yaşarken unutur ve ilişki bitmeye yüz tutmuşsa yeniden hatırlamaya başlarsınız. aslında bundan önceki entrilerden çıkan mana, '' bi çok iyiydik ama kader bizi ayırdı. halbuki çok seviyorduk birbirimizi, hiç de kavga etmezdik vs. '' ve olayı değerlendirişi '' iki tarafın da ayrılıktan ciddi zarar gördüğü ama olması gerekenin oldu '' yönünde.
ben daha reel şeylerden bahsedeceğim. uzun ilişki dediğin şey, akşam '' iyi geceler aşkım '' diye mesaj atıp da hemen ertesi sabah '' bitsin bu ilişki '' şeklinde geri dönüş aldığın bir ilişki değil. e haliyle, uzun ilişki bitmeden çok evvel size '' bak, bu ilişki bitmek üzere. ya kendinize çeki düzen verin ya da ben çocuğu da alır anneme giderim ''. siz de bu durum karşısında ya iyileştirme çalışması yaparsınız ya da koptuğu yerden kopmasını beklersiniz.
tabi bu durumda bir taraf kendini ayrılığa karşı hazırlarken diğer taraf bitmesin diye didinme yoluna girer. işte, ilişki bittiği zaman da '' unutamadım, yeni birini se-ve-mem, onu çok özledim, acaba o da özledi mi?'' diye kan emici şeyleri düşünen taraf - didinme yoluna giden - olur. çok gereksizdir, yapmayın öyle şeyler. ha siz vakti zamanında doğru düzgün sevemediyseniz, bunu tam olarak gösteremediyseniz, ya da sizin deyiminizle '' hakettiğinizi değeri göremediyseniz '' en azından ilişki biterken, ayrılık kelimesinin ne manaya geldiğini öğrenin. ucunda, istenmediğinizi, sevilmediğinizi, sevilme ferahlığının sonunun geldiğini bir hatırlayın.
madalyonun diğer yüzünde ise, ayrılığın geç bile kaldığını düşünen ve diğer tarafı pek umursamayan, iletişimden kaçan birisi vardır. işte o kişi için akılda takılan en büyük şey, yeni ilham kaynağını layıkıyla seçebilme korkusudur. biraz zaman içinde dinlenerek, analizler yaparak ve dersler çıkararak uzun ilişkinin getirdiği birtakım alışkanlıkların yok olmasını beklemek de yapacağı ilk şeylerdendir. amaç doğal döngü içinde kendine verilmiş rolü eksiksiz yapabilmek; küsmeden sevebilmek, yeni birilerini yeni heyecanlarla sevebilmek için bünyeyi hazırlamak. -interfaz evresi on!- elbette doğru olanı yapıyordur.
hayatın anlamsızlaşması. içinde tarif edilemeyecek derecede oluşan koskoca boşluk. hayata sövme isteği. ne halt yiyeceğim şimdi diye düşünmek. kısacası eziklik,sefillik...
insan azmanlığı söz konusu olabilir malum senelerdir ondan yakın kimse yoktu. etraftakilere sebepsiz yere gıcık olma, herkesi ona benzetme, kıyafetlerini başkalarında görünce göz yaşarması, her köşede bıraktığı anılar sebebiyle yürürken bir noktaya kitlenme, değersizlik hissi ve daha niceleri.