genel olarak cristian rock olarak bilinen gotik bir melodisi vardır. yine de daha ilk dinleyeşte bile insana derin melankoli hissettirecek kadar kuvvetlidir. Amy lee bu şarkıda insanı gerçekten büyüler. şiddetle ölmeden önce dinlenilmesi gereken şarkılar listesine alınmalı ve dinlenilmelidir.
efem bu da tercümesi;
Cevaplar aklının derinliklerinde
Bilinçli olarak unutulmuş
insan beyni bu şekilde çalışır
Ne zaman bizim için hoş olmayan utançverici şeyler olursa
Aklımızda tutmayı reddederiz.
Anılarımızdan sileriz.
Ama cevap her zaman oradadır.
Seni sımsıkı kavrayan acı.
Seni bağlayan korku
Bende ki ortak yaşamımızda
idolize ettiğimiz utancımızı
Serbest bırakır.
Benliğimize bir yol bulduğumuzda
Gerçek onları körleştirir.
Lütfen korkma
Karanlık dağıldığında
Şafak sessizliği kıracak,
Kalbimizde ki çığlıklar
Senin için aşkım hala büyümekte
Bunu senin için yaparım
Son anımda gerçekle kavga etmeyi denemeden önce.
Denemeli ve gerçek olmalıydık.
Ve yalnız hissediyorum , ve beraber değiliz. Ve bu gerçek.
Yanında uzanmak
Nefesini dinlemek
içinden akan hayat
içimde yanıyor.
Beni tutup konuşman
Aşın sessiz tonunda.
Bana bunun sayesinde yaşayacağını söyle
Ve senin için öleyim.
Beni fırlatıp atma
Benimle olacağını söyle.
Tek başıma taşıyamayacağımı
Bildiğim için.
halusinojen sayesinde keşfettiğim ve dinlediğimde öylece kalakaldığım olağanüstü parça. delip mi geçiyor ezip geçiyor bilmiyorum. ne hissettiğimi ne hissetmem gerektiğini ... bir insana bunları yapabilen ender şarkılardan biri. ayakta alkışlıyorum yetmiyor ağlıyorum.
öyle bir oh, it all away diyorki, adamı hüzne buluyor. mutlaka dinlenmesi gereken parçalar listesine alınmalı. ayrıca 2 dk lık bir The end vardır. aria kıvamında bişi olur ve ard arda dinlenince fatality yapıyor. Evanescence EP (1998)
Kuşadası'nda turist tavlamaya çalışan kroların, Türkçeden birebir çevirip, "I am understandiiiiiiiiiiiiiiiiing" diyerek şirin görünme çabalarıyla yarılmamıza sebebiyet verdikleri kelime.
Dinlerken adeta insanın içine girip kalbini darbeli matkap ile oyan, beni bunalımdan bunalıma sürükleyen, her defasında bir daha dinlemeyeceğim dediğim fakat dinlemeyi de bir türlü bırakamadığım, efkarlı zamanlarda içilen rakı ile aynı etkiyi yapan melankoli dolu bir evanescence şaheseri.
Bazı şarkılar vardır, hep oradadırlar fakat bir şeyler yaşamadan karşınıza çıkmazlar. Yaşanmışlıkları ve sizi anlatmayı bekliyorlardır. Muziğinden ziyade sözleri beni çok etkiledi. işte tam da beni anlatıyor dediğim şarkının çevirisi şöyle;
"You hold the answers deep within your own mind
(Aklının derinliklerindeki cevapları tut)
Consciously, you've forgotten it
(Bile bile onu unuttun)
That's the way the human mind works
(O yolda insani düşünceler çalışır)
Whenever something is too unpleasant, to shameful for us,to entertain, we reject it
(Bir şeyler tatsızlaştığında, bizim için utanç verici olduğunda,eğlendirmediğinde onu reddederiz)
We erase it from our memories
(Onu hafızamızdan sileriz)
But the answer is always there.
(Fakat cevaplar hep oradadır.)
(Can't wash it all away)
((Uzaktan yıkayamaz mısın?))
(Can't wish it all away)
((Uzaktan dileyemez misin?))
(Can't hope it all away)
((Uzaktan umamaz mısın?))
(Can't cry it all away)
((Uzaktan ağlayamaz mısın?))
The pain that grips you
(Acı seni sımsıkı tutuyor)
The fear that binds you
(Korku seni bağlıyor)
Releases life in me
(Bendeki hayatı serbest bırak)
In our mutual
(Ortaklığımızdaki)
Shame we idolize
(Utanç bizi putlaştırıyor)
To blind them from the truth
(Gerçekten onları kör ediyor)
That finds a way from who we are
(Kim olduğumuzu buluyor)
Please don't be afraid
(Lütfen korkma)
When the darkness fades away
(Karanlık uzağa solduğunda)
The dawn will break the silence
(Şafak sessizlikle kırılacak)
Screaming in our hearts
(Kalplerimizin çığlıkları)
My love for you still grows
(Aşkım senin için sessiz büyüyor)
This I do for you
(Bunu senin için yapıyor)
Before I try to fight the truth my final time
(Son saatimde önce gerçekler için savaşmaya çalışacağım)
"We're supposed to try and be real
(Biz farzedilenlerle uğraşırız ve gerçek olur)
And I feel alone, and we're not together
(Ve yalnız hissederim ve birlikte değiliz)
And that is real.
(Ve bu gerçek)"
Can't wash it all away
(Uzaktan yıkayamaz mısın?)
Can't wish it all away
(Uzaktan dileyemez misin?)
Can't cry it all away
(Uzaktan ağlayamaz mısın?)
Can't scratch it all away
(Uzaktan tırmalayamaz mısın?)
Lying beside you
(Yalan yanıbaşında)
Listening to you breathe
(Nefesini dinliyorum)
The life that flows inside of you
(Hayat senin içinde akıyor)
Burns inside of me
(Benim için yanıyor)
Hold and speak to me
(Tut ve konuş benimle)
Of love without a sound
(Onsuz bir aşkın sesi)
Tell me you will live through this
(Söyle bana bunu sayesinde yaşayacakın)
And I will die for you
(Ve senin için öleceğim)
Cast me not away
(Uzağa fırlatma beni)
Say you'll be with me
(Benimle olacağını söyle)
For I know I cannot
(Biliyorum yapamam)
Bear it all alone
(Bunu yalnız başıma taşıyamam)
"You're not alone, are you?
(Yalnız değilsin, değil mi?)
Never... Never.
(Asla...Asla)"
Can't fight it all away
(Uzaktan savaşamaz mısın?)
Can't hope it all away
(Uzaktan umamaz mısın?)
Can't scream it all away
(Uzaktan bağıramaz mısın?)(Uzaktan bağıramaz mısın?)
It just won't fade away,
(Uzaktan doğru solmayacak)
No
(Hayır)
(Can't fight it all away)
((Uzaktan savaşamaz mısın??))
(Can't hope it all away)
((Uzaktan savaşamaz mısın?))
Can't scream it all away
(Uzaktan bağıramaz mısın?)
Ooh, it all away
(Ohh, uzaktan)
Ooh, it all away
(Ohh, uzaktan)
"But the answer is always there.
(Fakat cevaplar hep oradadır.)
Nothing is ever really forgotten.
(Hiç bir şey asla gerçekten unutulmadı)"
"Because I'm tired of it too."
(Çünkü onun yüzünden çok yorgunum)
"Because I'm tired of it too."
(Çünkü onun yüzünden çok yorgunum)
"Because I'm tired of it too."
(Çünkü onun yüzünden çok yorgunum)
"Because I'm tired of it too."
(Çünkü onun yüzünden çok yorgunum)
"Because I'm tired of it too."
(Çünkü onun yüzünden çok yorgunum)