türk e ait olan kökünden gelen , tam anlamıyla (bkz: türk halk müziği) olarak geçen harikalar bütünü ..
sevdalısı olanların asla kopamayacagı şeyler ..
birde başlıklarda türkçe karakter sorunsalı nedeniyle açıklanması gereken finlandiya sınırlarında bulunan bir şehir . hatta bir de (bkz: türkü türün) diye bir futbol takımları mevcuttur ki vakti zamanında trabzonspor uefa kupasında safdışı bırakmıştı ... (bkz: ne günlerdi be) ..
insanı derin yerlere götüren hatta durduğun yerde sanki ruhun geziyormuş hissine kaptıran bir müzik türü. şöyle çayını alıp balkonda ince ince manzaraya dalıp dinlenirse meditasyon gibidir.
bazi tipler icin ise arkadas ortaminda kredi toplayabilmek icin kafa bulunabilinecek bir zamazingo olarak gorunen muzigimiz. "ne kadar rezillik, turku soyluyorlar, peh, oysa bana bak memlekette girip cikmadigim disko kalmadi" kalibinda dusunce tarzina sahip bu tiplere riayet etmeyiniz efendim, gulup geciniz.
Kendine özgü ve değişik ezgilerle söylenen türkü zamanla anonimleşen bir nazım biçimidir. Türküler ana dörtlüklerle, onu izleyen nakaratlardan oluşur. Türkülerdeki dörtlüklere Bent adı verilir. Nakaratlar, halk dilinde bağlama ve kavuştak olarak adlandırılır. Türküler yukarıda saydığımız nazım biçimlerinin aksine hece vezninin her kalıbıyla söylenir. Yani hece sayısı itibariyle bir sınırlama olmaz. Mahmut Ragıp Gazimihal, ezgilere göre usulsüz ve usullü türküler olarak iki ayırım yapar. Usulsüz olanlar; divan, bozlak, koşma, hoyrat ve Çukurova'yı içine alan uzun havalardır. Usullü olan türküler grubunda ise genellikle oyun havaları yer alır ki bunlara Konya'da oturak havası, Urfa'da kırık hava adı
verilmektedir.
Türklerde işlenen konulara göre de sınıflama yapan yazarlarımız vardır. Bu sınıflama şöyledir: Ninniler, Çocuk Türküleri, Doğa Türküleri, Aşk Türküleri, Kahramanlık ve Askerlik Türküleri, Tören Türküleri, iş Türküleri, Karşılıklı Türküler, Ölüm Türküleri, Oyun Türküleri, Tabiat ve Hayvan Türküleri, Zeybek ve Derebeyi Türküleri, Cinayetler ve Acıklı Olaylarla ilgili Türküler, Güldürücü Türküler, Yemek ve yiyecekle ilgili Türküler.
Yapılarına göre türküleri sınıflandıran yazarlar da türkülerin bent kavuştaklarını gözönünde bulundurmuşlardır. Bu tür sınıflama şöyledir: Bentleri dörtlükleriyle kurulan türküler, Bentleri dörtlüklerle kurulan türküler, Bentleri üçlüklerle kurulan türküler, Bentleri beyitlerle kurulan türküler.
hani bazı duygular vardır; bakışlarda, dokunuşlarda, sevdalarda, hasrette, dertte, baharda; işte türkülerdir en iyi anlatan, yürekleri okşayan, gönüllere su serpen...
türkülerdir anadolu'yu en iyi anlatan, bu güzel mozağiyi bir arada tutan. ve yine türkülerdir insanı dolandıran.
yolcusu turna, çiçeği gül, sevdalısı bülbül, dinleyeni aşık'tır türkülerin...
şairim zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
ayak sesinden tanırım.
ne zaman bir köy türküsü duysam
şairliğimden utanırım. bedri rahmi eyuboğlu.
bir pir sultan abdal türküsü örneğin nerden baksan dört yüz yıllık. ama hala söyleniyor dinleniyor. yada diğer ozanların türküleri.
galiba bağlama ile en uygun giden enstrumanda gitar. birde bunlara keman eklenirse, belki arabesk olur .
anlamam notadan falan ama bir türkünün anlatabileceği her şeyi anlayabilirim.
nasıl işte jazz, hip hop rock başkalarının türküsü ise bizimkide bu . dünyanın ortak değeri.
bir aşık veysel , reyhani, murat çobanoğlu ve daha nice aşıklar, yada musa eroğlu, yavuz top gibi son dönem türkü söyleyen ve derleyen kişiler nasıl bir güzellik yapmışlar ve yapıyorlar.
yağmur olur
dolu olur , kar olur
dert çeken oldukça türkü var olur
Türkü kendi özümüz olan bizi anlatan genellikle anonim olan şarkılardır. Türkü denilince akla ilk gelen aşık veysel neşet ertaş musa eroğlu gibi üstadlardır.
çağımızın müziklerine kaptırıp kendimizden geçsek de bu günlerde, kulağımıza geldiği an özümüzü derinden hissetmemizi sağlayan, bize ait, bizim bağrımızdan kopmuş, anamızın, babamızın acısı, umudu, sevdası işlenmiş melodiler.