iki liseli gencin tübitak tarafından reddedilen, atık yengeç ve karides kabuklarından yaraları hızlı iyileştiren nanolif projesinin amerika'da düzenlenen yarışmada 54 ülke ve çok sayıda projenin içinden alanında birinci olması durumudur.
Liseli genclere helal olsun, tübitak'a ve bu zihmiyete de allah belanı versin diyorum.
lan kaç kişi ödül alan projeleri biliyor? boş beleş konuşun ancak,
2016 yılı tübitak ortaöğretim öğrencileri araştırma projeleri yarışması'nda ödül kazanan projelerin birkaçına bakalım:
*bilgisayar: nap (nested adaptıve predıctıon)
*biyoloji: anyatik hedefleme için kitosan kaplı resveratrol-manyetik boncukların hazırlanması
*fizik: güneş enerjisinden elektrik üretim sistemlerinde soğutma sistemi kullanarak elektrik üretimi, sıcak su çıkışı ve soğutma yapılması
*fizik: ayarlanabilen frekanslı ve hava akışlı ses yalıtım paneli tasarımı
*kimya: farklı bitki ekstrelerinin kolon kanseri üzerine etkisinin incelenmesi
kimya: endotrakeal entübasyon işleminin monitörizasyonunda kullanılabilir kağıt bazlı kolorimetrik ve floresans karbondioksit sensörlerinin tasarlanması
*teknolojik tasarım: swimbag sistemleri ile otomobillerin sudaki güvenliklerinin sağlanması
*biyoloji: yenilebilir özellikte polimer malzeme ile kaplanmış yumurtaların depolama süresi boyunca mikrobiyolojik özelliklerinin incelenmesi
edit : ulan nasıl embesiller var ya. adamlar gerçekleri bilmek istemiyor, bir tane proje beğenilmiyor sırf kurumu karalamak için onu gözüne sokuyor. olayı çarpıttıklarını da söyleyince basıyorlar eksiyi helal helal işte solcu zekası.
bence tübitak bu saçmalıkları dikkat çekmek için yapıyor. aynı ilgi isteyen çocukların mal mal hareket etmesi gibi. yoksa bu durumun başka bir izahı yok.
tübitak denen kurumumsu şeye(!) papaz kaçtıyı imam kaçtıya çeviren bir buluşla gitseler kabul edilirlerdi. veya kupa kızını tesettüre sokan bir cihaz yapsalardı...
ilk değildir son da olmayacaktır.
Bilim denen şeyi çıkarlarıyla ölçen bir ülkeyiz.
Alakasız gibi görünen ama çok alakalı olan bir örnek vericem.
Bizim amasya elmalarını mevsiminde topluyorlar. Millete marketlere satışa sunuyorlar. Hatta millet daha da beğensin elma daha parlak gorunsun diye elmayı parafinliyorlar neyse efendim şimdi hani bunlar elmanın dış görünüşüne önem veriyor ya. işte bizim şu yabancılar bizim yemediğimiz ağacın altındaki ezik estetiksiz elmaları alıyor. Ve toz haline getiriyorlar. Marketlerinde elma tozu satılıyor yani. Yabancılar hazır mamalar yerine bu elma tozlarıyla bebek maması hazırlıyorlar ve çocuklar daha sağlıklı oluyor. Bize baksan vay benim çocuğum obez mi oldu yok bu yaşta şeker hastası olamaz bu çocuk diye dövünüp durup ilaçlara saldırıyoruz.
Yani elindekilerin kıymetini bilmeyen bir ülkeyiz. Emin olun ilerde de aynı şekilde devam edeceğiz.
sözlüğün -tıpkı türkiye, tıpkı dünya gibi- yazılanları okumayan tiplerle dolu olduğunu gösteren mesele.
yukarıda gereksiz ihtiyac rumuzlu arkadaş bi' giri yazmış. giride de tübitak'ın ortaöğretim projeleri yarışmalarında kimlerin derece aldığını gösteren, tübitak'ın sayfasından bir döküman yer alıyor. hadi bu giri öncesinde yazan adamları bir dereceye kadar anladık, ama adam şu giriyi yazdıktan sonra hala şuraya gelip "töbötök rörörö" yazan gerizekalılara neden ve nasıl tahammül edelim?
çarptırılan olay gelip burada TÜBiTAK'a yüklenen gereksizler, olayı işlerine geldiği gibi çarpıtıp görmek istediklerini görüyorlar, niyetleri üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. şeref yoksunları.
şuradaki entry de (bkz: #35509348 bir yazar tübitakta dereceye giren projelerin bazılarını saymış ve toplu linkini de atmış. ama ülkemin bazı ebleh muhalifleri, yazarı eksi yağmuruna tutmuş. neden ? e çünkü eblehler. akıllı ve objektif bir insan eleştirirken doğrularını da ortaya koyar yahut göz önünde tutar.
istemeden de olsa iyi gözle bakıldığında belki belki projelendirmesi kötü yapılmışsa hakem tarafından reddedilmiştir denebilir. ama işte sonuçta reddetmiş kötü bir şey hakemin iyi özümsemesi gerekir tamam. ama hırsızın hiç mi suçu yok *.