türkçede en uzun kelime olduğu iddia edilen "muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine" türkçenin morfolojik kurallarına uygun olsa da anlam bakımından sakattır. çünkü içinde iki yerde "leş" geçmektedir. muvaffakiyet kelimesinin yerine "kalem" kelimesini koyarak yazalım:
kalemsizleşmek güzel, anlamlı... peki kalemsizleştiricileşmek nedir aga? duyarsızlaştırıcılaşmak, simitsizleştiricileşmek, ... sen ne anlıyorsun bundan?
eğer anlamlı olduğunu iddia edeceksek, şu kelime de doğrudur:
masalarındakilerimizinkilerdekiymişsinizcesine
görüldüğü gibi ki'ler arttıkça anlam kirliliği oluşuyor. ne neye ait, ne neyin nesiymiş hepsi karışıyor. çünkü kelimelerin bir kapasitesi var. belli bir kelimeye belli bir miktar anlam yükleyebiliyorsun. bunun aksini iddia edersen yukarıdaki kelime sonsuza kadar uzatılabilir. nesneleri öyle yerleştirirsin ki,...o onun bir yerinde o da onun bir yerindeki bir yerde o da onun vs.., manzarayı anlatmak için 100 karakterlik bir kelime çıkar ortaya. çok güzel. epeyi uzun bir kelime oldu. fakat bu kelime anlamlı mı? hayır.
kökü 18 harf uzunluğunda ancak kelimeyi uzun göstermek için çok fazla ek sokuşturmadım. içinde geçen "lerimizdekiler" kalıbını uyarlayalım bakalım anlamsız mı? ev-lerimizdekiler, dükkan-larımızdakiler, gözlük-lerimizdekiler... anlamlı gibi.
muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine kelimesi rekoru elinde tutmaktadır.
kelimenin kökü, yani temeli başarı anlamına gelen muvaffakiyetten ibarettir.
kelimenin kullaılabileceği duruma örnek verecek olursak:
kötü amaçların güdüldüğü bir öğretmen okulunda, yetiştirilen öğretmenlere öğrencileri nasıl muvaffakiyetsizleştirecekleri öğretilmektedir. yani geleceğin öğretmenleri birer muvaffakiyetsizleştirici olarak yetiştiriliyorlar.
fakat öğretmenlerden biri muvaffakiyetsizleştirici olmayı, yani muvaffakiyetsizleştiricileştirilmeyi kabul etmiyor ve bu konuda ileri geri konuşmaya başlıyor.
bütün öğretmenleri kolayca muvaffakiyetsizleştiricileştiriverebileceğini düşünen okul müdürü bu duruma sinirleniyor ve söz konusu öğretmeni makamına çağırıp o öğretmene şöyle bağrıyor:
"muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmissinizcesine laflar ediyormuşsunuz doğru mu?"
bu upuzun kelimenin hangi anlama geldiğine işaret eder sanırım bu örnek. *
uçarturnagurbetgezerdiyardiyaryadellerde aslında ayrı yazılması gerekir diye düşünebileceğiniz fakat ayrı yazılamadığından mahkeme kararıyla kısaltılmış bir soyisim.bizzat şahit oldum.mahkeme kararıyla son hali uçarturnagurbetgezer olmuştur.
bu kelimenin bir de hangi durumda kullanıldığının bir açıklaması var ki akıllara zarar.
''
Kötü amaçlarin güdüldügü bir ögretmen okulundayiz. Yetistirilen ögretmenlere ögrencileri nasil muvaffakiyetsizlestirecekleri ögretiliyor. Yani ögretmenler birer muvaffakiyetsizlestirici olarak yetistiriliyorlar. Fakat ögretmenlerden biri muvaffakiyetsizlestirici olmayi, yani muvaffakiyetsizlestiricilestirilmeyi reddediyor, bu konuda ileri geri konusuyor. Bütün ögretmenleri kolayca muvaffakiyetsizlestiricilestiriverebilecegini düsünen okul müdürü bu duruma sinirleniyor, ve söz konusu ögretmeni makamina çagirip ona diyor ki: