istanbul kitap fuarı'nda düzenlenen imza gününde bir kabin içinde ağzı maskeli, elleri eldivenli bir şekilde okuyuculara uzak durmayı seçmiş yazar.
bunun sebebi kişisel bir hastalık mı, yoksa halka karşı bir savunma mekanizması mı bilemiyoruz. hani şu çılgın türkler deyip sonra böyle bir uzaklaşma pek akla yatkın gelmiyor..
dileriz kemoterapi gibi ciddi bir hastalık sebebiyledir.
art' de, rahmetli kanaltürk' te, kanal biz' de, "atatürk' ün sevdiği şarkılar", "atatürk' ün gezdiği tepeler", "yediği yemekler", şeklinde setleri olan pazarlama grupları vardı, gözümde öyle bir yazar işte!
bundan sonraki yeni kitabı: "nutuk' un yazılış hikayesi" gibi bir şey olur herelde, çevir çevir oku, hadi bakalım.
diriliş ve şu çılgın türkler'den sonra cumhuriyet türk mucizesi adlı yapıtıyla bir defa daha karşımıza çıkan büyük üstad.
edit: aşağıda cumhuriyet ve atatürk taciri olduğu söylenmiş. amerikan sermayesiyle din, allah ve peygamber ticareti yapan aşağılıklar herşeye meta olarak baktıkları için vatan dahil herşeyi satarlar, yetmez kendi kişiliklerini de satarlar, sonra kalkıp "ekmek kadar temiz, su gibi aydın" insanları kendi çamurlarının içine çekmek isterler. onları düşük zihniyetlerinin hain eylemleri ile başbaşa bırakıyoruz, tarih haklarında en doğrusunu nasılsa söyler.
bugün haberturk tv'de katıldığı 29 ekim özel programında atatürk ve cumhuriyet hakkında ders niteliğinde bir konuşma yaptı. sunucu pelin çift'in de dediği gibi, Allah onu başımızdan eksik etmesin...
senaryosunu kendisinin hazırladığı dersimiz atatürk adlı filmi 10 kasım'da vizyona girecektir. Sanırım Turgut Özakman bir liderin portresinin nasıl çizileceğinin dersini verecek bu filmde bazı buğulu sesli su samurlarına. *
şu çılgın türkleri okuyamayanlar için bir de 13 bölümlük televizyon serisi vardır ki mutlak izlenmelidir. Kurtuluş yapıtının senaristi yüce insandır, gönlüyle bilgisiyle.
2005 yılında piyasaya sürülen,elli yıla yakın bir sürenin emeği olan ve Kurtuluş Savaşı'nı romansı bir dille anlatan Şu Çılgın Türkler adlı belgesel-romanı, neredeyse cumhuriyet tarihinin en çok satan kitabı olmuş,haftalarca çok satanlar listelerinde ilk sırada kalmış, 'fahri doktor' unvanı verilen değerli Türk yazar.
can dündar'ın mustafa adlı filmini eleştiren bir kitap yazan ve bu kitabı bedava dağıtılan kişi. kitabın arkasında hiçbir şekilde para ile satılamaz yazmaktaymış.
yememiş, içmemiş kendine dert edinmiş, 64 sayfalık bir kitap yazmış.
13.11.2008 tarihli 32. gün programında can dündar'a gizliden gizliden gayet iyi yerleştirmiş araştırmacı yazar. hayır adam demediğini bırakmadı, "bu haliyle filmi okul çağındaki öğrenciler izlememeli" bile dedi, daha ne desin.
bu gece mustafa filminin tartışıldığı 32. günde vücut dili ile anlatıyor herşeyi. gerilmiş kendisi. can çekişiyor.
arena da uğur dündar ve yardakçısının* gazlarına gelerek can dündar'a ve de mustafa filmine demediğini bırakmamıştı. hatta haber başlığı da "al sana mustafa" idi...
bugün haklı olarak can dündar hesap sordu o kibar üslubuyla. ve şunu sordu;
filmi izlediniz mi o eleştirileri yaparken?
cevap: hayır. aslında yapılan eleştirilerin yüzde ellisinin filmde olmadığını gördüm.
sonra kıvırma sanatının inceliklerini izledik. efendim kendisi aslında arenaya "atatürk için söylenen bazı şeyler var gelin bunları değerlendirin" diye çağrılmışmış. yani can dündar'a değilmiş lafları...
yahu arenayı izlemesem, özakman'ın yaşının hürmetine dediklerine inanacağım. bizzat can dündar'ı ima ederek "bi arkadaşımız var sağda solda programlar yapıyor. sol kesimden birisi kendisi. yanlış laflar ediyor" tarzında onu küçümseyerek, uğur dündar ve yardakçısının* bıyık altından gülmeleri eşliğinde çok ucuz bi üslupla verip veriştiriyordu.
baskın oran programda "yahu filmi izlemeden utanmadan eleştiriyorlar" dedi. bunun üzerine özakman gerilmiş bi şekilde bu tarz eleştirilerde bulunanları küçümseyen bi kahkaha attı. sonra özakman'a döndü baskın oran ve şunu söyledi;
- ama üstadım da öyle eleştirdi!
+ yo hayır ben eleştirmedim.
- ama siz arenada değilmiydiniz?
+ yo yo hayır.
- ?!?!?
Şu çılgın türkler adlı kitabı ile yayıncısını ankara'da vergi rekortmeni sıralamasında 2. sıraya koydurtan yazardır. Kitabınını fiyatını kademeli olarak düşürmesine rağmen en son 19 ytl'de sabitlediğini hatırlamaktayımdır. Kitabı almadan önce yayıncısının ankarada vergi rekortmenleri arasında olmalarını duymam, kitabın 30 ytl'lerden başlayan sonra aşağı çekilen fiyatı nedeniyle hayli kızdırmıştır beni. madem herkesin okuması gereken bir kitap listesine koydunuz o zaman neden boyle pahalı yaptınız. çok kar etmek miydi amaçları ki muhakkaktır. En çok milliyetçi ve ulusalcı ereğliyi almak için yabancı sermayeye söven sonra da arcelor mittala bi kısmını satan oyaktır, sonra da bi kitapla vergi rekortmenleri listesine giren yayıncıyı bu duruma sokan turgut ozakmandır.
trt de haber dairesi başkanlığı yaptığı dönemlere ait anılarını meltem ahıska nın Radyonun Sihirli Kapısı isimli kitabında okuyabilirsiniz.
ankarada bir söyleşisi sonrası tanıştığım, pek bir sevimli pek bir tontoş amca.
şu çılgın türkler kitabının çocuklara özel bir versiyonunun çıkacağından bahsetmişti bana ama sanırım olmadı.
bir de 50 yılda yazdığı kitabını gözyaşları içinde bitirdiğini belirtir.
komplo momplo kasmasın kimse, tam bir türkiye sevdalısıdır.
ülkenin yaşayan çınarıdır.
bir zamanlar bir öncekinin önceki fakültemde okurken iki alt katımızda odası olan, yıllar önce bir söyleşisinde ergenliğin verdiği heyecanla memleket durumları üzerine sorduğum soruya gayet optimist yanıtlar veren, töre isimli oyunu gerçekten sağlam olan saygın kişi.. popülerleşmesi şu çılgın türklerle olmuştur.. bu kitabı yazması ile alakı binbir türlü şehir efsanesi dönmektedir..