Belli bir bölge içinde birbirleri ile etkileşime geçen ve bir kültürü paylaşan insan topluluğu.
Başka bir görüşe göre ise;
farklı kültür ve sınıflardan gelen bireylerin bir araya gelerek oluşturduğu kamusal düzen.
Çocukları okutmak önemli değildir. Okumak isteyen çocuk okur.Okumayı öğrenmek isteyen çocuk okumayı öğrenir. Öğretilmesi asıl önemli olan şey, çocukların okuduklarını sorgulamasıdır. Çocuklara her şeyi sorgulamaları gerektiği öğretilmeli.
Okudukları her şeyi, duydukları her şeyi sorgulamaları. Çocuklara otoriteyi sorgulamaları gerektiği öğretilmeli. Ebeveynler çocuklarına otoriteyi sorgulamayı asla öğretmezler, çünkü ebeveynlerin kendileri zaten otorite figürleridir.
Ev içinde kendi zırvalarının kuyusunu kazmak istemezler.Böylece aileler çocukları, çocuklar aileleri boğar, herkes birbirini boğar ve bütün nesiller sik kafalı yetişir.
Ve günümüzdeki toplumu oluştururlar.
cidden eskisi gibi değil. eskisi gibi dediğim şundan 10 sene öncesi hatta 5 sene öncesi gibi bile değil. ne arkadaşlık kaldı doğru düzgün ne komşuluk ne başka bir şey. eskiden yine bi nebze insanların şerefi onuru vardı amk şimdi herkes ibnelik peşinde. biz de mecbur buna göre oynuyoruz oyunu napalım amk? her türlü meslek grubu daha da götleşti 3 kuruş para görenin götü başı ayrı oynuyor 1 kuruş fazla kazancam diye he aç olduğundan da değil.
daha çok sabahları otobüste giderken aklıma gözlem yapmayı getiren olgu. kendine has ihtiyaçları, amaçları, davranış biçimleri olan, çevresinin farkına daha çok görme, duyma ve dokunma (hareket) duyularıyla varan insanlar. hepsi de öleceklerini biliyor, hepsi de uzun yaşamayı umuyor. otobüse bindikten sonra okula gidecekleri yere gidene kadar ayakta durmak için, oturmak için, ilerlemek, inmek, konuşmak için manevralar yapıyor, bir yerlere tutunuyor. bellekleri olduğundan, birisi garip davransa ya onu aşağılarlar, ya yardım etmeye çalışırlar, ya da, belki de, kullanmaya çalışırlar. kendilerinin farkında olmak zorundalar, başkalarının da farkında olmak zorundalar.
çelişkiler bütünü.
' güzele bakmak sevaptır ' der, aynı zamanda güzele bakanı abaza olarak nitelendirir.
özgür düşünceye sırtını döner, aynı zamanda herkesin düşüncesini savunabileceğini iddia eder.
geleneklerine bağlıdır, aynı zamanda gelenekleri yeni ve yabancıya göre biçimden biçime sokar.
özgürlüğü dilediğince tatmak, seçimleriyle hayatını şekillendirmek isteyen insan toplumun gözünde yabancı hayranına dönüşür.
insanı çelişkiye sürükler, belli bir topluluğa bağlı olmadan yaşanmaz ancak sürekli aynı şeyi tekrar edenin yanında oturmak da sıkıcıdır.