ofis arkadaşları vardır, onlarla beraber günde 100, haftada 700 kez yarılırlar*, yerlerde sürünürler, günde 3 öğün, 120 kaşık nutella yerler, hepsinin birer kedisi vardır, babası ve annesi akademisyendir, üniversite'de doktora esnasında tanışmıştır, birçoğu 12 dil bilir, türk kanallarını izlemezler, hele hele türk dizisi hiç izlemezler, ama ne hikmetse her saniyesini özetlerler, ( anneleriyle laflarken, 5 dakika denk gelmiştir, yoksa başka bir şey değil) esaretin bedelini 100, eternal sunshine'ı 200 kere izlemişlerdir, bira içmezler, şarap severler, apartman kapıcısına bile liboş demek için açığını ararlar. başlı başına bir ırk amk, hatta ve hatta ırklar ötesi.
hepsi müzmin aktivisttir bunların. sabah, öğle ve akşam olmak üzere 230 tane eyleme katılırlar, camında türk bayrağı olan mahalle bakklalına bile, ''ulusalcı pislik, mahallemizden defol'' derler. hatta ve hatta badilerini çağırıp oturma eylemi yaparlar bakkalın önünde. akşamlarıda sanat sergilerine katılmaktan geri kalmazlar. öyle değişik bir topluluk. diyorum ya; ''ırk. ırklar üstü''.
sürekli onları okuyan , onları eleştiren insanlar yüzünden değişmişlerdir aslında. biraz kendi başlarına kalsalar sıkılıp bırakacaklar. başında hepsi insandı. 9 moderatörlük insanlara verilince ssg nin yönetim gücünün peşine düştüler. yok lan bi dakka bu başka bir hikayeydi...
kıçımın kenarlarıdır. her güzel işten kendilerine pay çıkarmaya bayılırlar. mesela geniş aile dizi mi beğenilmekte hemen döşerler entrylerini: senaryo grubunda kesin ekşi yazarı var.
an itibariyle memleket çalkalanmakta, televizyonlar canlı haberlerle bangır bangır yayın yapmakta iken ve biz uludağ sözlük yazarları olarak bu ve türevlerini sol frame de görebileceğimiz skimsonik başlıklara entry girip gündem adına hiç bir yorum yapmaz, yapamaz, kayda değer hiç bir konuda bilgi paylaşamaz ve ağzımız açık dalyarrak gibi beklerken ekşi sözlükte çatır çatır türkiye'de hukukun bitmesi,hakimler ve savcılar yüksek kurulu, savcıların yetkisini elinden alan yargıtay, akp darbesi, 28 şubat, ilhan cihaner, adalet ve kalkınma partisi gibi konular tartışılmakta; insanlar en azından doğru yada yanlış kendilerine göre düşüncelerini aktarmakta en nihayetinde bilgi ve görgülerini paylaşıp bir katmadeğer sağlamaktadır. şimdi sol framei güncelleyin tekrar bakın sırf taşak makara yapmak adına ne ararsanız ulu sözlüğümüzde mevcut. tıpkı ekşi sözlükte de olduğu gibi. fark oradaki yazarların gündeme dair bir takım fikir ve düşüncelerinin de olması. biz burada ne kadar adamlara söversek sövelim bir şey değişmez.
başka sözlüklerin yazarlarından farklı değillerdir aslında. sadece ekşi'nin ilk sözlük oluşunu kullanırlar. millete bok atarlar, diğer sözlükler çakma derler. ilk çıkan gazeteden sonraki gazeteler çakma mı?
ya ben simdi hep okurum eksiyi. ulu da iyi ama ekside gercekten kaliteli, bilgili yazarlar var. yigidi öldür yogurdunu yeme. en cok sinema film elestirilerini okurdum. bi filmi izlemeden önce eksiden yorum okur begenirsem izlerdim. ve genelde de begenirdim bu filmleri. ya mesela simdi esaretin bedeli, the godfather, bravehearth gibi filmleri demiyorum. ne bilim cahilligime verin örnegin; city of god, memento, the prestige filan hatta a clockwork orange yi bile bilmezdim ben. bide güzel yorumluyorlardi elemanlar.
gel görki 2-3 yildir tat vermiyor artik bunlar. ulan benim film zevkim mi degisti 2 yilda? yook ben ayni ben. ama karsimdaki kitle degismis haberim yok. entel müsvetteleri dolmus ortama. ya en basit filme bile okadar bok atmiski adamlar.
yok su karakter derin islenmemis, bu vasatin altinda, konu toparlanamamis. vay arkadas ya.. ne cok biliyonuz amina koyim. ulan herkesin lost dizisinde oldugu gibi 100 bilmem kac bölüm yayin hakkimi var herkesi jack gibi sawyer gibi derin derin islesinler. Bunlarin bok attigi birkac film izledim özellikle. abi iyi film yani gideri var. sanki heriflerin evlerinde aksamlari oscar töreni yapiliyor, hep en kaliteli filmleri izliyorlar.
kisacasi benim abim. hic prim vermeyin bunlara. acin adam gibi bi yerden yorum okuyun. öyle karar verin bir filmi izleyip izlemeyeceginize.
ulu mu? yok be abi oda olmaz. burdada eksidekilere özenen bide yasi cok genc bir kitle var sanki.
bir uludağ yazarıyla fazla farkı olmamakla birlikte çevresiyle hareket etmeyi sever. yani çevresindeki ekşi sözlük yazarları kelime haznelerini sözlüğe büyük bir ustalıkla döküyorsa o da döker ve okunduğunu bildiği için fazla kasmaz, dikkat çekmeye çalışmaz. uludağ sözlük'de ki gibi polemik ve ün amaçlı değil yani saçmalayayım adım duyulsun da ne olursa olsun amaçlı değil bilgi vermek bilgi almak amaçlı oradadır. yani en azından ben öyle tahmin ediyorum göz gezdirince.
dizüstü bilgisayarlarıyla türkçe klavyeden uzak, kirli sakallı, uzun saçlı, üniversite okuyan ya da kendini öyle gösterebilen, lise mezunu olmasına rağmen başlık açabilecek ve entry girebilecek kadar iyi derecede ingilizce bilen, türkiye'nin sorunlarına karşı hassas, apolitik olmayan, bankada kendi adına birkaç kredi kartı olan, bunları kapattırırken sorunlar yaşayan ve bunu sözlükte paylaşan, ttnet, telekom gibi kurumlara kafası giren, aşırı derecede entelektüel olan insan...
hepsi olmasa da pek cogu icin su an aklima gelenler;
komiktir, bazen kufur etse de guldurur.
elestirel bakis acisina sahiptir.
belli kaliplardaki yazar gruplari icine dahil olmaya calisir (dinciler, modernler, troller, gibi).
begenmedigi filmlerin yarisinda cikabilir :o)
sozluk olarak 'ikon' ya da 'kult' haline gelen (sevdikleri) kisileri, filmleri, oyunlari, mekanlari, vb. koruyup kollar, laf ettirmez; hata edip de laf edersen 'salak', 'mal', 'sen ne anlarsin' seklinde etiketler.
insanlari siniflandirmaya meraklidir.
gittigi, gordugu, yedigi, ictigi seyleri begendiyse diger insanlarla paylasir, yol gosterir.
kendini super gorur, kimseleri begenmez, yanina kimsecikleri yakistirmaz; sonra da 'yalnizligin anlasildigi anlar'dan, 'cok yalnizim be sozluk edebiyati'ndan dem vurur, durur.
herbokolog'tur, her seyin en iyisini o bilir, o hep haklidir, pek cok sey hakkinda bilgi sahibi oldugunu iddia eder.
kisacasi, tipki bizim sozluk yazarlari gibidir, tek fark eksi'de yazar olmasidir, okuyup gecmek lazim fazla zaman harcamadan.
2000 lira maaşla özel sektörde çalışır, kişisel yönden kendini geliştirmiştir, kahvaltıda çocuklarına nutella yedirir. bilinçli bir tüketicidir. ürün alıp da memnun kalmadığı her firmayı eleştirir. film izlemez öyle kolay kolay. izlese de filmin yarısında çıkar. korsana hayır der. her toplumsal olayın çözümlemesini iyi yapar. kolay kolay boş entry girmez. apolitik değildir.
6tb bufferım (7*tb download) varken 6 ay kadar login olmadığım için hesabımı databaselerinden silmiş, dandik tracker. saatlerce uğraşıp seedbox ve autodownloader mirc scriptleriyle kastigim o uploadlar, rapidswitch den kiraladığım 100mbit dedicated hatlı sucunucuya verdiğim 200$ haram olsun diyorum...