--spoiler--
final bölümüyle ağlattı. ağlanacak ne var diyebilirsiniz ama 7 sezonunu bu diziye verince, eskilerden insanları da gördükçe insan duygulanıyor yahu. van pelt ve rigsby yi ayrı özlemişiz.
--spoiler--
öncelikle finalinde dikkatimi çeken ilk şey simon baker'ın bölüm sonunda " stay tuned for scenes from our next episode " deyişiydi. yapımcı bruno heller'da belki ileri ki yıllarda 8.sezonun olabileceğine dair bir şeyler söylemişti. bunları birleştirince, sanki bitmemiş olabilir gibi bir izlenime kapıldım.
son ana kadar bir red john şaşırtmacası bekleyenleri üzmüş bir sezon finaliydi. özellikle lisbon sana bir şey söylemem gerekiyor dediğinde, red john benim falan diyecek sanmıştım.
bir an gerçekten rigsby ve van pelt'i unutacaklardı. öyle bir hata yapmadıklarını görmek mutlu etti. bunun dışında... her ne kadar the mentalist çok çok karanlık bir dizi olmasa da, bu son da gereğinden fazla mı pembeydi diye kendime sormadan edemiyorum.
--spoiler--
7. Sezonu çekilmese de olacak kaliteli diziydi. Patrick Jane - Red John kapışması ile finali yapılsa kimse bir şey demezdi. Ancak Zeki ve sempatik jane gibi bir Kahraman kazandırmıştır televizyona, değerlidir.
fazla dizi izlemeyen birisi olarak bu yaz başladığım ve 7 sezonu çok kısa bir sürede tükettiğim dizi. her bölümde kendine hayran bırakan (bkz: patrick jane) gerçekten çok iyi yaratılmış bir karakter. (bkz: simon baker)'da gerçekten bu karakter için biçilmiş kaftan olmuş. beni diziye bağlayan şey ise bu kadar otokontrolü yüksek bir insan acaba intikamını nasıl alacak merakı olmuştu nitekim patrick herkesin içine su döktü.
dizi arayanlara, canı sıkılanlara, işsizlere tavsiyem bu diziyi izleyin 7 sezonu bir çırpıda bitireceksiniz.
148 bölümün her birini yavaş yavaş, tat alarak izlemeye çalıştım. bittiğinde dizi izlemeyi zirvede bırakmayı düşündüm. sırf patrick jane karakteri için izlenilmeli bu dizi. bir insan düşünün ki her alanda işin en iyisi olsun, her şeyi becerebilsin, her şeyi bilsin işte böyle bir adam patrick jane.
--spoiler--
dizide üzüldüğüm iki nokta vardı. birincisi red john kesinlikle tahmin edilecek en son kişi çıktı çünkü kendisini biz öldü zannediyorduk buraya kadar sıkıntı yok lakin "red john bu muydu yani?" dedirtti bize. hani nerde o partick jane'in düşüncelerini önceden tahmin edebilen red john, nerede patrick jane'in aklındaki geçmişe dair ufak bir anıyı öldürebilen red john. red john seçimi kesinlikle hüsrandır. ikinci nokta ise partick ile lisbon aşkı son sezona kadar bekletildi ve son sezonda da oturmadı. keşke 5.sezonda duygular yoğunlaşmışken olsaydı iş. patrick, red john'u öldürmeye giderken lisbon'ı arabadan indirip yol ortasında bıraktığı kısımda filizlenseydi bu aşk, çok yanlış zamanda filizlendi ve oturmadı.
--spoiler--
dizi arayışındaysanız düşünmeden başlayınız. the mentalist en iyisinin iyisidir.
bu sezon red john yakalandı. kim olduğunu öğrendik. açıkçası biraz hayal kırıklığı oldu kim olduğunu öğrenmek ama red john sayfası kapandı.
ama daha da önemlisi teresa bir başkası ile evlenip DC'ye taşınmaya karar verdi ve Patrick ilk defa gerçek duygularını açıkladı.
6. sezon finali on numara beş yıldızdı. uçak sahnesini sanırım 4-5 kez izledim. hepsinde de ağladım. pek güzeldi, çok güzeldi.
--spoiler--
red john o adam çıktı ya, bir soğudum. bir kötü oldum. hayalimde öyle karizmatikti ki, çıka çıka o adam çıktı amk. yaşlı başlı yarak kafalı bir şey. halbuki ilk gördüğümden beri red john olduğunu düşündüğüm kişi, fotoğrafçı çocuktu. geri kalan bölümlerini izleyesim gelmiyor. sinirlendim yazarken bile.
--spoiler--
bu zamana kadar onlarca dizi izlemişimdir, the mentalistten aldığım keyfi çoğundan alamadım. patrick jane'in ukalalıkları ve davayı çözme yeteneğine hala hayranım. keşke tekrar gelse dediğim dizi.