ancak bu devirde vatansevere hakettiği değer verilmemekte. bu bir gerçek. particiye kendi partisinden olanlar değer vermekte. cemaatler de hakeza.
zaten başımıza ne geldiyse ya cemaatler ya partiler yüzünden değil mi?!
bu vatansever adama akp partizanlarının bazıları ölmesine rağmen gerzekçe beyinsizce ithamlarda bulundular. çünkü o akpli değildi.
ha diğer partiler temiz mi? hayır. ölen sağ görüşten bir vatansever olsa solcu gezici kesimin bir kısmı da aynı embesilliği yapar adım gibi eminim.
kafasının içinde beton olan o kadar çok insancık var ki şu ülkede. şu darbe girişimi bile akıllandıramadı, ortak değerimizin siyasi görüşlerimiz değil vatan sevgimiz olduğunu hala bir sürü davar beyinliler idrak edemedi.
Allah rahmet eylesin o ayrı bir konu ama, siyasetimizi Tarık Akan'ı yüceltmek üzerine kurup da düzendeki asıl rezilliklerin üstüne gitmediğimiz sürece kendimize de sanatçılarımıza da daha çok hakaret ettirireceğiz.
Bunu yapanların Argümanlarının bir temeli olmalı artık. Popülist goygoyu yapıp sonra uysal hayatımıza geri dönüyoruz ya, en az bu çomarlar kadar suçluyuz.
kemal sunal ile sağlığında iyi dost olduğunu, ancak sonradan ciddi bir nedenden dolayı küs ayrıldıklarını açıklayarak ayrıca üzmüş olan üstad. cenazesi sokaklara kadar dolup taşmış, ayranları son vazifelerini güzel yapmıştır. hepsine helal olsun...
bir adam daha terk etti gitti bu dünya denen boktan yeri. onun elindeki imkanlara sahip olup da onun yapabildiklerini yapmak büyük yürek gerektiren bir şeydi. türk sinemasının en rezil döneminde, ülkenin en çalkantılı döneminde öyle filmler yaptı, öyle rollere girdi ki zaten kendisini oynadı. bize de o güzel filmleri miras bıraktı. sağolsun...
ünlü aktör. vefat eden ünlü aktör, vefat eden ünlü devrimci aktör, vefat eden ünlü, devrimci, yakışıklı aktör. vs.. vs... uzar gider. onun filmleri ile geçirdiğim bir gençlik yaşadım. her filminde yarattığı her karakterde yansıttığı umudu, ışığı mesajı gördüm. o filmlerde yoksulluğu da onunla yaşadım, şımarık zengin çocuğunu da... çok ünlü olduğu yıllarda bile bir dedikodusuna şahit olmadım. kimseye kötü söz söylediğini işitmedim. 80'li yıllarda ceza aldı. reklamını okumadım. bir sanatçı tarık akan vardı bir de insan olan tarık akan. hiç bir zaman bu kimlikleri birbirine karıştırmadı. 2 kere evlendiğini çocuklarının olduğunu bile ben vefatında öğrendim. tarık akan devrimciymiş, tarık akan solcuymuş, bazı akpiçlerin salyalarını akıta akıta salladığı küfürlerden her hangi biriymiş, emin olun çok umurumda değil. bu dünya'dan bir insan geçti. ışığı ile bizi aydınlatan, ölümü ile yüreğimizi yakan ancak bir o kadar da umut veren bir insan. onun elde ettiği sıfatların hiç bir değeri yok benim gözümde. yolun ışık olsun tarık akan. filmlerin eserlerin kitapların hep seni yaşatacak. görüşmek üzere bir gün bir yerlerde..
iktidar yalakası bir yobaz olmadığı için akçakalların günlerdir süren iftira ve karalamalarına karşın milyonların göz yaşları, alkışlar ve dualarla uğurladığı vatansever, devrimci, güzel insandır.
Sanatı, düşünceleri ve emeği sevgimizle hep yaşayacak.
kendisine uzun boyundan ötürü hep bir imrenme duygusu beslemişimdir. istanbul'da da hep karşılaşmak istemişimdir, kendisiyle, konuşmak veya tanışmak için değil; sadece ve sadece boyumu onunla kıyaslamak için. bakırköy sokaklarında gezmişliğimde vardır sırf bu yüzden, eminim benden uzundu ama karşılaşamadık bir türlü...
bir sabah telefonuma gelen bir bildirimle öğrendim öldüğünü,nedendir üzülemedim. çünkü; bana ve inancıma bulunduğu saldırılardan ötürü içimi burkmuştu. ama içim öldüğü için sızlamadı da değil... garip bir yakınlık hissederdim kendisine ama bu sevgiden çok benzerlikten kaynaklı bir sıcaklıktı...
şimdi bakıyorum da üzülüyor insan, o da istemiyordur eminim şu an; keşke bu ideolojiye sahip olmasaydım, keşke insanların kutsalına dil uzatmasaydım diye, ama kader be tarık emmi...
ölümü hatırlattı bana kendisi, şimdi arkasından törenler düzenleyenlere kalkıp söylemek istediği çok şey vardır ama artık çok geç, fakat benim inancımda rabbimizden ümit kesilmez, herkes yaptıklarına çekecek elbette...