Yoğunlaştığım herneyse içinden çıkamaz hale geliyorum çektikçe çekiyor bataklık gibi şayet kenara bırakıp başka bir yöne yönelebilirsem kurtulabiliyorum. Bu iyi tarafı.
Hayattaki en büyük dezavantajım uyku uyuyamıyorum bunun yüzünden hayattan zevk alamıyorum bok gibi hayat yaşatıyor hele hele sınav haftası asla çekilmez oluyor. Sanırım birkaç seneye kalmaz delirmeme sebep olur.
takıntı özellikle kendini aşkda gösterir. mesela ilk sevdiğiniz kızdan başka birini sevemeyecekmişsiniz gibi gelir ama çevreniz genişledikçe böyle olmadığını anlayabilirsiniz.
Bazen de sizi siz yapandır. Başarısızlıklarınız kadar başarılarınızın altında yatan neden de bu olabilir. Önemli olan husus takıntının kontrol altında tutularak doğru kanalize edilebilmesi, sonucu yarar sağlayacak hırs mekaniğine yönlendirilebilmesidir. Hiçbir his mutlak kötü ya da mutlak iyi değildir. Kişinin davranış disiplinine ve niyetine göre beslenen duyguların niteliği değişmektedir.
paradokstur; kafaya çok fazla taktığınız, kendinizi suçladığınız bir şey de, bu davranış zaten içinizde olsa " hassas noktanız " olmasa kendinizi suçlamazsınız. eğer o şeyi tasvip eden bir yapınız olsaydı zaten takmazdınız.
Hassas veya mükemmiliyetçi yapılı kimselerde gözükebilir. Kişi her iki özelliği de taşıyabilir.
Hassas noktalarımız korkuya dönüşür, " bilinçaltı da korkuları yansıtır " ( sigmund freud ) örneğin namuslu bir bankacı para çalmaktan korkuyorsa hak yemek hassas noktasıysa para çalmaktan korkma takıntısı oluşabilir. örnekler çoğaltılabilir. Çok dindar bir insanda Allah'a sövme korkusu oluşabilir. Aklımızdan geçenler korkularımızda olabilir.
(bkz: beden dismorfik bozukluğu)
iki olayı birleştirerek hafızamızı geliştiririz... Genel de yaşatılan olaylar da iki farklı hissin çatışması ile takıntı oluşabiliyor.
+ bilinçaltı korkuları yansıtır, din takıntısı korkulardan oluşur.
hassas noktalarımızdan takıntı oluştururuz bu da dindarlığımızı gösterir.
Nefs...
tip takıntısı ve envare çeşit rahatsızlıkları olan insanlar için anlatıyorum:
Çok uzun bir yazı olabilir...
insan ruh haline göre düşünür şimdi öncelikle burayı anlatmak istiyorum mutluyken, sinirliyken, üzgünken, karamsarken fark edeceğiniz her şey o ruh halinde olur... ÖRneğin karamsarken başarısız hissetmek, yapamayacağım gibi gelmesi...
bunların hepsi ruh halinden kaynaklanıyor...
Takıntı neden oluşur ? Nefs vesvesesi buna sen kuruntu diyebilirsin...
Öncelikle bunun şeytandan olduğunu düşmanın olduğunu benimsemelisin... Nefs nedir ?
"kibir,kin,hile,nefret,şehvet, şüphedir " Öncelikle tipinden şüphe mi duyuyorsun ? Şeytandan demeyi öğrenmelisin... Çirkin olduğunu düşündükçe ruh halin buna programlanacak ve aklına geldiğinde tekrar o ruh haline bürüneceksin...
Şeytandan olduğunu ya da şüphe olduğunu kabul etmen ilk adımdır...
insan beyini farklı olaylardan bağlantı kurar... Birisi sana çirkin mi dedi ? red mi edildin ? sen zaten çirkin olduğunu düşünüyorsun ya da bir anlam yüklüyorsun çirkinim diye mantığın da o oluyor...
bir şeyin iç yüzünü bilmemek aklımıza gelenlerin tespiti olabilir ancak... Öncelikle " Hayır " demeyi öğrenmelisin... ben kendimi güzel hissediyorum demen ikinci adım... Bunun üstüne düşünmen ise üçüncü adım...
Zaten düşündüklerimiz aklımıza gelir ve bu bize rehber olur... Güzel düşünün, sağlıcakla kalın...
bakış açınız hissettikleriniz olur örnek vereyim... Bir aile kavgası yeşilçam üzerinden onlar kavgaya odaklansaydı aile biterdi amma velakin aileyi nasıl ayakta tutarım diye baktıkları için hep duyguları ve planları bu yön de olurdu...
insan kelimelere ne anlam yüklerse size onu söylerler...
bu da siz de takıntı oluşturur.
ruh halinize göre olaylar arasında bağlantı kurarsınız bu da takıntı oluşturur...
örneğin üzgünken birisinin sizi mutlu ettiği an da, üzgünlük psikolojisinde mantık yürütersiniz..
onu da üzgün olarak hatırlarsınız bu örnekti pekiştirmek için.
Bir an önce destek almanız tavsiye edilir. kendi çabalarınızla yenmeniz oldukça zor oluyor. çocukluktan ergenlige geçiş ve gençlik yıllarında epey görülür. bir de okul için ailenizden ayrıldıysanız daha da vahimleşir. ihmal etmeyip bir uzmana görünün.
Detaycı ve mükemmeliyetçi insanların (mesela boğa kadınlarının) dertlerinden biri. Dönemsel de olabiliyor, kalıcı da. Sürekli aynı şarkıyı/sanatçıyı dinlemek dönemsel takıntıdır. Ama yapılan her işi didik didik inceleyip, tekrar tekrar düzeltmek maalesef kalıcıdır. Yorucu ve yıpratıcı oluyor.